Doğu Anadolu’nun Yukarı Fırat Bölümü’nde, Munzur ve Keşiş dağları arasında bulunan verimli ovada konumlanan Erzincan, zengin tarihi ve eşsiz kültürel mirasıyla her sene binlerce yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapıyor. Hitit, Urartu, Selçuklu ev Osmanlı gibi medeniyetlere ev sahipliği yapan kent, tarihi İpek Yolu üzerindeki stratejik konumu ve doğa sporlarına elverişli coğrafyasıyla dikkat çekiyor.

HEM DOĞANIN HEM DE EKSTREM SPORLARIN MERKEZİ
Kent, doğaseverler ve macera tutkunları için de eşsiz rotalar oluşturuyor:
- Ekşisu Sazlığı ve Mesire Alanı: Yaklaşık 200 kuş türüne ev sahipliği yapan bölge, doğal maden suyu kaynakları ve yamaç paraşütüne imkan tanıyan hava akımlarıyla dikkat çekiyor.
- Girlevik Şelalesi: Üç kademeli kaya yapısıyla yazın serinleten bir mola noktası sunarken, kışın donan sularıyla buz tırmanışı sporcularını ağırlıyor.
- Karanlık Kanyon: 600 metreyi bulan dik kaya duvarlarıyla dünyanın sayılı kanyonları arasında yer alarak safari ve ekstrem sporlara ev sahipliği yapıyor.
- Kemaliye Taş Yol: 1870'te yapımına başlanıp 132 yılda tamamlanan 8 kilometrelik güzergah, 38 tüneli ve sarp yapısıyla fotoğraf tutkunlarının gözdesi konumunda.

ZENGİN MUTFAĞIYLA DA ÖN PLANA ÇIKIYOR
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan Kemaliye’nin geleneksel ahşap ve taş evleriyle, Urartu dönemine ışık tutan Altıntepe Ören Yeri kentin tarihi derinliğini ortaya koyuyor.
Tüm bunların yanı sıra kent zengin mutfağıyla da damak çatlatıyor. Tescilli Erzincan tulum peyniri, Erzincan döneri, kete, dut ve cevizle yapılan Lök tatlısı, gasefe, babikko ve ince kabuklu Cimin üzümü lezzet severlerin vazgeçilmezi oluyor.
