Yeni Parti'den 'Osman Kavala' tepkisi: Mahkeme bir kez daha AİHM kararına uymadı, bu suça ortak olmayın

Yeni Parti'den 'Osman Kavala' tepkisi: Mahkeme bir kez daha AİHM kararına uymadı, bu suça ortak olmayın

Yeni Partili Tanrıkulu, AİHM Büyük Dairesi'nin kesinleşmiş hak ihlali kararına rağmen Osman Kavala’nın yeniden yargılanma ve tahliye talebinin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmesine sert tepki gösterdi. Yaklaşık dokuz yıldır cezaevinde tutulan Kavala'nın "hukuka ve Anayasa'ya aykırı biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılan bir yurttaş" olduğunu belirten Tanrıkulu, yargı makamlarına "Bu suça ortak olmayın" çağrısında bulundu.

Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Gezi Parkı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Osman Kavala'nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi'nin 25 Ağustos tarihli ikinci ihlal kararının ardından yaptığı yeniden yargılanma ve tahliye başvurusunun reddedilmesini yayımladığı videoyla değerlendirdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ret kararının Anayasa’ya, Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) ve Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) açıkça aykırı olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, yargının hukuk karşısındaki direnişini sürdürdüğünü ifade etti.

Osman Kavala’nın 18 Ekim 2017 tarihinde gözaltına alındığını ve 1 Kasım 2017’de tutuklandığını hatırlatan Tanrıkulu, yaklaşık dokuz yıldır özgürlüğünden yoksun bırakılan Kavala hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının Yargıtay tarafından onandığını anımsattı.

Kavala’nın yargılama süreci devam ederken yaptığı ilk başvuruda AİHM ve Büyük Dairenin Türkiye’yi mahkûm ettiğini belirten Tanrıkulu, söz konusu ilk kararda Kavala’nın kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ve tutukluluğun Sözleşme’nin 18. maddesi uyarınca "haklara getirilen kısıtlamaların amacı dışında kullanılması" niteliği taşıdığına hükmedildiğini kaydetti.

İlk kararın uygulanmaması ve mahkûmiyetin kesinleşmesi üzerine sürecin yeniden AİHM’e taşındığını aktaran Tanrıkulu, şu bilgileri paylaştı:

"Osman Kavala, yargılama sürecinde hem Anayasa Mahkemesi’ne hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. AİHM, geçtiğimiz 25 Mart’ta Strasbourg’da duruşma yaptı ve ben de bu duruşmaya katıldım. Mahkeme, 25 Ağustos’ta kararını açıkladı ve Türkiye’yi bir kez daha, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki ihlaller nedeniyle mahkûm etti. Büyük Daire tarafından verilen bu karar kesin niteliktedir."

"İÇ HUKUK YOLLARI TÜKETİLMEDİ GEREKÇESİ KABUL EDİLEMEZ"

Kesinleşen AİHM Büyük Daire kararının ardından Kavala’nın avukatlarının hükmü veren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak yeniden yargılama ve tahliye talebinde bulunduğunu belirten Tanrıkulu, yerel mahkemenin bugün verdiği ret kararındaki gerekçelere sert çıktı.

Yerel mahkemenin, "Osman Kavala’nın iç hukuk yollarını tüketmediğini" ve "AİHM’in yerel mahkemelerin yerine geçerek delilleri değerlendiremeyeceğini" savunduğuna dikkat çeken Tanrıkulu, AİHM kararındaki Anayasa Mahkemesi (AYM) tespitini hatırlatarak şunları söyledi:

"Anayasa açıktır. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve AİHM kararları karşısındaki yükümlülükleri açıktır. AİHM, Osman Kavala’nın başvurusu özelinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunun etkili bir iç hukuk yolu olmadığı sonucuna varmış ve Kavala’nın bu sürecin sonuçlanmasını beklemek zorunda olmadığını ayrıntılı gerekçeleriyle ortaya koymuştur. Mahkeme, kararında Can Atalay ve Tayfun Kahraman başvurularına da atıfta bulunmuştur. Dolayısıyla 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, AİHM kararında ortaya konulan bu gerekçeleri yok sayarak yeniden yargılama talebini reddetmesi kabul edilemez."

"YARGININ ANAYASA VE HUKUK KARŞISINDAKİ DİRENİŞİ DEVAM EDİYOR"

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tutumunun, AİHS’in 46. maddesiyle güvence altına alınan "kesinleşmiş AİHM kararlarına uyma yükümlülüğü" ile bağdaşmadığını belirten Tanrıkulu, Türkiye’nin hukuk devleti niteliğinin ağır biçimde zedelendiği ve yargıya güvenin en alt seviyelere gerilediği bir dönemden geçildiğini dile getirdi.

AİHM kararının ardından tablonun artık bir tutukluluk meselesi olmaktan çıktığını vurgulayan Tanrıkulu, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

"Osman Kavala tutuklu değildir; hukuka ve Anayasa’ya aykırı bir biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılan bir yurttaşımızdır. Yargının, Anayasa ve hukuk karşısındaki bu direnişi verilen son kararla da devam ediyor. Hukuka ve Anayasa’ya aykırı bu duruma, bu suça ortak olmayın. Osman Kavala’nın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması ve AİHM kararlarının gereğinin yerine getirilmesi için sorumluluğunuzu yerine getirin."

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN