Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), kamuoyunda "fon vurgunu soruşturması" olarak bilinen gelişmelerle ilgili gerçekleştirdikleri yayınlar gerekçesiyle SZC TV ve Koza TV’ye üst sınırdan yüzde 3 idari para cezası müeyyidesi uyguladı. Kurul, söz konusu yayınlarda tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiğini ve doğruluğundan emin olunmayan iddiaların ekrana taşındığını belirtti.
SZC TV’YE VERİLEN CEZANIN GEREKÇELERİ
RTÜK tarafından SZC TV’ye verilen ceza kararı, kanaldaki iki ayrı programda yer alan ifadeler ve içerikler üzerinden şekillendi:
“Gazeteciler Masası” Programı: Programda gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel’in Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a yönelik iddia niteliğindeki açıklamaları incelemeye alındı.
“Bir Saat” Programı: 20 milyar TL ile yurt dışına kaçtığı öne sürülen Osman Nacar’ın Bodrum’da düzenlenen bir konserdeki siyasetçiler ve bürokratlarla yer alan görüntülerinin değerlendirildiği yayında kullanılan "girift ilişkiler" ifadesi ceza gerekçeleri arasında yer aldı.
RTÜK, söz konusu içeriklerin "tarafsızlık" ilkesi ile "haberlerin doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamayacağı" kuralını ihlal ettiği sonucuna vararak kanala üst sınırdan yüzde 3 idari para cezası verdi.
KOZA TV’DEKİ YAYINLAR VE YAPTIRIM KARARI
Koza TV hakkında alınan yüzde 3’lük üst sınır idari para cezası kararında ise kanalın iki farklı programındaki değerlendirmeler esas alındı:
“Gün İzi” Programı: Program sunucusu Evren Özalkuş’un fon soruşturmasına dair sarf ettiği “Bitmiyor, ne isimler, ne isimler henüz bizim bilmediklerimiz. Arasında kim bilir kimler kimler var…” şeklindeki ifadeleri.
“Günün Sonunda” Programı: Gazeteci Fırat Fıstık’ın yayın esnasında kullandığı “…iktidarın bütün isimleri içinde…” ifadesi.
Kurul, Koza TV’deki bu değerlendirmelerin de benzer şekilde tarafsızlık ve doğruluğu teyit edilmemiş haber yayınlama ilkelerini çiğnediğini kararlaştırdı.
RTÜK ÜYESİ TUNCAY KESER’DEN KARARA KARŞI OY
Alınan yaptırım kararlarına karşı oy kullandığını açıklayan RTÜK Üyesi Tuncay Keser, karara ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kaydetti:
"Gazetecilerin ülke gündeminde önemli bir yer tutan fon yolsuzluğu soruşturması ile ilgili sorgulamalar yapması ve iddiaları gündeme taşımasının cezalandırılmasının, halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğünü zedeleyeceği görüşüyle yaptırım kararlarına karşı oy kullandım."
