YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de gazeteciler Kürşad Oğuz, Bengü Şap Babaeker ve İbrahim Kahveci’nin sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özel, YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından 18 günde 600 binden fazla yurttaşın partiye üye olduğunu belirterek, bu rakamın AK Parti’nin ilk yılında ulaştığı üye sayısının katbekat üzerinde olduğunu söyledi.
YENİ Parti’de üyelerin parti yönetiminin belirlenmesinde doğrudan etkili olacağını ifade eden Özel, Yargıtay’ın “mutlak butlan” konusunda vereceği kararın ardından CHP’ye dönüp dönmeyeceklerine ilişkin soruyu da yanıtladı.
“VARIP DA ORAYA DÖNECEK HALİM YOK”
Özel, Yargıtay’ın kararından umutlu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Yargıtay'ın kararından ümitliyim. Ne yüzden ümitliyim? Atatürk'ün kurduğu, hepimizin emeği olan o partinin seçilmemişler tarafından haksızca yönetiliyor. Varıp da oraya dönecek halim yok. Biz YENİ Parti'yle yeni yolumuza devam edeceğiz. Ama o partinin bir an önce bir kurultaya gitmesi ve öyle butlancı falan değil, seçilmiş birileri tarafından yönetiminin devralınması ve ondan sonra da kendi kararını kendisinin vermesi lazım. Ama bu darbenin ürününe Cumhuriyet Halk Partisi teslim edilemez."
“BUTLAN İŞİ BİR TRUVA OPERASYONUDUR”
Özel, CHP’de Parti Meclisi’ne ilişkin tedbir kararının kalkması halinde yeni bir kurultay sürecinin işletilmesi gerektiğini savundu.
Özel, şöyle konuştu:
"O yüzden de evet Parti Meclisi'nin tedbir kararı kalktığında, şimdiki butlanla gelen yöneticiler gittiğinde, orada birilerinin kongre kararını alması lazım. Biz milletvekili olarak geldik, arkadaşlarımız orada kaldı. Biz zaten hiç gizlemedik bunu tedbir kalkarsa kurultay yapabilmek için bırakıyoruz arkadaşlarımızı dedik, karar alabilsinler diye. İktidara yakın basın 'Truva Atı' yazdı. Ne Truva Atı? Truva Atı dışardan içeri girer. Olsa olsa istinaf mahkemesinin kararla içeri soktuğuna Truva Atı denir. Butlan işi bir Truva operasyonudur."
CHP İLE İTTİFAK OLUR MU?
CHP’de seçimle göreve gelen bir yönetim olması halinde ittifak yapılıp yapılmayacağı sorulan Özel, buna kapıyı kapatmadı.
Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Her şey olur. Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçimle gelen bir yönetimi olur... Cumhuriyet Halk Partisi'nde ya da bir başka partide seçimle gelen herkes baş tacıdır."
MUHARREM İNCE’NİN SÖZLERİNE YANIT
Özel’e, Muharrem İnce’nin "Kendim parti kurdum. Parti kurmak, turşu kurmaya benzemez, zor iştir. Helal parayla kuracaksan zor iştir" sözleri de soruldu.
Özel, İnce’nin açıklamalarını ilk duyduğunda alındığını ancak daha sonra kendisine mesaj gönderdiğini belirterek şunları söyledi:
"İlk duydum, alındım. Zaten parti kurmamızın eleştirilmesi çok normal. Muharrem Bey'in kendi açıklaması var, o bana 'Memleket'i kapatmayayım butlan gelirse oraya geçeriz' demişti. Butlan ihtimalinde bir partiye geçme Muharrem Bey'in de dile getirdiği bir şey.
