Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde bulunan yaklaşık beş asırlık Sin Camii'nin bakım ve onarım sorunlarını gündeme taşıdı. Suriçi'ndeki Ziya Gökalp Mahallesi'nde bulunan tarihi caminin önünde açıklama yapan Tanrıkulu, çevre esnafından gelen şikâyetler üzerine yapıyı yerinde incelediğini söyledi.
1518-1540 yılları arasında inşa edildiği tahmin edilen caminin ibadete açık olduğunu belirten Tanrıkulu, buna karşın abdest alma alanları ve diğer müştemilatın uzun süredir kullanılamadığını ifade etti.
"BİR YILDIR KAPALI, HERHANGİ BİR ÇALIŞMA YAPILMAMIŞ"
Tarihi caminin önünden video paylaşan Tanrıkulu, özellikle çevre esnafının kullandığı alanların kapalı tutulmasına tepki gösterdi.
Tanrıkulu, açıklamasında şunları söyledi:
“Diyarbakır Suriçi'nde, Ziya Gökalp Mahallesi'nde bulunan Sin Camii'nin önündeyim. 1518-1540 yılları arasında yapılmış bu tarihi camiyle ilgili, buradaki esnafımızın şikâyetleri üzerine bu videoyu paylaşma gereği duydum.”
Caminin ibadete açık olduğunu ancak bazı bölümlerin kullanılamadığını belirten Tanrıkulu, şöyle devam etti:
“Geçen yıldan bu yana caminin çevresindeki esnafın kullanımına açık olan, özellikle abdest almak için kullanılan lavabolar ve diğer müştemilat kapalı durumda. Ben de yerinde inceledim. Aradan yaklaşık bir yıl geçmiş olmasına rağmen herhangi bir çalışma yapılmamış.”
"ÖZEL MÜLKİYET GEREKÇESİYLE SAHİPLERİNE BIRAKILAMAZ"
Sin Camii'nin özel mülkiyette bulunduğunu hatırlatan Tanrıkulu, tarihi ve kültürel değeri nedeniyle yapının korunmasının yalnızca mülk sahiplerinin sorumluluğuna bırakılamayacağını savundu.
Camiyle ilgili Kültür Varlıklarını Koruma birimlerinin yazısı bulunduğunu belirten Tanrıkulu, kamu kurumlarının bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
Tanrıkulu, “Burası, yalnızca özel mülkiyete ait olduğu gerekçesiyle maliklerinin yapacağı çalışmalara bırakılabilecek bir yer değil” dedi.
500 YILLIK CAMİ DAHA ÖNCE SATIŞ İLANIYLA GÜNDEME GELMİŞTİ
Sinoğlu Camii veya İbn-i Sin Camii olarak da bilinen tarihi yapı, 2024 yılında satışa çıkarılmasıyla gündeme gelmişti.
Melik Ahmet Caddesi üzerinde bulunan ve alt katında dükkânların da yer aldığı cami, mülk sahipleri tarafından 110 milyon lira bedelle satışa sunulmuştu.
Yapının 16. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği tahmin ediliyor. Tarihi kaynaklarda, caminin bir dönem sıbyan mektebi olarak kullanıldığı da belirtiliyor.
Diyarbakır'ın önemli mimari ve kültürel varlıklarından olan yapının özel mülkiyette bulunması, korunması ve geleceğiyle ilgili tartışmaları beraberinde getirmişti.
VALİLİĞE VE KÜLTÜR BAKANLIĞINA ÇAĞRI
Sezgin Tanrıkulu, tarihi caminin çevresindeki sorunların çözülmesi için Diyarbakır Valiliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığının birlikte hareket etmesini istedi.
Çalışmaların yalnızca camiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Tanrıkulu, çevredeki Atıklar Sokağı'nın da düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Tanrıkulu, şu ifadeleri kullandı:
“Valiliğin ve Kültür ve Turizm Bakanlığının eş zamanlı olarak hem Atıklar Sokağı'nda hem de tarihi mirasımız olan bu camide gerekli çalışmaları yapması gerekiyor.”
"BÜTÇE VAR, TARİHİ MİRASI KORUMAK İÇİN KULLANILMALI"
Tarihi yapının bakım ve onarımı için gerekli kaynağın bulunduğunu savunan Tanrıkulu, bütçenin hem kültürel mirasın korunması hem de bölgedeki esnaf ve vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanılmasını istedi.
Tanrıkulu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bunun için gerekli bütçe de var. Bu bütçenin tarihi mirasımızı korumak, esnafımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve buraya gelen yurttaşlarımızın bu olanaklardan yararlanmasını sağlamak için kullanılması gerekiyor.”
Tanrıkulu'nun çağrısıyla birlikte, ibadete açık olmasına rağmen müştemilatı yaklaşık bir yıldır kapalı olduğu belirtilen tarihi Sin Camii'nin bakım ve onarım ihtiyacı bir kez daha gündeme taşındı.
