Casa Botter: Padişah II. Abdülhamid tarafından sarayın resmi terzisi ve modacısı olan Hollanda uyruklu Jean Botter ve ailesi için dönemin ünlü İtalyan mimarı Raimondo D’Aronco’ya yaptırılmıştır. Sanat Tarihçisi Fırat Şenol’un aktardığına göre Osmanlı Ulusal Sergisi için İstanbul’a gelen D’Aronco, 1894 yılında meydana gelen büyük depremde hasar gören birçok yapıyı da ayağa kaldırmak için çalışır. D’Aronco, Botter’in her bir cephesini tek tek çizmiş ve dökme demir strüktür kullanarak inşa etmiştir. Bina aynı zamanda Pera bölgesinde, Pera Palas’tan sonra asan sörü olan ikinci binadır. (Fırat Şenol, Beyoğlu Olmasaydı) Örnekleri daha çok Avrupa’da görülen hem iş yeri hem de konut olarak kullanılmak üzere tasarlanmış yapıların İstanbul’daki ilk örneği olmakla birlikte, İstanbul’un ve Beyoğlu’nun kültürel kimliğinde önemli bir yer tutmaktadır. Öyle ki Botter Apartmanı, romanlara bile konu olmuştur. (Ayşe Övür, Botter Apartmanı) Uzun yıllar atıl kalan, aynı zamanda İstanbul’un ilk Art Nouveau yapısı olarak bilinen bina, İBB Miras tarafından 2021’de yapılan restorasyon sonucunda 2023 yılında kapılarını açmıştı. O günden sonra birçok sergi, panel ve kültürel etkinliğe ev sahipliği yapan Casa Botter, 27 Ocak akşamı özel bir sergiye daha kapılarını açtı: ‘Sessiz Mektuplar Konuşuyor: Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu’.
Sergi açılışına İBB Genel Sekreteri Volkan Demir, Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Özel, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı T. Volkan Aslan, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun torunu Rahmi Eyüboğlu ile çok sayıda sanatçı ve sanatsever katıldı.

Sinan Yenilmez, Volkan Demir, Rahmi Eyüboğlu, Oktay Özel sergi açılışında
Sanatla İşlenen Zarfların Sergisi: Günümüzde pek yeri kalmamış olsa da insanın, iç sesini kâğıda emanet etmesidir mektup. Söylenemeyeni sakince söylemenin, mesafeleri kelimelerle aşmanın da yoludur aslında. Tarih boyunca mektup; haber taşıdığı gibi duygu da taşımıştır.
Anneye, babaya, sevgiliye olan özlemi, hasreti, pişmanlığı, umudu da taşımıştır. “Ben buradayım ve seni düşünüyorum,” demenin en samimi biçimidir. Bazı isimler de vardır ki yazdığı bu mektupların yolculukları sırasında onları koruma görevi yapan zarflarına bile birer sanat eseri muamelesi yapar; Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi. İBB Kültür ve İBB Miras’ın birlikte meydana getirdiği ve ülkemizde pek benzeri görülmemiş ‘Sessiz Mektuplar Konuşuyor: Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu’ sergisi mektuplardan çok zarfları ön plana çıkarıyor.
Türk sanatının çok yönlü isimlerinden Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun izini süren bu kapsamlı sergi; ressam, şair ve yazar kimliğiyle kuşaklar boyunca etkisini sürdüren Eyüboğlu’nun, ailesi ve yakın dostlarıyla yaptığı yazışmalardan geriye kalan zarflardan oluşuyor. Söz konusu kişi, Tevfik Fikret gibi “eli ressam ve kalbi şair” isimlerden biri olan Bedri Rahmi Eyüboğlu olunca sergideki zarfların da sıradan zarflar olmadığını anlamak güç değil. Yeri geldiğinde kum tanelerini, hatta devasa büyüklükte betonları bile büyük ustalıkla işleyen Eyüboğlu, yaptığı panolarla da İstanbul’un birçok binasında yaşamaya devam ediyor. Divan Otel’inde, Vakko Moda Merkezi’nde ya da Gazi Caddesi’ndeki panoları, Tatlıcılar Rölyefi ve daha birçok eseri buna örnektir. Şimdi sergide yer alan, Bedri Rahmi’nin elinde küçük tuvallere dönüşen bu zarflarda, soyut ve soyutlamaya yakın kompozisyonlar, tekrar eden biçimler, otoportre siluetleri, balık imgeleri, Amerika yıllarında kullandığı kum ve farklı malzemelerle oluşturulmuş yüzeyleri görmek de mümkün.

Fikret Mualla’dan Bedri Rahmi Eyüboğlu’na mektup.
Eyüboğlu’nun 1957 ile 1974 yılları arasına tarihlenen; Türkiye’nin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Fransa gibi farklı ülke adresleri taşıyan bu zarfların her biri; Bedri Rahmi tarafından büyük bir titizlikle işlenmiş ve onun mutluluklarını, hüzünlerini, hasretlerini de gözler önüne koyuyor. Sergide Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eşi Eren Eyüboğlu, ağabeyi Sabahattin Eyüboğlu ve oğlu Mehmet Hamdi Eyüboğlu ile yaptığı yazışmaların yanı sıra ayrıca Fikret Mualla, Mustafa Pilevneli, Turan Erol, Mehmet Ali Cimcoz, Tosun Bayraktaroğlu ve Ertuğrul Özakdemir gibi önemli isimlerle kurduğu mektup trafiğine ait zarflar da yer alıyor.

‘YİĞİDİM ASLANIM’ ŞİİRİNİN EL YAZMASI
Serginin en ilgi çekici iki eseri şüphesiz ki Fikret Mualla’nın Bedri Rahmi Eyüboğlu’na yazdığı bir mektup ile Eyüboğlu’nun Nâzım Hikmet için kaleme aldığı ve:
“Bursa'nın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir gülleri
Yiğidim aslanım aman burda yatıyor,” mısralarıyla başlayan, halk arasında ‘Yiğidim Aslanım’ olarak bilinen ‘Zindanı Taştan Oyarlar’ şiirinin el yazması.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Hıfzı Topuz’a yazdığı mektupların zarfları
BU ZARFLAR KARAR OKURLARINA ÖZEL
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bu sanatla işlenmiş zarflarından birkaç tanesini, yıllar önce Eyüboğlu’nun yakın dostlarından olan merhum hocam Prof. Dr. Hıfzı Topuz’un arşivinde gördüğümde hayranlığımı gizleyememiştim. Bu sergide ise bu zarflardan onlarcasını bir arada görmek büyük bir keyif. Bu yazı vesilesiyle sergide olmayan fakat zamanında Bedri Rahmi tarafından Hıfzı Topuz’a gönderilen şu birkaç mektup zarfını da dikkatinize sunmak istiyorum.
‘Sessiz Mektuplar Konuşuyor: Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu’ sergisi, 28 Ocak – 29 Mart 2026 tarihleri arasında, pazartesi günleri hariç her gün 10.00 – 21.00 saatleri arasında Casa Botter’de ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.