İlk duyduğumda duruldum. Sonra okurken ya konuşurken konuşurken laf buraya gelmiş... Bir de şöyle bir şey var, Muharrem İnce birçok zorlu süreç yaşadı; parti içinde rakip oldu, Kemal Bey'le yarıştığında çok sert süreçler oldu. Parti kurduğunda işte 'Saray'ın adamı...' Ben Muharrem İnce'nin hiçbir sürecinde ona kötü konuşmamışımdır çünkü partinin evladıdır. Bu süreçte de kendisi partiden ayrılmıştı, partiye davet ettik.
Ben böyle şeylerde kişinin kendi beyanını çok esas alırım. Buraya gelmeden 20 dakika önce Parti Meclisi toplantısı sırasında cep telefonuma mesaj atmış, demiş ki 'Sayın Genel Başkanım, vurgum Memleket Parti- helal parayla Memleket Partisi'ni kurduğuma ve orada yaşadığım zorluklara ilişkin.' Hani o geçmişte de diyorlardı ya 'Beşli çete finanse ediyor Memleket Partisi'ni' falan geçmişte... 'Helal parayla kurduğumuzu ve Memleket Partisi maceramıza yönelik. Size yönelik bir şey yok' diye nazik bir mesaj atmış. E şimdi o böyle dedikten sonra ben Muharrem İnce şunu kastetti diyemem.
Önemli bir şey. Belli ki mikrofon uzatıldığında da bu açıklamayı yapacak. Bana da nazik bir dille... Onun dışında kendi tercihi yani, CHP'de kalmak kendi tercihi. Bunun dışında yani bizim iktidar hedefimiz var ve iktidarla mücadele etmek ve iktidar olmaya çalışmamız lazım. Zaten bir yandan yargı eliyle parti karıştırılmışken bir başka meşguliyet, bir başka tartışma falan hiç gerek yok yani. Ben önüme bakarım ve bir de böyle şey diye bakarım yani ben normalde. Eski dosttan düşman olmaz ve yani bazen eski dostlar düşmanlaşıyor ona göre bizim yapacak bir şeyimiz yok ama ben o mesajı da öyle açıkladıktan sonra geçer giderim."
ÇERÇEVE YASA AÇIKLAMASI: “İLKESEL OLARAK HAYIR DİYEMEZDİK”
Özel, “Terörsüz Türkiye” olarak nitelendirilen süreç ve TBMM Genel Kurulu’na sunulan “çerçeve yasa” hakkındaki görüşlerini de açıkladı.
Yasaya “evet” oyu vermesine yönelik eleştirilere yanıt veren Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Bir terör örgütü 'kendimi feshedeceğim' diyor, 'silah bırakacağım' diyor, hatta işte Suriye'de YPG de şimdi kendini lağvetti falan filan. Ve diyor ki; 'Biz terörü bırakıyoruz. Bundan sonra kurşun yok, silah yok. Bundan sonra şehit yok, kan yok, gözyaşı yok.' Şimdi buna 'Bu meseleler mecliste çözülsün' diyen bir parti mecliste karşı çıkamaz. Ben ilkesel olarak bütün sorumluluğu alarak ben 'Evet' dedim. Ancak YENİ Parti'nin, ben arkadaşlarla bugün de konuştum. Benim kendime ait bir siyasi bakış perspektifim var.
Bunu zaman zaman kapalı gruplarda konuşurduk. Bugün de samimi bir tartışma imkanı oldu, konuşma imkanı oldu. Şimdi mesela bir şey yapıyoruz. Ne yapıyoruz? YENİ Parti'nin üyeleri seçecek ilçe başkanını, il başkanını. Bu ne demek? Güçlü ilçe başkanı, güçlü il başkanı demek. Nasıl? Doğrudan üyeden meşruiyet alıyor. Yani belirlenmiş bir delegeden değil de üyeden alıyor. Ya da genel başkan atamamış da üyeden alıyor.
