Sonbahar mevsiminin ortasında termometrelerin aniden yükselmesi ve güneyli rüzgarların etkisiyle mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcaklıklar, kamuoyunda "pastırma sıcakları" tartışmasını başlattı. Pek çok yayın organında yer alan "Pastırma yazı başladı" iddialarına meteorolojinin tecrübeli isimlerinden net bir yanıt geldi.
Meteoroloji İzmir eski Bölge Müdürü Murat Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede hem halk arasında yanlış bilinen meteorolojik tanımlara açıklık getirdi hem de sıcak hava dalgasının hemen ardından kapıyı çalacak tehlikeli hava sistemine karşı uyardı.
"BU PASTIRMA YAZI DEĞİL, BU SENE PASTIRMA YAZI DURUMU YOK!"
Medyada yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Murat Şahin, mevcut tablonun tipik bir fırtına öncesi güneyli hava akışı olduğuna işaret etti. Şahin, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
"Pastırma yazı bu değil ve bu sene pastırma yazı durumu yok. Yarın akşam İzlanda kökenli Alçak Basınç Sistemleri ülkemizin batısına hareket ediyor. Sistem öncesi sıcak hava iki gün var; sonrası ise bol yağmur, fırtına, sel ve taşkın olayları... Doğru bilgi daima yararlı olur."
BİLİMSEL OLARAK GERÇEK "PASTIRMA YAZI" NEDİR?
Kamuoyundaki kavram kargaşasına dikkat çeken Şahin, pastırma yazının meteorolojik ve klimatolojik şartlarını tek tek sıraladı. İki günlük lodos esintisi ve geçici sıcaklık artışlarının pastırma yazı sayılamayacağını ifade eden uzman isim, sistemin mekanizmasını şöyle açıkladı:
Azor Yüksek Basıncı Şartı: Pastırma yazı, halk meteorolojisinde özellikle Atlas Okyanusu kökenli Azor Yüksek Basınç (YB) merkezinin etki alanını genişleterek Türkiye üzerine uzanmasıyla meydana gelir.
En Az 10 Gün Sürmeli: Bu meteorolojik durumun pastırma yazı olarak adlandırılabilmesi için yağışsız, güneşli, gündüzleri ılık/sıcak, geceleri ise ayaz ve serin geçen antisiklonik kararlı hava tablosunun kesintisiz biçimde en az 10 gün devam etmesi gerekir.
Güneyli Akış Yanıltmasın: Alçak basınç öncesinde güneyden taşınan 1-2 günlük ılık ve rüzgarlı hava koridoru, pastırma yazı değil yalnızca fırtına habercisi geçici bir sıcaklık sıçramasıdır.
2 GÜNLÜK SICAKLIĞIN ARDINDAN NE GELİYOR?
Meteorolojik modellemelere ve hava tahmin analizlerine göre, sıcak havaya aldanıp plan yapan vatandaşları önümüzdeki günlerde sert bir atmosferik değişim bekliyor.
Kuzeybatıdan yaklaşan İzlanda kökenli derin alçak basınç merkezi, beraberinde getireceği soğuk cephe geçişiyle birlikte sıcaklıkları aniden düşürecek. Sistemin Türkiye'nin batı kesimlerine ulaşmasıyla birlikte şu hava hadiselerinin görülmesi öngörülüyor:
Şiddetli Lodos ve Fırtına: Cephe geçişi öncesinde kıyı Ege ve Marmara'da kuvvetli lodos ve kısa süreli fırtına etkili olacak.
Gökgürültülü Sağanak Yağışlar: Sistemin batı kıyılarından yurda girmesiyle birlikte metrekareye kısa sürede yüksek miktarda yağış düşecek.
Sel ve Su Baskını Riski: Kıyı Ege (İzmir, Muğla, Aydın), Çanakkale ve Balıkesir çevreleri ile Marmara'nın güneyinde ani taşkın ve dere yataklarının taşma riski artacak.
Deniz Ulaşımında Aksamalar: Ege ve Marmara denizlerinde fırtına nedeniyle vapur ve feribot seferlerinde aksamalar yaşanabilecek.
"MARMARA, EGE VE BATI AKDENİZ GELECEK HAFTA İÇİN HAZIRLIK YAPMALI!"
Uyarılarının dozunu artıran Murat Şahin, yaklaşan tehlikenin boyutuna dikkat çekerek özellikle üç bölge için acil eylem çağrısında bulundu. Yağışların yerel değil, sürekli ve etkili olacağını belirten Şahin, yerel yönetimlerin ve vatandaşların gelecek hafta başlamadan önce alması gereken tedbirleri sıraladı:
"Marmara, Ege ve Batı Akdeniz özellikle sel ve taşkın tehlikesi oluşturacak düzeyde etkili ve sürekli yağışlar için gelecek hafta hazırlık yapmalı. Dere ve kanal içleri temizlenmeli, tahliye mazgalları açılmalı, suyun önüne engel teşkil edecek moloz vb. alanlar kaldırılmalı... Tedbir şart!"
BELEDİYELERE VE VATANDAŞLARA "ALTYAPI VE BACA" UYARISI
Meteoroloji uzmanları, mevsim geçişlerinde görülen bu tip ani basınç değişimlerinin oluşturduğu sağanakların kentsel altyapılarda hızla afete dönüşebileceği uyarısını yineliyor.
Özellikle sahil bandındaki il ve ilçe belediyelerinin yağmur suyu tahliye hatlarını, menfezleri ve mazgalları teyakkuza geçirerek kontrol etmesi; vatandaşların ise bodrum katlarındaki su basma risklerine, çatı uçmalarına ve lodostan kaynaklanabilecek baca gazı zehirlenmelerine karşı azami dikkat göstermesi gerektiği vurgulanıyor.
