Süper güçlerin gözü Beylikova'da: 5 gramı dünyayı yerinden oynatır

Süper güçlerin gözü Beylikova'da: 5 gramı dünyayı yerinden oynatır

Küresel teknoloji savaşının merkezine yerleşen neodyum mıknatıslar, Eskişehir Beylikova'daki dev maden yatağını dünya gündemine taşıdı. Çin tekelini kırmak isteyen ABD ile Türkiye arasındaki stratejik pazarlık iddiaları sürerken, uzmanlar yer altındaki zenginliğin katma değerli nihai ürüne dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Teknolojik üstünlük mücadelesinde süper güçlerin gözünü çevirdiği Eskişehir'in Beylikova ilçesi, yerin altında barındırdığı devasa nadir toprak elementleri potansiyeliyle küresel bir jeopolitik rekabetin tam ortasında yer alıyor.

Yüksek teknoloji ürünlerinden yeni nesil yeşil enerji dönüşümüne, elektrikli otomobillerden gelişmiş savunma sanayisi araçlarına kadar uzanan geniş üretim yelpazesinde bu ham maddeler kritik bir rol üstleniyor.

Son dönemde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin arasında tırmanan ticaret savaşları ve tedarik darboğazları, Beylikova sahasını uluslararası arenada stratejik bir pazarlık başlığı haline getirdi.

Yerin altındaki zenginliğin boyutu kadar, bu cevheri yüksek teknolojili bir mıknatısa dönüştürme kabiliyeti de tarafların masadaki gücünü doğrudan belirliyor.

5 GRAMLIK PARÇA KENDİ AĞIRLIĞININ 640 KATINI TAŞIYOR

Deutsche Welle Türkçe'de yer alan habere göre, Bahçeşehir Üniversitesi laboratuvarında yürütülen bilimsel çalışmaları yerinde aktaran muhabir Dora Mengüç, avuç içinde tuttuğu yalnızca 5 gramlık bir Neodimyum-demir-bor (NdFeB) mıknatısının uygun koşullarda kendi kütlesinin tam 640 katı çekme kuvveti uyguladığını ve yaklaşık 3 kilogramlık bir ağırlığı havada tutabildiğini gösterdi.

Bu minik malzemenin sunduğu muazzam çekim gücüne değinen Maden Mühendisi Doç. Dr. Ozan Akdoğan, "Çok küçük bir hacme çok yüksek manyetik performans sığdırabiliyoruz" ifadesini kullandı.

Sahip olduğu bu benzersiz fiziksel kabiliyet, Neodimyum mıknatısları minyatür boyutlarda devasa güç üreten modern motor tasarımlarının vazgeçilmez kalbi konumuna yükseltiyor.

neodimyum-elementi-ne-ise-yarar-ve-ozellikleri-nelerdir-6.jpg

ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA FERRİT DÖNEMİ KAPANIYOR

Elektrikli otomobil sektöründe motor verimliliğini doğrudan etkileyen manyetik seçimler, araçların ağırlığını ve menzilini kökten değiştiriyor.

Konvansiyonel sistemlerde yaygın biçimde tercih edilen klasik ferrit tipi mıknatıslar, aynı çekiş gücünü üretebilmek için devasa boyutlara ve aşırı ağırlığa ihtiyaç duyuyor.

Söz konusu mühendislik zorluğuna işaret eden Doç. Dr. Ozan Akdoğan, ferrit kullanımının motorları hantallaştırdığını, mekanik yapıyı karmaşık hale getirdiğini ve çok daha fazla elektrik enerjisi tükettiğini vurguladı.

Otomotiv üreticileri, hafifleyen ve hacmi daralan Neodimyum destekli motorlar sayesinde hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de araç performansını en üst seviyeye çıkarıyor.

SAVAŞ UÇAKLARINDAN LAPTOP EKRANINA STRATEJİK ZİNCİR

Neodimyum mıknatısların kullanım sahası yalnızca karayolu taşıtlarıyla sınırlı kalmıyor; beşinci nesil savaş uçakları, hava radar istasyonları, güdüm kitleri ve füze kanatları gibi en kritik savunma sistemleri de bu teknolojiye dayanıyor.

Modern toplumun her gün temas ettiği dijital cihazların da aynı element zincirine muhtaç olduğunu belirten Doç. Dr. Ozan Akdoğan, ham maddeye bağımlılığı şu sözlerle özetledi:

"Şu anda konuştuğumuz bu laptopun ekranı nadir toprak elementi içeriyor.

Aslında bizim kullandığımız birçok teknolojik cihazın içinde bu nadir toprak elementleri bulunmak zorunda."

Küçücük bir parçanın eksikliği, küresel savunma sanayisini ve tüketici elektroniğini aynı anda kilitleme potansiyeli taşıyor.

neodimyum-elementi-ne-ise-yarar-ve-ozellikleri-nelerdir-12.jpg

ASIL DARBOĞAZ MADENİ ÇIKARMAK DEĞİL AYRIŞTIRMAK

Maden yataklarının tespiti büyük bir heyecan oluştursa da yerin altındaki ham kaynağı endüstriye hazır nihai mamule dönüştürmek son derece meşakkatli kimyasal basamaklar gerektiriyor.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel, sürecin en zorlu aşamasını şu cümlelerle aktardı:

"Madeni yerin altından çıkarmak en kolay kısmı.

Asıl olan bu karışım halinde bulunan nadir toprak elementlerini ayrıştırarak endüstride kullanılabilir hale getirmek gerekiyor.

Asıl sorun bu Türkiye'de."

Laboratuvar ortamında başarılı bir araştırma-geliştirme projesi yürütmenin tek başına yeterli sayılmayacağını hatırlatan Doç. Dr. Ozan Akdoğan da eldeki 10 gramlık metalin ancak endüstriyel tesis boyutunda seri üretilmesiyle küresel rekabette öne geçilebileceğini dile getirdi.

694 MİLYON TONLUK REZERVİN SADECE 12,5 MİLYON TONU OKSİT

Eskişehir Beylikova için kamuoyuna duyurulan 694 milyon tonluk toplam hacim, madencilik terminolojisinde cevherin tamamını yani taş ve toprak kütlesini temsil ediyor.

Bu devasa rakamın pazarlanma biçimine açıklık getiren metalurji mühendisi ve çevre araştırmacısı Cemalettin Küçük, "Sanki 694 milyon ton malzemeyi biz çıkaracağız, borsadaki fiyat üzerinden teraziye koyup satacakmışız gibi reklam yapılıyor" eleştirisinde bulundu.

Kaynak sahasının tamamı saf element barındırmıyor; toplam kütlenin içerisindeki gerçek nadir toprak oksitleri miktarının yaklaşık 12,5 milyon ton seviyesinde kaldığı biliniyor.

Periyodik cetvelde yer alan 17 nadir toprak elementinden 10 tanesi Beylikova yatağında yan yana yatıyor.

neodimyum-elementi-ne-ise-yarar-ve-ozellikleri-nelerdir-14.jpg

MÜHENDİSLER ODASINDAN ŞEFFAFLIK VE RAPOR UYARISI

Jeolojik tespitlerde kaynak ile rezerv kavramlarının birbirine karıştırılmaması gerektiğine değinen TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel, yer altındaki toplam kaynağın her zaman ekonomik ve teknik açıdan işletilebilir bir rezerve dönüşemeyeceğinin altını çizdi.

Maden Mühendisleri Odası olarak resmi ve şeffaf bir teknik rapora ulaşamadıklarını söyleyen uzman isim, kamuoyunda tartışılan verilerin netleşmesini istedi.

Küresel maden tedarik uzmanı Prof. Dr. Simon Jowitt ise yatağın genel tenör zenginliğinin tek başına başarı getirmeyeceğini, asıl belirleyici unsurun topraktaki nadir elementlerin tür dağılımı ve karışım kalitesi olduğunu ifade etti.

ERDOĞAN: BU SAHAYI HİÇBİR ÜLKEYE VERMEYİZ

Beylikova sahasının geleceği uluslararası diplomaside spekülasyonlara yol açarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ziyaretlerinde bu maden sahasını talep edeceği yönündeki iddialar Ankara'da kesin bir dille yalanlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirdiği konuşmasında Türkiye'nin dünyada ilk beş üretici arasına girmeyi hedeflediğini duyurdu.

Sahaya ilişkin dedikodulara son noktayı koyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Beylikova'daki nadir toprak elementleri sahasının herhangi bir ülkeye verilmesi asla söz konusu değildir" restini çekti.

