Çağın en yaygın sağlık sorunlarından biri olan obeziteyle mücadelede son yıllarda öne çıkan "zayıflama iğneleri", estetik kaygılarla kontrolsüzce kullanılmaya başlanınca uzmanları harekete geçirdi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, obezitenin yalnızca dış görünüşü ilgilendiren bir kilo problemi olmadığını; tip 2 diyabetten hipertansiyona, yüksek kolesterolden damar tıkanıklıklarına kadar pek çok hayati tabloyla doğrudan ilişkili kronik bir rahatsızlık olduğunu hatırlattı.
Kamuoyunda "iğneyle zayıflama" olarak anılan tedavinin perde arkasını anlatan Dr. Hatipoğlu, bu ilaçların sanıldığı gibi doğrudan yağ parçalamadığını, temel mekanizmanın mide boşalmasını yavaşlatarak erken doymayı ve uzun süreli tokluğu sağlamak olduğunu aktardı.

HER İSTEYENE YAZILAMAZ: VÜCUT KİTLE İNDEKSİ ŞARTI
Tedaviye başlanabilmesi için tıbbi kriterlerin sağlanması gerektiğinin altını çizen Dr. Hatipoğlu, hasta seçimindeki kırmızı çizgileri şöyle sıraladı:
"Bu enjeksiyonlar vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan bireylerde veya indeksi 27’yi aşıp tansiyon, şeker gibi kiloya bağlı ek kronik hastalığı bulunan kişilerde tıbbi endikasyonla değerlendirilir. 'Birkaç kilo fazlam var, hızlıca vereyim' mantığıyla bu ilaçlara başvurulamaz. Özellikle gebelik şüphesi olanlar, medüller tiroit kanseri geçmişi bulunanlar ve gastroparezi gibi sindirim sistemi rahatsızlığı yaşayan hastalar için bu tedavi risklidir. Hangi ilacın, hangi dozda ve ne süreyle kullanılacağına yalnızca hekim karar verebilir."
YÜZDE 20 KİLO KAYBI SAĞLIYOR ANCAK YAN ETKİLER HAFİFE ALINMAMALI
Kişinin bünyesine ve seçilen etken maddeye bağlı olarak hastaların toplam vücut ağırlıklarının yüzde 15 ila 20’sini, hatta bazen daha fazlasını kaybedebildiğini kaydeden Hatipoğlu, madalyonun diğer yüzündeki riskleri de hatırlattı. Tedavi sürecinde sıklıkla bulantı, kusma, ishal ve inatçı kabızlık gibi sindirim şikayetleri görülebildiğini; nadir de olsa safra kesesi taşları ve pankreatit gibi acil cerrahi müdahale gerektiren ağır tabloların gelişebileceğini dile getirdi.
"İLACI KESTİĞİNİZDE KİLOLAR KATLANARAK DÖNEBİLİR"
Obezitenin ömür boyu takip gerektiren bir süreç olduğuna dikkat çeken Dr. Hatipoğlu, yaşam tarzı değişikliğiyle desteklenmeyen tedavilerin hüsranla bittiğini vurguladı:
"İğneler tek başına kalıcı bir mucize sunmaz. İlaç kesildiğinde, eğer kişi sağlıklı beslenme düzenini ve hareketli yaşam tarzını bir alışkanlığa dönüştürmediyse verilen kilolar hızla geri alınır. İlaç sadece kapıyı aralar; asıl başarı sürdürülebilir bir yaşam disipliniyle gelir. Tedavi süresi hastanın tahlillerine, ilaca verdiği yanıta ve yan etki profiline göre mutlaka hekim gözetiminde planlanmalıdır."