Bu güçlü ilçe başkanı demek. Ben hani siyasetin yerelde güçlü olması lazım deyince hep şeyden okunuyor; yerel yönetimlerin güçlü olması, belediyelerin güçlü... Yok, esas siyasi partilerin yerel örgütlerinin güçlü olması lazım. Güçlü ilçe başkanı, güçlü il başkanı, güçlü milletvekili ve katı grup disiplini yerine grup disiplininin olduğu ama grup kararlarının az olduğu insanların milletin vekiliyse bölgesinin beklentisini, itirazını, tereddüdünü ona göre hatta ve hatta örneğin doğrudan seçmene karşı sorumluluk duyan bir milletvekili. Bu çok önemli bir mesele.
Ben YENİ Parti'de bütün her şeyi yerelleri güçlendirerek, seçilmişleri güçlendirerek ve gücü doğrudan üyeden yani seçimden alarak ülkeye vaat ettiğimiz demokrasiyi bizzat evimizde kendimiz yaşayarak. Şimdi YENİ Parti'de öyle bir sürece geldik ki; 'Evet' desek önemli bir miktar insan bölgesel de şeyler gösteriyor. Bu şey değil; Karadeniz'in, Trakya'nın, Batı Anadolu'nun veya İç Anadolu'nun bazı hassasiyetlerini görmek durumundayız. Ama bunun yanında büyükşehirlerde Kürt seçmen ya da metropoldeki sosyal demokrat seçmenin partinin medyanından daha solda olan seçmenlerin yaklaşımlarını da görmemiz lazım. Ayrıca biz bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Yani Diyarbakır'da da oy istiyoruz, Batman'da, Mardin'de oy istiyoruz. Sadece 'Evet' ya da sadece 'Hayır' ve buna zorlamak hem milletvekillerini illerinde kendilerini izah etmekte zorlamak hem de partinin bu kadar saldırı altındayken yani 'Hayır' demeyi, demeye en çok hakkı olan partiyken sadece 'Evet' dememek ama sırf kendi meselesini öne koyup memleket meselesinin de dışında kendini tutmamak gibi, hani hukukta telifçi görüş.
Yani iki karşıt görüşten bir doğru görüş çıkarma veya ortak bir görüş çıkarma ya da işte bir hibrit çözüm olarak ben kendi başıma 90 milletvekilimin, 74 il başkanının, il başkanı olmayan yerlerde de 7 eski il yöneticisinin görüşlerini okudum. Pazarı pazartesiye bağlayan gece milletvekillerim 90 milletvekilimin yazılı görüşlerini getirdiler, mülakat yaptılar grup başkanvekillerimiz. Örgütten sorumlu arkadaşımız il başkanları konuştu, il başkanları tembihlendi ilçe başkanları toplantısından hiç değilse WhatsApp grubundan görüş alın. Önüme döktüm ve dedim ki mutlak bir 'Evet' ya da 'Hayır' yok. Partinin ilkesel tutumunu ben temsil edeceğim, gerisini serbest bırakacağız. Ve otomatikman öyle oldu. Biz kimin ne oy vereceğine karar vermedik. Ben ve partinin yöneticileri ki onların bile ilinde kendi ilinin milletvekili 'Hayır' diyorsa onu bile 'Evet'e zorlayarak değil 'Madem ilinin yönelimi ayrı sen de git hayır de.' Benim ilimdeki iki milletvekili 'Hayır' oyu verdi mesela."
Özel, çerçeve yasaya ilişkin alınan kararın anketlere olumsuz yansımadığını da ifade etti.
ÇERÇEVE YASA'YA VERİLEN DESTEK YENİ ANAYASA HABERCİSİ Mİ?
Özel’e, çerçeve yasanın TBMM Genel Kurulu’nda 488 “evet” oyuyla kabul edilmesinin yeni anayasa süreci açısından bir moral, motivasyon ya da prova olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği de soruldu.
