85 yaş üstünde tehlike büyük: Nöroloji uzmanı alzheimer ve demans için korkutan oranı açıkladı!

85 yaş üstünde tehlike büyük: Nöroloji uzmanı alzheimer ve demans için korkutan oranı açıkladı!

Toplumda giderek yaygınlaşan ve halk arasında bunama olarak adlandırılan demans hastalıklarına karşı kritik uyarılar peş peşe geldi. Sivas Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Özer Aynacı, ileri yaşın en büyük risk faktörü olduğuna dikkat çekerek 85 yaşın üzerindeki bireylerde Alzheimer görülme sıklığının yüzde 40 seviyesine kadar tırmandığını açıkladı.

Yaşlı nüfus arasında en sık karşılaşılan ve hayati fonksiyonları doğrudan tehdit eden demans türleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Sivas Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Özer Aynacı; hastalığın ilerleyişi, risk etkenleri ve erken dönem sinyallerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Alzheimer'ın yalnızca basit bir unutkanlık olarak görülmemesi gerektiğini belirten Aynacı, tablonun duygusal, davranışsal ve bilişsel kayıplarla seyreden nörodejeneratif bir süreç olduğunu ifade etti.

20260921aw793297-0.jpg

"TÜM DEMANS VAKALARININ YÜZDE 70'İNİ OLUŞTURUYOR"

Demansın beyin hücrelerinin tahribatı sonucu zihinsel işlevlerin ardışık biçimde bozulmasıyla geliştiğini hatırlatan Nöroloji Uzmanı Özer Aynacı, sürecin evrelerine dikkat çekti:

"Halk arasında 'bunama' olarak bilinen demans tablosunun yaklaşık yüzde 60-70'lik büyük bir kısmını Alzheimer hastalığı meydana getiriyor. Bu tablo genel olarak üç ana evrede seyreder. İlk ve erken evrede; yakın geçmişe ait hafıza sorunları ile konuşma sırasında doğru kelimeleri bulamama ve kendini ifade etmede hafif zorlanmalar baş gösterir. Yaş ilerledikçe sıklık katlanarak artar; özellikle 85 yaş üzerindeki vatandaşlarımızda görülme oranı yüzde 40'a kadar çıkabiliyor."

TÜRKİYE'DE 600 BİN AİLE BU ZORLU SÜREÇLE MÜCADELE EDİYOR

Demansın yaşlı bireylerde önde gelen ölüm nedenleri arasına girdiğini ve Türkiye genelinde yaklaşık 600 bin hanenin bu hastalıkla karşı karşıya olduğunu belirten Aynacı, hastalığın zeminini hazırlayan risk faktörlerini sıraladı:

  • Kronik rahatsızlıklar: Kontrol altına alınmayan hipertansiyon ve diyabet (şeker hastalığı).

  • Fiziksel faktörler: Obezite, hareketsiz yaşam tarzı ve kafa travmaları.

  • Duyusal ve ruhsal sorunlar: Görme ve işitme kayıpları, tedavi edilmemiş depresyon ve uyku bozuklukları.

  • Zararlı alışkanlıklar: Sigara ve alkol tüketimi ile geçirilmiş inme (felç) öyküsü.

"KESİN TEDAVİSİ YOK ANCAK KONTROL ALTINA ALINABİLİR"

Hastalığı tamamen ortadan kaldıran kesin bir tıbbi tedavinin henüz bulunmadığını hatırlatan Uzm. Dr. Özer Aynacı, doğru zamanda başlanan ilaç tedavilerinin belirtileri hafifletmede ve hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmada kritik rol oynadığını, bu nedenle erken teşhisin hasta ve hasta yakını için büyük kazanım olduğunu sözlerine ekledi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN