Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kamuoyuyla paylaştığı 2026 yılı ikinci çeyrek Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarıyla Türkiye'nin nüfus piramidi yapısının hızla tersine döndüğünü ortaya koydu.
Geçmiş dönemlerdeki kalabalık kuşakların oluşturduğu 'paraşüt etkisi' sayesinde toplam nüfus artmaya devam ederken, çocuk nüfusu hızla küçülüyor ve yaşlı nüfus tarihi bir ivmeyle büyüyor.
Nüfus büyüklüğüyle eş zamanlı olarak yaş yapısında da köklü bir dönüşüm yaşanırken, çocukların toplam içindeki oranı gerilemeyi sürdürdü, yaşlı nüfus ise neredeyse rekora ulaşarak yüzde 11 sınırını geçti.
Ortanca yaşın 34,9 olarak kaydedildiği ülkemizde nüfus piramidinin tabanı daralırken üst kısımları genişledi.
Türkiye'nin nüfus yapısındaki değişimi:
| Demografik gösterge | Geçmiş dönem (Yaklaşık 2007-2010) | Güncel veri (2025/2026 ADNKS) |
| Toplam nüfus | 70,5 milyon | 86,1 milyon |
| Çocuk nüfus oranı (0-14 yaş) | %26,40 | %20,40 |
| Çalışma çağı nüfusu (15-64 yaş) | %66,50 | %68,50 |
| Yaşlı nüfus oranı (65+ yaş) | %7,10 | %11,10 |
| Türkiye genel ortanca yaşı | 28,3 | 34,9 |
| Erkek ortanca yaşı | 27,7 | 34,2 |
| Kadın ortanca yaşı | 28,8 | 35,7 |
| İl/ilçe merkezleri nüfus oranı | %70,50 | %93,60 |
| Belde/köy nüfus oranı | %29,50 | %6,40 |
| En yüksek ortanca yaşlı il | Sinop (38,0) | Sinop (44,0) |
| En düşük ortanca yaşlı il | Şanlıurfa (18,5) | Şanlıurfa (21,8) |
| Yaşlı bağımlılık oranı | %10,40 | %16,20 |
Ömrümüz uzuyor zannediyorduk ama gerçek başka çıktı: DSÖ acı gerçeği duyurdu
BİRİNCİ SINIFLAR 1970'LERİN SEVİYESİNE GERİLEDİ
Ülke genelinde doğum sayılarında kaydedilen sert düşüş, ilkokul birinci sınıflardaki öğrenci mevcudunu 1970'li yılların düzeyine kadar aşağı çekti.
Uzun yıllar boyunca Avrupa ülkelerinin aksine genç nüfus yoğunluğuyla övünen Türkiye, bu demografik yapıyı hem ekonomik hem de sosyal bir avantaj olarak kullandı.
Genişleyen çalışma çağındaki nüfusla birlikte yükselen iş gücü potansiyeli ülke için itici güç olurken, özellikle genç tüketici kitlesi de ekonomik büyüme hikayesinde kendine önemli bir yer edindi.
Ancak gelinen noktada uzmanlar, "Doğumlardaki sert düşüş karşısında eğitimden sağlığa kadar bütün politikaların yeniden planlanması gerekiyor" çağrısında bulunuyor.
DOĞURGANLIK HIZI KRİTİK YENİLENME EŞİĞİNİN ALTINA İNDİ
Yaşanan ekonomik sorunlar genç nüfusu tüketerek büyümeye doğru iterken, son yıllarda beliren nüfus sorunu da kendini gittikçe daha fazla hissettirmeye başladı.
Doğum hızındaki gerileme ve yaşam süresinin uzaması, deyim yerindeyse nüfus yaş kompozisyonunu baştan aşağı değiştirdi.
ADNKS verileri bu görünümü desteklerken, ortaya çıkan rakamlar tablonun geçici bir eğilim olmadığını da kanıtladı.
TÜİK'in dün açıkladığı 2026 ikinci çeyrek verilerine göre, 2000'li yılların başında yüzde 30'a yakın olan 0-14 yaş grubundaki çocuk nüfusunun toplam nüfus içindeki payı yüzde 20,4 seviyesine geriledi.
Doğurganlık hızı da nüfusun kendini yenilemesi için kabul edilen 2,1 seviyesinin altına inerken, bu düşüşün uzun vadede ekonomik anlamda birçok alanda kendini göstermesi bekleniyor.