Hükümet yetkilileri, yeraltı kaynaklarının milli çıkarlar doğrultusunda Türkiye'de katma değere dönüştürüleceğini ısrarla vurguluyor.

neodimyum-elementi-ne-ise-yarar-ve-ozellikleri-nelerdir-7.jpg

1959'DA KEŞFEDİLEN YATAKTA 2028 HEDEFİ

Beylikova sahasının geçmişi 1959 yılındaki ilk jeolojik gözlemlere kadar uzanıyor; bölgedeki yoğun sondaj faaliyetleri 2011 yılında hız kazandı ve 2017 yılında tamamlandı.

Keşif müjdesinin 2022 yılında resmiyet kazanmasının ardından Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Eti Maden), yıllık 1200 ton cevher işleme kapasiteli pilot tesisini 2023 yılında faaliyete geçirdi.

Yol haritasına göre, 2026 yılında endüstriyel tesis aşamasına adım atılması, 2028 yılı civarında ise tam kapasiteli endüstriyel üretime başlanması planlanıyor.

Sürecin zaman alıcı doğasını anlatan Prof. Dr. Simon Jowitt, keşfedilen bir yatağın üretime geçmesinin ortalama 10 yılı aştığını, karmaşık madenlerde bu sürenin daha da uzadığını aktardı.

ÇİN KÜRESEL MIKNATIS ÜRETİMİNİN YÜZDE 94'ÜNÜ YÖNETİYOR

Pekin yönetiminin nadir metallerdeki küresel üstünlüğü birkaç yıllık bir çabanın değil, on yıllara yayılan planlı bir devlet stratejisinin meyvesi olarak öne çıkıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından yayımlanan 2024 yılı resmi verileri, Çin'in nadir toprak madenciliğinde yaklaşık yüzde 60, işleme ve rafinajda yüzde 91, kalıcı mıknatıs üretiminde ise yüzde 94 paya sahip olduğunu kanıtlıyor.

Doç. Dr. Ozan Akdoğan, Pekin'in, "Ben bunu çok ucuza yapabiliyorum" diyerek maliyetleri kırması sonucu, Batı dünyasının hem saflaştırma hem de mıknatıs yapma teknolojisini tamamen unuttuğunu ve tesislerini kapattığını belirtti.

neodimyum-elementi-ne-ise-yarar-ve-ozellikleri-nelerdir-3.jpg

SUUDİ ARABİSTAN İÇİN PETROL NEYSE ÇİN İÇİN DE BU MADEN

Pekin yönetiminin bu sektörü 1970'li yıllardan bu yana kalkınma planlarının merkezine yerleştirdiğini hatırlatan Siyaset Bilimci ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Üstün, Çin'in sadece madeni çıkarmakla kalmayıp devasa tesis yatırımlarıyla işleme teknolojisini tekeline aldığını anlattı.

Malzeme ve maden teknolojileri uzmanı Prof. Dr. James Chelikowsky ise tarihi bir analojiye atıfta bulunarak, "Nadir toprakların Çin için, petrolün Suudi Arabistan için ifade ettiği şeyi ifade ettiği söylenmişti. Bu ifadeyi seviyorum, bence bunda bir miktar doğruluk payı var" değerlendirmesini paylaştı.

Bu muazzam altyapı gücü, Çin'i diplomatik krizlerde batılı ülkelere karşı elinde tuttuğu görünmez bir kozla donatıyor.

ÇİN VANAYI KISTI FORD VE SUZUKI FABRİKALARI DURDU

Pekin idaresi, 4 Nisan 2025 tarihinde kritik bazı nadir toprak ürünlerinin ihracatını resmi lisans şartına bağlayarak küresel tedarik zincirine sert bir mesaj iletti.

Bu kısıtlama kararı sonrasında mıknatıs temin edemeyen otomotiv devi Ford, Chicago fabrikasındaki araç montaj bandını bir hafta boyunca tamamen durdurdu.

Benzer bir ham madde darboğazıyla sarsılan Japon üretici Suzuki de Japonya'daki fabrikasında üretimi askıya almak zorunda kaldı.

Yaşanan kriz karşısında 25 Ağustos 2025 Pazartesi günü açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, "Bize mıknatıs vermek zorundalar" sözleriyle tepkisini ortaya koydu.

Çin'in ABD'ye yaptığı mıknatıs sevkiyatı ağustos ayında 512 tona kadar geriledi.

neodimyum-elementi-ne-ise-yarar-ve-ozellikleri-nelerdir-2.jpg

AMBARGO TEHDİDİ 6,5 TRİLYON DOLARLIK SANAYİYİ VURABİLİR

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından gerçekleştirilen stres testi simülasyonları, Çin'in ihracat kısıtlamalarını en üst seviyeye çıkarması halinde Çin dışındaki ülkelerde yıllık 6,5 trilyon dolar büyüklüğündeki endüstriyel üretimin doğrudan risk altına gireceğini hesaplıyor.

