Kahramanmaraş’ta geleneksel el sanatları arasında yer alan ve sabırla işlenen yorgancılık mesleği, modern dünyanın seri üretim çarkları arasında can çekişiyor. Değişen tüketim alışkanlıkları, fabrikasyon ürünlere olan ilginin artması ve en önemlisi yeni çırakların yetişmemesi, bu kadim mesleği yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Dulkadiroğlu ilçesinde 40 yıldır iğne oyasıyla yorgan diken Ali Kösesakal, sektörün durumunu ve doğal ürünlerin sağlık üzerindeki etkilerini anlattı.

YORGANCILAR ÇARŞISI SESSİZLEŞİYOR
Kahramanmaraş’ın tarihi dokusunun hissedildiği Kanlıdere Caddesi, bir dönem "Yorgancılar Çarşısı" olarak anılıyordu. 62 yaşındaki Ali Kösesakal, bu caddenin gelişimine tanıklık edenlerden biri. Henüz çocuk yaşlarda eline aldığı iğneyi 40 yıldır bırakmayan Kösesakal, mesleğin altın çağlarını özlemle anıyor. Eskiden dükkanların cıvıl cıvıl olduğunu ve her dükkanda birden fazla kalfanın yetiştiğini belirten usta, bugün dükkanında tek başına kaldığını ifade ediyor.
"3 YIL SONRA HİZMET VERECEK KİMSE KALMAYACAK"
Usta çırak ilişkisinin kopması, mesleğin geleceğini karanlığa sürüklüyor. Ali Kösesakal, eleman yetişmemesinden dert yanarak şunları söyledi:
"Eskiden kalfa dediğin insan evli barklı olur, evini bu meslekle geçindirirdi. Ben burada üç tane kalfa yetiştirdim, hepsi ekmeğini yedi. Ancak şu an el emeği bittiği için çırak bile gelmiyor. Maraş genelinde bu işi yapan sadece 5 usta kaldık ve hepimiz 60 yaşın üzerindeyiz. En fazla 3 yıl daha bu hizmeti sürdürebiliriz. Bizden sonra bu insanlara yorgan dikecek kimse bulunmayacak."

"HER ŞEY NAYLONLAŞTI, SAĞLIĞIMIZDAN OLUYORUZ"
Modern zamanların "kullan-at" kültürü, sağlıklı ve doğal ürünlerin yerini sentetik malzemelere bıraktı. Kösesakal, insanların makinede yıkanabilir olması sebebiyle tercih ettiği hazır ürünlerin aslında birer "naylon yığını" olduğunu vurguladı.
Tecrübeli esnaf, "Atalarımız yünle, pamukla yaşadı. Naylon ve sentetik ürünlerin hücre yapısı bozulmuyor ve vücuda nefes aldırmıyor. Oysa yün, yıkandıkça canlanır. 5 kiloluk bir yün döşek ve yorganla yatan kişi, sabah sanki yaylada uyanmış gibi dinç kalkar. Şimdiki nesil 'makineye atalım, kolayca yıkayalım' diyor ama 3 sene sonra o ürünü çöpe atıyor. Değer veren yok, önemseyen yok; her şey naylonlaştı” dedi.
