Araştırmacılar, bu ilişkinin vücudun biyolojik saati olarak bilinen sirkadiyen ritimle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi'nden çalışmanın yazarı Andrew McHill, yemek yemenin yanı sıra uyku ve egzersiz zamanlamasının da sağlık üzerinde etkili olabildiğini belirtiyor.
Üniversitede görev yapan karaciğer hastalıkları uzmanı Dr. Robert Wilechansky ise karaciğerin vücudun biyolojik ritmiyle yakından ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar, besinlerin içeriğini değiştirmeden yalnızca yemek saatlerini düzenlemenin sağlık üzerindeki etkilerini araştırıyor.
Gece çalışan kişilerde biyolojik saat ile uyku ve beslenme düzeni arasındaki uyumsuzluğun obezite ve kalp hastalığı gibi sorunlarla ilişkili olduğu da önceki araştırmalarda ortaya konmuştu.
KARACİĞER HASTALIKLARINDA BESLENMENİN ROLÜ
Önceki çalışmalar, şekerli içecekler ve cips, kurabiye gibi aşırı işlenmiş atıştırmalıkların tüketimini de karaciğer hastalıklarıyla ilişkilendirmişti. Ancak yeni araştırmada geç saatlerde yemek yeme ile hastalık riski arasındaki bağlantının nedenleri henüz kesinleşmiş değil. Bu ilişkinin daha iyi anlaşılması için ek çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.
ABD’de kronik karaciğer hastalıkları nedeniyle her yıl 52 binden fazla kişi hayatını kaybediyor. Sirozun belirtileri arasında yorgunluk, iştah kaybı, sarılık, ciltte kaşıntı ve mide bulantısı bulunabiliyor. Bazı karaciğer hastalıkları ise uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor.