Geçen yıl 371 bin kişi göç veren İstanbul'un göç alma sayısı bakın kaç oldu...
YAŞLI NÜFUS ORANI YÜZDE 11,1 İLE REKORA KOŞUYOR
Açıklanan verilerdeki en dikkat çeken göstergelerin başında 65 yaş ve üzerindeki vatandaşların toplam nüfus içerisindeki ağırlığı geliyor.
Çocukların toplam nüfus içindeki payı azalırken, yaşlı nüfusun oranı yüzde 11,1 seviyesine yükselerek neredeyse tarihi zirveye ulaştı.
Ortaya çıkan bu tabloyla birlikte Türkiye, 'yaşlı nüfuslu ülkeler' grubuna geçiş yaptı.
Yaşlı nüfusun toplam nüfus sistemi içindeki ağırlığının artması, sağlıktan emeklilik politikasına kadar pek çok alanda ilerleyen dönemde ekonomik baskının yükseleceğini de gözler önüne serdi.
Çalışma çağındaki nüfusun hâlâ yüksek seyretmesi ülke için önemli bir avantaj oluştursa da mevcut veriler bu durumun kalıcı olmadığını gösteriyor.
ORTANCA YAŞ 26 YILDA 10,1 YAŞ BİRDEN YÜKSELDİ
Türkiye genelinde ortanca yaş 2026 yılının ikinci çeyreğinde 34,9 seviyesine çıktı.
Güncel verilerde kadınlarda ortanca yaş 35,7 olarak ölçülürken, erkeklerde ise 34,2 olarak kayıtlara geçti.
Ortanca yaştaki bu belirgin yükseliş, Türkiye'nin demografik yapısının geçmişe kıyasla önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu.
Yine TÜİK istatistiklerine göre 2000 yılında Türkiye'de 24,8 olan ortanca yaş, 26 yıl önce erkeklerde 24,4 ve kadınlarda 25,3 olarak hesaplandı.
Böylece geçen 26 yıllık süreçte ortanca yaş tam 10,1 yaş birden arttı.
Öte yandan resmi verilere göre, erkek ve kadın nüfusu hemen hemen 59 yaşına kadar aynı seviyede ilerliyor.
81 ilin doğum haritası: Yaz aylarında bebek bereketi yaşanıyor
60 YAŞ İTİBARIYLA KADIN NÜFUSU ERKEKLERİ GEÇİYOR
Demografik dağılımda kadın ve erkek sayıları arasındaki asıl ayrışma 60 yaş itibarıyla başlıyor ve bu eşikten itibaren kadın nüfusu erkek nüfusunu geride bırakıyor.
2026 yılının ikinci çeyreğinde 65-69 yaş aralığındaki erkek nüfusu 1,6 milyon seviyesinde gerçekleşirken, kadınlarda bu ortalama 1,7 milyon kişinin üzerine çıkıyor.
İlerleyen yaş dilimlerinde fark daha da açılarak 75-79 yaş seviyesinde erkek nüfusu 1 milyonun altına düşüp 755 bin kişi düzeyinde kalırken, kadın nüfusu 1 milyon kişinin üzerinde seyrediyor.
90 yaş ve üzerinde ise 77 bin kişilik erkek nüfusuna karşılık kadın nüfusu 180 bine yakın bir seviyeyi görüyor.
GENÇ İŞ GÜCÜ KULLANAN SEKTÖRLERDE ARZ TEHLİKESİ
Çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfus içindeki payı da istatistiklerde öne çıkan veriler arasında yer alıyor.
Üretken kesimi oluşturan 15-64 yaş grubunun toplam nüfus içerisindeki oranı yüzde 68,5 ile hemen hemen 59,1 milyon kişiye karşılık geliyor.
2000 yılında 67,8 milyon olan toplam ülke nüfusu içinde çalışma çağındaki kişi sayısı 43,7 milyon düzeyinde bulunuyordu.
Güncel tabloda yaşlı bağımlılık oranı gittikçe yükselirken, çalışma çağındaki her 100 kişiye düşen 65 yaş üzerindeki kişi sayısı yüzde 16,2'ye ulaştı.
Ekonomi çevrelerinde ise, "Genç nüfusun azalması, özellikle genç iş gücünün yoğun olarak kullanıldığı sektörlerde uzun vadede arz sorunlarını gündeme getirebilecek" değerlendirmesi tartışılıyor.
Büyüdüğü şehir, çocuğun bütün kaderini çiziyor: Çocuk yetiştirmek için en iyi 5 il