Özel, çerçeve yasaya verilen desteğin yeni anayasa değişikliği için aynı çoğunluğun sağlanacağı anlamına gelmediğini belirterek şöyle konuştu:
"Şimdi orada şöyle yani çok tahrik edici şeyler söylemek istemem de hani böyle aç tavuk kendini de darı ambarında sanmasın. Neden? Bir kere öyle bir şeyde biz yokuz. Öyle bir şeyde çerçeve yasaya görmeden imza atsa da birlikte son seçimde seçildiğimiz milletvekili arkadaşlardan kaçı yani bu butlan için teslim olan bir grup var belki ona bilmiyoruz ne olur ama diğer arkadaşlar yani duygusal olarak CHP'de kalan, "ben partimden ayrılamam" deyip kalanların Erdoğan'a ön açıcı bir anayasa değişikliğine "Evet" diyeceği... DEM Parti'nin, DEM Parti milletvekillerinin, diğer işte irili ufaklı sol sosyalist parti milletvekillerinin... Yani şimdi bu başka bir şey. Bu "silahlar sussun mu"da milletvekillerinin tarih önünde bu konuya meclis olarak bir şans vermesi yani "silah bırakacağım" diyor bu durumda. "Bırakma mı?" diyeceksin. "Hadi bırak" dedik yani sonuçta. Devamında da demokratikleşme adımları atılacak onlar da çok önemli. Onların takipçisi olmak, o konuda zorlayıcı olmak önemli. Ama "e biz burada 460- hadi bu bize anayasayı değiştirir"... Böyle bir şey yok."
“İMAMOĞLU’NDAN KORKTUKLARI İÇİN KİTABINI ENGELLEDİLER”
Özel, çerçeve yasadaki demokratikleşme maddelerine rağmen İBB davasında Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının engellendiğini ve savunmasının yer aldığı “Millet Şahidimdir” kitabının henüz basılmadan toplatıldığını belirterek iktidara tepki gösterdi.
Sürecin sonunda İmamoğlu’nun beraat edeceğini savunan Özel, kitabın engellenmesinin de İmamoğlu’na yönelik siyasi tutumun bir parçası olduğunu ifade etti.
Özel ayrıca Aziz İhsan Aktaş davası üzerinden yargı sistemine yönelik eleştirilerini dile getirerek, savcılık ile suç örgütü lideri olarak sunulan kişiler arasında kanuna aykırı mutabakatlar yapıldığını ileri sürdü.
AİHM TARTIŞMASI: “UÇUM’UN BAKIŞ AÇISI SORUNLU”
Osman Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararının ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ile AKP’li Tuğrul Türkeş arasında yaşanan tartışmaya da değinen Özel, AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini söyledi.
Özel, "Uçum'un bakış açısı sorunlu bir bakış açısı." dedi.
Türkiye’nin tek bir karar üzerinden AİHM sisteminden koparılamayacağını savunan Özel, Mehmet Uçum’a şu sözlerle tepki gösterdi:
"Haftada bir köşe yazısı yazarak kimseye had bildiremezsin, ülkeyi dünyadan koparamazsın."
MELİH GÖKÇEK SORUŞTURMASI: “-MIŞ GİBİ YAPILAN BİR DURUM VAR”
Özel, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in mal varlığına yönelik başlatılan soruşturmayı da değerlendirdi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Gökçek hakkındaki şikayetlerine ilişkin bugüne kadar adım atılmadığını söyleyen Özel, "Şimdi -mış gibi yapılan bir durum var." dedi.
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Asıl Melih Gökçek'i alıp sorgulamaları gerekirken... Bu iş öyle ya da böyle bir bağımsız yargının eline düşer o zamana kadar bu süreç ortaoyunu mudur kabere midir bilemem."
Özel ayrıca, "AKP en sorunlu parçayı çıkarıp ben arındım diyecekse evet en sorunlu parçadır ama Gökçek alındıktan sonra neler anlatır, iş nerelere varır o da ayrı mevzu." ifadelerini kullandı.
“TARİKATLARA YAPILAN OPERASYONLAR TAKTİKSEL”
Son dönemde Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş ve Kuytulculara yönelik operasyonlara da değinen Özel, iktidarın kendisine muhalif olan dini yapıları dönüştürmeyi amaçladığını savundu.
