Savaştan kurtulan gül, 200 bin yıllık deniz çayırı, 194 yaşındaki kaplumbağa... İşte dünyanın en yaşlı 10 canlısı

Savaştan kurtulan gül, 200 bin yıllık deniz çayırı, 194 yaşındaki kaplumbağa... İşte dünyanın en yaşlı 10 canlısı

Dünyanın farklı köşelerinde yaşayan bazı canlılar yüzlerce, hatta binlerce yıldır varlığını sürdürüyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sağ çıkan bir gül çalısından Pasifik’te hâlâ uçan yaşlı bir albatrosa, binlerce yıllık ağaçlardan devasa deniz çayırı topluluklarına kadar bu canlılar, doğanın uzun ömür konusundaki şaşırtıcı örneklerini oluşturuyor.

Bazı canlılar insan ömrünü katbekat aşan bir yaşam sürüyor. Kimi her yıl aynı adaya dönerek yaşam döngüsünü devam ettiriyor, kimi yüzyıllardır bulunduğu yerde büyüyor, kimi ise yeni sürgünler oluşturarak binlerce yıl boyunca varlığını koruyor. Üstelik bu canlıların yaşları aynı yöntemle hesaplanmıyor: Bazılarının doğum tarihi bilinirken bazılarının yaşı bilimsel tahminlere dayanıyor.

Dünyanın en uzun ömürlü canlılarından 10’u…

1. Wisdom: 75 yaşını aşan albatros

Pasifik Okyanusu’ndaki Midway Atolü’ne her yıl geri dönen Wisdom adlı Laysan albatrosu, doğada yaşı doğrulanmış en yaşlı kuş olarak biliniyor. İlk kez 1956’da halkalanan kuşun, yaşamı boyunca üç milyon milden fazla uçtuğu tahmin ediliyor. Bu mesafe, Dünya ile Ay arasındaki uzaklığın yaklaşık altı kez gidip gelinmesine denk geliyor.

kus.jpg

Yaşına rağmen üreme döngüsünü sürdüren Wisdom’ın en az 30 yavru yetiştirdiği belirtiliyor. Bir tsunami dâhil çeşitli tehlikelerden sağ kurtulan albatros, kuşların ne kadar uzun yaşayabileceğini gösteren sıra dışı örneklerden biri.

2. Jonathan: Yaklaşık iki asırlık kaplumbağa

Gazete Oksijen’de yer alan habere göre, Güney Atlantik’teki Saint Helena Adası’nda yaşayan dev kaplumbağa Jonathan’ın 1832 civarında doğduğu düşünülüyor. Kesin doğum tarihi bilinmediği için yaşı tahmini olarak hesaplanıyor. 1882’de Seyşeller’den adaya getirilen Jonathan, o tarihten bu yana valinin konutunun bulunduğu arazide yaşıyor.

kaplumbaga.jpg

Yaklaşık 194 yaşında olduğu belirtilen Jonathan, dünyanın en yaşlı kara hayvanlarından biri kabul ediliyor. Adanın simgelerinden biri hâline gelen kaplumbağa, uzun yaşamıyla ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.

3. Hildesheim’ın savaşlardan kurtulan gül çalısı

Almanya’nın Hildesheim kentinde, Meryem Ana Katedrali’nin yanında yetişen gül çalısının yaklaşık 1.200 yıllık olduğu tahmin ediliyor. Bin Yıllık Gül adıyla bilinen bitkinin, 815 yılında dikildiğine inanılıyor.

gul.jpg

İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik bombardımanında katedral büyük ölçüde yıkılsa da gül çalısı hayatta kaldı. Bugün restore edilen yapının yanında büyümeyi sürdüren bitki, dokuz metreden fazla yüksekliğe ulaşıyor. Çiçeklenme dönemini görmek isteyenler için mayıs sonu ve haziran başı öne çıkıyor.

4. Sri Lanka’daki kutsal Bodhi ağacı

Sri Lanka’nın Anuradhapura kentinde bulunan Jaya Sri Maha Bodhi, yaklaşık 2.300 yıllık geçmişiyle dikkat çekiyor. Geleneksel anlatıya göre ağaç, Siddhartha Gautama’nın aydınlanmaya ulaştığı Bodhi ağacından alınan bir daldan yetiştirildi. Bu dalın milattan önce yaklaşık 250 yılında Sri Lanka’ya getirildiği düşünülüyor.

bodhi-agaci.jpg

Dikiliş tarihi kayıtlara geçmiş en eski ağaçlardan biri kabul edilen Jaya Sri Maha Bodhi, Budistler için önemli bir kutsal mekân. Yüzyıllardır ziyaret edilen ağaç, yalnızca botanik açıdan değil, dinî ve kültürel tarihi bakımından da büyük önem taşıyor.

5. Girit’te hâlâ zeytin veren yaşlı ağaç

Yunanistan’ın Girit Adası’ndaki Vouves köyünde bulunan zeytin ağacının yaklaşık 2.000 ila 3.000 yaşında olduğu tahmin ediliyor. Gövdesinin zaman içinde aldığı kıvrımlı ve girintili şekil, ağacın en dikkat çekici özelliklerinden biri. Buna rağmen ağaç zeytin vermeyi sürdürüyor.

Sanatçılardan devlet başkanlarına kadar çok sayıda ziyaretçinin ilgisini çeken ağaç, bölgenin önemli doğal miraslarından biri. Yakınındaki müzede ise Girit’in geleneksel zeytin yetiştiriciliği ve hasat yöntemleri tanıtılıyor. Ağacın kesin yaşı konusunda farklı tahminler bulunması, bu tür çok yaşlı ağaçların tarihlendirilmesinin zorluklarını da ortaya koyuyor.

6. Yareta: And Dağları’nın dayanıklı bitkisi

Güney Amerika’daki And Dağları’nın yüksek kesimlerinde yetişen yareta, Peru, Bolivya, Şili ve Arjantin’in bazı bölgelerinde görülüyor. Kayaların üzerinde yosun benzeri yoğun kümeler oluşturan bu çiçekli bitki, sert rüzgârlara, kuraklığa ve dondurucu soğuğa dayanabiliyor.

Yavaş büyümesiyle bilinen yareta, uygun koşullarda çok uzun süre yaşayabiliyor. Büyük örneklerinin 3.000 yaşına ulaşabileceği tahmin ediliyor. Geçmişte yakıt olarak da kullanılan bitki, yavaş büyümesi ve insan faaliyetleri nedeniyle korunması gereken türler arasında değerlendiriliyor.

7. Methuselah: Beş bin yıla yaklaşan çam

ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki White Mountains bölgesinde yetişen Methuselah adlı bristlecone çamı, dünyanın en yaşlı ağaçlarından biri. Yaşının yaklaşık 4.800-4.900 yılın üzerinde olduğu kabul ediliyor. Genetik açıdan ayrı bir ağaç olan Methuselah, kendini klonlayarak varlığını sürdüren bitkilerden farklı olarak tek bir ağaç bireyi şeklinde yaşamını devam ettiriyor.

methuselah.jpg

Ağacın tam konumu, ziyaretçilerin verebileceği zararı önlemek amacıyla gizli tutuluyor. Aynı bölgede yetişen bristlecone çamlarının uzun ömrü, sert çevre koşullarına uyumları ve yavaş büyümeleriyle ilişkilendiriliyor. Bazı örnekler, Mısır piramitlerinin inşa edildiği dönemlerden bile daha eski.

8. Antarktika’nın uzun ömürlü süngerleri

Antarktika çevresindeki soğuk sularda yaşayan deniz süngerleri, yavaş büyümeleri nedeniyle uzun ömürleriyle dikkat çekiyor. Anoxycalyx joubini türü için yaklaşık 15 bin yıla ulaşan yaş tahminleri yayımlanmış olsa da bu rakam kesinleşmiş bir yaş olarak değerlendirilmemeli; süngerlerin büyüme hızları ve yaşlarının hesaplanması konusunda belirsizlikler bulunuyor.

orman-1.jpg

Bu canlılar, deniz tabanındaki ekosistemin bir parçası olarak başka deniz canlılarıyla aynı ortamı paylaşıyor. Antarktika’nın zorlu koşullarında yaşamlarını sürdürmeleri, onları bilimsel açıdan ilgi çekici hâle getiriyor. Bununla birlikte, belirli bir sünger türünün ne kadar yaşadığına ilişkin iddiaları değerlendirirken araştırmanın yöntemine ve bulgularına bakmak gerekiyor.

9. Pando: Tek kök sistemine bağlı binlerce kavak

ABD’nin Utah eyaletinde bulunan Pando, yaklaşık 50 bin titrek kavak gövdesinden oluşan geniş bir topluluk. Gövdeler, yer altındaki ortak kök sistemiyle birbirine bağlı ve genetik açıdan aynı organizmanın parçaları kabul ediliyor. Bu nedenle Pando, sıradan bir ormandan farklı olarak tek bir canlı sistem şeklinde ele alınıyor.

Yaklaşık 40 hektardan fazla alana yayılan topluluğun yaşı için on binlerce yıllık tahminler bulunuyor. Ancak 80 bin yıllık yaş iddiası kesin olarak doğrulanmış değil. Pando’da gövdeler zamanla ölürken yenileri büyüyor; böylece ortak kök sistemi yaşamını sürdürüyor. Bu özellik, tek bir canlıya ait yaşam süresinin nasıl tanımlanması gerektiğine dair önemli bir örnek sunuyor.

10. Akdeniz’in binlerce yıllık deniz çayırı

İspanya’nın Balear Adaları çevresinde, özellikle Formentera yakınlarında bulunan Posidonia oceanica, dünyanın en uzun ömürlü canlıları arasında gösteriliyor. Deniz tabanına yayılan bu bitki, kökleri ve yeni sürgünleri aracılığıyla geniş alanları kaplayabiliyor. Genetik araştırmalara dayanan bazı tahminler, bu klonal toplulukların yaşının 100 bin yılı aşabileceğini, hatta yaklaşık 200 bin yıla ulaşabileceğini öne sürüyor.

Bu yaş, tek bir sürgünün değil, aynı genetik yapıyı koruyarak yayılan organizmanın tahmini geçmişini ifade ediyor. Akdeniz’e özgü deniz çayırları, deniz ekosistemleri açısından da önemli. Dalış ve şnorkelle gözlemlenebilen bu alanlar, aynı zamanda kıyıların ve deniz tabanının korunmasında rol oynuyor.

DOĞANIN UZUN YAŞAM SIRLARI

Bu 10 örnek, canlıların uzun ömür konusunda birbirinden farklı stratejiler geliştirdiğini gösteriyor. Wisdom gibi kuşlar ve Jonathan gibi kaplumbağalar uzun süre yaşayan bireylerken Pando ve Akdeniz deniz çayırı gibi örneklerde yaşam, kendini yenileyen ortak sistemler sayesinde devam ediyor.

Ancak bu canlıların yaşlarına ilişkin tüm rakamlar aynı kesinlikte değil. Bazıları doğrudan gözlem veya tarihleme yöntemleriyle desteklenirken bazıları büyüme hızına ve genetik verilere dayanan tahminler. Bu nedenle dünyanın en yaşlı canlılarını sıralarken yalnızca yaşlarına değil, bu yaşların nasıl belirlendiğine de bakmak gerekiyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN