Kadınlarda en sık rastlanan kanser türlerinin başında gelen meme kanseri, tüm kadın kanser vakalarının yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. İstatistiklere göre her 7-8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanseri riskiyle karşı karşıya kalırken, erken teşhis hayat kurtaran en güçlü silah olmaya devam ediyor.
Ekim ayının dünya genelinde Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul edildiğini hatırlatan Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Yunus Öztürk, erken tanı yöntemleri ve dikkat edilmesi gereken kritik semptomlar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

"DAYANIŞMANIN SEMBOLÜ PEMBE KURDELE, HAYATIN ANAHTARI ERKEN TEŞHİS"
Hastalığın görülme sıklığı nedeniyle toplum genelinde bilinçlenmenin vazgeçilmez olduğunu dile getiren Opr. Dr. Öztürk, pembe rengin ve pembe kurdelenin mücadelede umut ile dayanışmayı simgelediğini ifade etti. Erken tanı sürecinde kadınların kendi bedenlerini tanımasının hayati olduğunu kaydeden Öztürk, kendi kendine yapılan düzenli muayenelerin ve periyodik klinik kontrollerin aksatılmaması gerektiğinin altını çizdi.
"AĞRI YAPMIYOR DİYE YANILMAYIN: ELE GELEN SERTLİĞE DİKKAT"
Meme kanserinin en temel klinik bulguları hakkında bilgi veren Opr. Dr. Yunus Öztürk, ağrı hissinin olmamasının tehlikeyi azaltmadığını belirterek şu uyarıda bulundu:
"Meme dokusunda ele gelen sertlik ve şişlikler en sık karşılaşılan belirtiler arasındadır. Bu şişlikler çoğu zaman herhangi bir ağrıya ya da acıya neden olmayabilir. Ağrısız olması hastaları yanıltmamalıdır; memede fark edilen her türlü kitle ve doku değişikliğinde vakit kaybetmeden derhal bir genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır. Erken tanı, tedavi sürecini tamamen değiştiren ve başarıyı artıran en büyük avantajdır."
40 YAŞ SONRASI İÇİN YILLIK TARAMA TAKVİMİ
Yaşa göre takip protokollerinin aksatılmaması gerektiğini hatırlatan Dr. Öztürk, kontrol aralıklarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"20 ile 40 yaş arasındaki kadınlarımızın iki yılda bir rutin hekim muayenesinden geçmesi gerekir. 40 yaşını aşan kadınların ise tarama ve doktor kontrollerini kesinlikle her yıl düzenli olarak yaptırması şarttır. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan yüksek riskli bireylerde ise bu takip aralıkları çok daha sık tutulmalıdır."
DOĞRU TANI İLE TEDAVİ BAŞARISI YÜZDE 95'E ULAŞIYOR
Erken evrede saptanan meme kanserinde tedavi başarı oranının yüzde 90 ila 95 seviyelerine kadar ulaştığına dikkat çeken Opr. Dr. Yunus Öztürk; şüpheli lezyon görülen hastalarda meme ultrasonografisi, meme MR’ı ve gerekli değerlendirmelerin ardından uygulanan meme biyopsisi gibi ileri tetkiklerle kesin tanının hızla konulabildiğini sözlerine ekledi.