Özel, "Operasyonlarda ilkesel değil de taktiksel bir durum var." dedi.
BAHÇELİ’NİN SİYASİ PARTİLER KANUNU ÖNERİSİNE YANIT
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Siyasi Partiler Kanunu’na yönelik değişiklik önerilerini de değerlendiren Özel, Bahçeli’nin açıklamalarından önümüzdeki bir yıl içerisinde seçim öngörmediği sonucunu çıkardığını söyledi.
Özel, "Bahçeli'nin açıklamasında benim gördüğüm; bir anayasa değişikliği olmaksızın kanun değişiklikleriyle bir seçim düzenlemesi." ifadelerini kullandı.
“BELEDİYE BAŞKANLARINA GEL DEMEK OPERASYON RİSKİ YARATIR”
Özel, CHP’deki “mutlak butlan” yönetiminin Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın partide kalacağı yönündeki açıklamalarını da değerlendirdi.
Hiçbir belediye başkanını YENİ Parti’ye davet etmediğini yineleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Belediye başkanlarını partiye davet etmek onları operasyona açık hale getirebilir."
Özel, CHP’de kalan belediye başkanlarının içinde bulunduğu durumun farkında olduklarını da ifade etti.
“BELEDİYE BAŞKANLARI PARTİ DEĞİŞTİRİNCE MİLLET DE GÖRÜŞÜNÜ DEĞİŞTİRMİŞ OLMUYOR”
Son dönemde belediye başkanları ve milletvekillerinin AKP’ye geçmesinin iktidarı güçlendirirken muhalefeti küçülttüğü yönündeki değerlendirmelere katılmadığını belirten Özel, asıl karar vericinin seçmen olduğunu söyledi.
Özel, "Belediye başkanları parti değiştirince millet de görüşünü değiştirmiş olmuyor." dedi.
Halkın haksızlığa uğradığını düşündüğü kişilere sahip çıktığını savunan Özel, "İmamoğlu hapisten çıksın, ilk belediye seçimlerini 2 buçuk milyon oy farkıyla kazanır." ifadelerini kullandı.
“İNSANLARIN HAKKINI YEDİLER, İNSAN İÇİNE ÇIKAMAYACAK DURUMA GELDİLER”
Muhalefetten seçildikten sonra AKP’ye geçen isimlere tepki gösteren Özel, şöyle konuştu:
"Muhalefetten seçilip AK Parti'ye geçene ben de kızıyorum. Böyle şeyler olmaması için ilkeli ittifaklar kurulması lazım. CHP'nin geçmiş dönemlerde yaptığı ittifak modeli benim kongre sürecinde de çok eleştirdiğim kötü sonuçlar doğuran bir model oldu. Allah hepsinin taksiratını affetsin. Kul hakkı yediler. Yanlış işler yaptılar. Ne söyleyeyim? Yaptığı paylaşımın altını yoruma kapatıyorlar. Allah hiçbir siyasetçiyi onların durumuna düşürmesin. İnsanların hakkını yediler, insan içine çıkamayacak duruma geldiler. Kimi tehdide teslim oldu. Tuzla'daki mesele; daha neler çıkacak o işin altından."
“YEREL SEÇİMLERDE İTTİFAK İÇİN İYİ PARTİ’YE GİTTİK”
Yerel seçimler öncesinde İYİ Parti ile ittifak görüşmeleri yaptıklarını da açıklayan Özel, dönemin İYİ Parti Genel Başkanı’na sundukları öneriyi anlattı.
Özel şöyle konuştu:
"Dönemin İYİ Parti Genel Başkanı'na, 'Ülke genelinde anket yaptıralım, kim öndeyse belediye başkan adayı o partiden olsun; meclis üyesi adaylarını da diğer partinin oy oranına göre adil bir şekilde dağıtalım' önerisinde bulunduk. Kabul edilmedi, seçimlere tek başımıza girdik."
