İstanbul merkezli 14 ilde yürütülen uluslararası yasa dışı üreme hücresi ticareti ve taşıyıcı annelik soruşturmasında yeni detaylar ortaya çıktı.
Soruşturmanın, organizasyon lideri olduğu değerlendirilen Hacer T.'nin durumundan şüphelenen eşinin CİMER'e yaptığı başvuru üzerine başlatıldığı öğrenildi. Ekiplerin incelemelerinde 41 donör kadının toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirdiği tespit edildi.
DONÖRLÜKTEN ORGANİZASYON LİDERLİĞİNE
Emniyet birimlerinin tespitlerine göre, örgüt lideri olduğu öne sürülen Hacer T., sürece ilk olarak donör olarak katıldı. Zamanla sistemi öğrenerek yeni kadınlar temin etmeye ve komisyon almaya başlayan şüphelinin, ilaç temin eden Muharrem Ş. ile iş birliği yaparak yapıyı genişlettiği kaydedildi.
Soruşturma kapsamında organizasyonun, donör kadınların kan grubu, göz, saç ve ten renklerinin yer aldığı kataloglar hazırlayarak talepte bulunan kişilere sunduğu belirlendi.
OPERASYON VE İŞLEYİŞ MEKANİZMASI
NTV'nin haberine göre, 80 euro karşılığında yumurta vermeyi kabul eden kadınların öncelikle İstanbul'da sağlık kontrolünden geçirildiği, ardından KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'daki kliniklere gönderilerek işlemlerinin tamamlandığı bildirildi. Süreç sonucunda toplanan hücrelerin tüp bebek merkezlerine aktarıldığı ve yaklaşık 2 milyon euroluk bir para trafiğinin yönetildiği saptandı.
Son olarak KKTC'den dönen 2 kadının İstanbul'daki havalimanında gözaltına alınmasıyla toplam gözaltı sayısı 44'e ulaştı. Aralarında örgüt yöneticileri, donör kadınlar, 2 kadın hastalıkları uzmanı doktor ve 4 seyahat organizatörünün yer aldığı 53 şüpheli hakkında adli işlem yürütülüyor.
TIP VE HUKUK DİSİPLİNLERİNDE "ANNELİK" AYRIMI
Soruşturmayla birlikte gündeme gelen "annelik sıfatı" konusunda tıp ve hukuk uzmanları farklı değerlendirmelerde bulundu:
Tıbbi Yaklaşım: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şule Yıldız, genetik eşleşme açısından yumurtanın sahibi olan kadının biyolojik ve genetik anne statüsünde olduğunu ifade etti.
Hukuki Yaklaşım: Aile Hukuku Uzmanı Avukat Güzide Şeniz Özsoy ise Türk Medeni Kanunu'na göre çocuğun hukuki annesinin doğuran kadın olduğunu belirtti. Özsoy, DNA testiyle genetik bağın kanıtlanmasının tek başına hukuki annelik hakkı doğurmadığını, Türkiye'de taşıyıcı annelik ve yumurta bağışının yasal olarak yasaklandığını hatırlattı.
Adli soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.
