Türkiye’de kitle iletişim araçlarının dönüşümü son 30 yılda birkaç önemli kırılma yaşadı. Uzun yıllar televizyon, kitleye ulaşmanın en güçlü araçlarından biri oldu. 90’larda özel televizyon yayıncılığının yaygınlaşmasıyla, kanal ve içerik çeşitliliği arttı. Gazeteler ise uzun süre gündemin ve kamuoyunun şekillenmesinde belirleyici rol oynadı.
İnternetin yaygınlaşması bu dengeleri değiştirmeye başladı. Haber siteleri basılı yayınların dijital uzantısı olmaktan çıkıp kendi başına önemli bir haber kaynağına dönüşürken, sosyal medya platformları bireyleri de içerik üreticisi ve dağıtıcısı haline getirdi. Facebook, X (Twitter) vb. sosyal ağların büyümesiyle haber, bilgi ve kurumların mesajları artık yalnızca medya kuruluşlarından değil, kullanıcıların oluşturduğu ağlar üzerinden de yayılmaya başladı.
Arama motorları ise bu dönüşümün bir başka ayağını oluşturdu. İnternetteki bilgi miktarı arttıkça, kullanıcıların hangi içeriğe ulaşacağını belirleyen temel araçlardan biri arama motorları oldu. Kurumlar açısından görünürlük de giderek internet siteleri, haber kanalları, sosyal medya ve arama motorları arasında dağılan daha karmaşık bir yapıya dönüştü.
2022 sonunda üretken yapay zekanın bireysel kullanıcıların günlük hayatına girmesiyle, bu zincire yeni bir halka eklendi. ChatGPT gibi yapay zeka tabanlı sohbet uygulamaları, kullanıcıların doğrudan soru sorabildiği, karşılaştırma yapabildiği ve farklı kaynaklardan derlenen bilgileri tek bir yanıt içinde görebildiği yeni bir bilgi erişim modeli oluşturdu.
BİLGİYE ERİŞİMDE YENİ BİR KANAL: YAPAY ZEKA
Reuters Institute tarafından hazırlanan Digital News Report 2026'nın Türkiye verileri de haber tüketimindeki bu dönüşümün izlerini taşıyor. 2015-2026 dönemindeki haber kaynaklarına bakıldığında, televizyon ve basılı yayınların uzun vadeli düşüşü sürerken, online mecralar güçlü konumunu koruyor. Haber için yapay zeka destekli sohbet robotu kullananların oranı ise 6 puanlık artışla %14'e yükseldi.
Resmi veriler de yapay zekanın Türkiye’de ne kadar hızlı yaygınlaştığını gösteriyor. TÜİK’in ekim başında açıkladığı istatistiklere göre, üretken yapay zeka kullandığını beyan eden yetişkinlerin oranı, 2025’te %19,2 iken 2026’da %37,6’ya çıktı. Başka bir ifadeyle, yapay zeka kullanım oranı yalnızca bir yıl içinde neredeyse iki katına ulaştı.
Yapay zeka kullanımındaki küresel tablo da benzer yönde ilerliyor. We Are Social’ın Digital 2026 Mid-Year Global Update çalışmasına göre, dünya genelinde 16 yaş ve üzerindeki yaklaşık 4,02 milyar yetişkin ayda en az bir tür yapay zeka aracını kullanıyor. Bu sayı dünya nüfusunun %48,6’sına karşılık geliyor. Aynı araştırmada aktif üretken yapay zeka kullanıcılarının sayısı 2,42 milyar olarak hesaplanıyor.
TÜRKİYE, CHATGPT YÖNLENDİRMELERİNDE İLK SIRADA
We Are Social ve Meltwater’ın Digital 2026 Global Overview raporunda yer alan bir başka veri ise Türkiye’deki kullanım davranışına ilişkin dikkat çekici bir gösterge sunuyor. Yapay zeka platformlarından internet sitelerine gelen yönlendirme trafiği içinde ChatGPT’nin payı Türkiye’de %94,49’a ulaşıyor. Bu oranla Türkiye, raporda incelenen ülkeler arasında ilk sırada bulunurken küresel ortalama da %80,92 seviyesinde kalıyor.
Yapay zeka henüz geleneksel medya, sosyal medya veya arama motorlarının yerini tamamen almadı ancak bilgiye ulaşma sürecine yeni ve giderek büyüyen bir katman eklendi. Kullanıcılar artık arama motorlarının yanı sıra, sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarından da bilgi talep ediyor, farklı kaynaklardan derlenen yanıtları karşılaştırıyor. Bu da ChatGPT başta olmak üzere, üretken yapay zeka tabanlı sohbet uygulamalarını, günümüzün kitle iletişim araçları arasında açık ara öne çıkarıyor.
KURUMSAL GÖRÜNÜRLÜK, ARAMA SONUÇLARININ ÖTESİNE TAŞINIYOR
Yaşanan değişim, şirketler için de yeni bir görünürlük alanı oluşturuyor. Kurumsal internet sitesi, şirketin kendi kontrolündeki temel bilgi kaynağı olmaya devam ederken; haber siteleri, sektörel yayınlar, bağımsız platformlar ve diğer açık web kaynaklarında yer alan bilgiler de şirket hakkında oluşan dijital bilgi bütününün önemli bir parçası haline geliyor.
Bu nedenle arama motoru optimizasyonu (SEO) önemini korurken, üretken motor optimizasyonu olarak tanımlanan GEO da kurumsal iletişim ve dijital görünürlük gündemine ekleniyor. Buradaki asıl önemli konu, şirket hakkında internette bulunan bilgilerin farklı kaynaklarda birbiriyle çelişmemesi, güncel kalması ve doğrulanabilir kaynaklarla desteklenmesi oluyor.
Basın bültenleri de bu noktada yalnızca gazetecilere gönderilen bir duyuru formatı olmaktan çıkıyor. Haber değeri taşıyan şirket gelişmelerinin, bağımsız medya kuruluşlarında yayımlanması, kurum hakkında erişilebilir bir dijital iz oluşturuyor.
GÖRÜNÜRLÜK TEK KANALDAN YÖNETİLMİYOR
Online PR platformu B2Press, bu dönüşümü basın bülteni dağıtımı ile dijital görünürlük arasındaki ilişki üzerinden ele alıyor. B2Press’in basın bülteni dağıtım hizmeti, şirket haberlerinin kurumsal kanallarla sınırlı kalmamasını; hedef pazarlardaki haber ajansları, yerel yayınlar ve ilgili medya kuruluşları üzerinden farklı dijital kaynaklara taşınmasını amaçlıyor.
B2Press ayrıca, dağıtım sonrasında medyada yer alan haberlerin yapay zeka destekli arama ve yanıt sistemlerindeki erişilebilirliğini değerlendirmek amacıyla “AI Görünürlük Puanı” adlı bir metrik kullanıyor. Böylece klasik medya görünürlüğü ile yeni nesil dijital keşfedilebilirlik arasındaki ilişkiyi ölçmeye dönük ek bir gösterge sunuyor.
