ABD'li Hematolog ve Onkolog Dr. Mikkael A. Sekeres, Washington Post için kaleme aldığı makalede, bilimsel veriler ışığında vitamin ve gıda takviyelerinin kanserle ilişkisini mercek altına aldı. Kanser teşhisi konulan kişilerin yüzde 64 ila 81'inin, sağlıklı bireylerin ise yaklaşık yüzde 50'sinin gıda takviyesi kullandığına dikkat çekilen analizde, bu ürünlerin denetim eksikliği ve potansiyel zararları konusunda çarpıcı uyarılara yer verildi.
DENETİM EKSİKLİĞİ VE SAHTE İÇERİK RİSKİ
Dr. Sekeres, reçeteli ilaçların aksine gıda takviyelerinin ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından sıkı bir denetime tabi tutulmadığını vurguladı. Üreticilerin etkinlik kanıtlama zorunluluğu olmadığını belirten Sekeres, piyasadaki ürünlerin güvenilirliği konusundaki endişeleri şu örnekle aktardı:
"2015 yılında New York Başsavcılığı tarafından yapılan bir incelemede, ulusal perakendecilerde satılan her beş bitkisel takviyeden dördünün, etiketinde yazan bitkileri içermediği tespit edildi. Bu ürünlerin çoğunun pirinç tozu, kuşkonmaz ve ev bitkileri gibi ucuz dolgu maddelerinden oluştuğu ortaya çıktı."
BİLİMSEL ÇALIŞMALAR: KANSERİ ÖNLEMİYOR
Makalede, geçmişte yapılan epidemiyolojik çalışmaların antioksidanların kanseri önleyebileceğini öne sürdüğü, ancak binlerce kişi üzerinde yapılan randomize klinik deneylerin bu iddiaları çürüttüğü belirtildi.
Öne çıkan bulgular şunlar:
Beta-karoten: Cilt kanserinin nüksetmesini önlemediği gibi genel kanser oranlarına da bir etkisi bulunmadı.
C ve E Vitaminleri: Kolorektal polip oluşumunu veya genel kanser riskini azaltmadığı görüldü.
Kadın Sağlığı Girişimi: 36 bin kadın üzerinde yapılan çalışmada, D vitamini veya kalsiyum takviyesinin kanser oranlarını düşürmediği saptandı.
BAZI TAKVİYELER KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR
Dr. Sekeres, takviyelerin çoğunun zararsız olduğunu ancak bazılarının belirli gruplarda ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Bilimsel araştırmalara dayanan verilere göre:
- E Vitamini ve Prostat Kanseri: Kanseri önleme amacıyla yapılan bir çalışmada, E vitamini alan erkeklerin prostat kanserine yakalanma riskinin, plasebo alanlara göre yüzde 17 daha yüksek olduğu belirlendi.
- Beta-karoten ve Akciğer Kanseri: Sigara içenlerde beta-karoten kullanımının akciğer ve mide kanseri riskini artırdığı tespit edildi.
- Folat: Kolon poliplerini önlemek için folat takviyesi alan erkeklerin prostat kanserine yakalanma ihtimalinin 2,5 kat arttığı gözlemlendi.
KEMOTERAPİNİN ETKİSİNİ AZALTABİLİR
Analizin en kritik bölümlerinden biri, halihazırda kanser tedavisi gören hastalarla ilgili uyarılar oldu. Meme kanseri tedavisi gören 1.100 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada, kemoterapi sırasında antioksidan takviyesi alan hastaların kanserinin nüksetme riskinin daha yüksek olduğu saptandı.
Uzmanlar, antioksidanların kemoterapinin kanser hücrelerini yok edici etkisine karşı koruma sağlayabileceğini veya ilacın vücuttaki işleyişini değiştirerek yan etkileri artırabileceğini belirtiyor. Dr. Sekeres, hastaların kullandıkları tüm takviyeleri mutlaka doktorlarına bildirmeleri gerektiği çağrısında bulundu.