Ancak kontrol mekanizmalarını devreye sokmanın Pekin için de ekonomik bedeller doğuracağını savunan Prof. Dr. Çiğdem Üstün, küresel tedarik zinciri aksadığında Çin'in de mal satamayacağını ve gelir kaybına uğrayacağını kaydetti.

Çin küresel pazarın yüzde 90'ından fazlasını elinde tutsa bile dünya ekonomisinin birbirine göbekten bağlı yapısı nedeniyle hiçbir gücün tek taraflı mutlak bir dokunulmazlığa sahip olamayacağı görülüyor.

NADİR ELEMENTLERİN ŞU AN DÜNYADA BİR İKAMESİ BULUNMUYOR

Laboratuvarlarda hız kazanan araştırmalara rağmen Neodimyum mıknatısların yerini dolduracak mucizevi bir alternatif henüz geliştirilemedi. Mevcut bilimsel tabloyu değerlendiren Prof. Dr. James Chelikowsky, "Şu anda nadir toprakları çıkarıp yerlerine başka bir şey koyabilecek durumda değiliz, ama hedefimiz bu" itirafında bulundu.

Diğer yandan madencilik faaliyetlerinin doğaya verdiği ağır hasara dikkat çeken Çevre Araştırmacısı Cemalettin Küçük, bitki örtüsünün kaldırılmasını, canlı toprağın sıyrılmasını ve kimyasal ayrıştırma işlemlerini 'doğanın organlarını sökme işlemi' olarak tanımladı.

Çıkarılan binlerce ton kayacın içinden sadece gram mertebesinde element elde edilmesinin geride devasa bir çevre kirliliği bıraktığını hatırlattı.

neodimyum-elementi-ne-ise-yarar-ve-ozellikleri-nelerdir-10.jpg

ABD İŞLEME KABİLİYETİNİ YİTİRDİ YENİ ZİNCİR ŞART

Yerin altında maden rezervine sahip olmak, bağımsız bir sanayi ekosistemi kurmaya tek başına yetmiyor.

ABD'nin yer altı yatakları bulunsa dahi manyetik malzeme işleme tecrübesini son 20 yılda kaybettiğini belirten Prof. Dr. James Chelikowsky, endüstriyel altyapının yeniden inşasının kolay olmadığını söyledi.

Küresel tedarik uzmanı Prof. Dr. Simon Jowitt ise, "ABD'de madencilik yapıp bunu işlenmesi için Çin'e gönderiyor ve sonra mamul ürünleri geri alıyorsanız, bu yapısal olarak güvensiz bir durum oluşturuyor" diyerek Batı'nın içine düştüğü çelişkiyi özetledi.

Washington yönetimi kendi üreticilerini sübvansiyonlarla desteklemeye çabalarken Avrupa Birliği de kritik ham maddeleri güvenceye almak için yeni iş birliği modelleri arıyor.

KAHVE ÇEKİRDEĞİ BENZETMESİ: KAZANÇ FABRİKADA BAŞLIYOR

Prof. Dr. Simon Jowitt, ham madde ile nihai ürün arasındaki devasa uçurumu çarpıcı bir kahve örneğiyle açıkladı:

Tarladan toplanan çiğ kahve çekirdeğinin düşük fiyata satıldığını, çekirdeğin öğütülmesiyle değer kazandığını, zincir bir kafede bir fincan kahveye dönüştüğünde ise astronomik bir kâr bıraktığını belirten uzman isim, aynı kuralın nadir metaller için de geçerli olduğunu söyledi.

Türkiye ile Çin'in 2024 yılında doğal kaynaklar ve madencilik alanında mutabakat imzaladığını hatırlatan Prof. Dr. Çiğdem Üstün de parası olanla teknolojisi olanın ortaklık kurması gerektiğini dile getirdi.

Eskişehir Beylikova'daki cevherin Türkiye'yi gerçek bir güç yapabilmesi, toprağın altındaki kayayı satmaktan değil; yüksek saflıkta Neodimyum ayrıştırıp yerli elektrikli motor ve savunma sanayisinde katma değer üretmekten geçiyor.

neodimyum-elementi-ne-ise-yarar-ve-ozellikleri-nelerdir-4.jpg

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN