Amerika’da proteinli atıştırmalık pazarı 50 milyar dolarlık dev bir sektöre dönüşürken, uzmanlar tüketicileri uyarıyor: Her protein barı sandığınız kadar masum değil! Guardian’ın gerçekleştirdiği tadım testleri ve uzman görüşleri, bu popüler gıdaların iç yüzünü aydınlatıyor. Cleveland Kliniği’nden diyetisyen Julia Zumpano ve spor diyetisyeni Amy Stephens, protein barları hakkında ezber bozan bazı açıklamalar yaptı.

PROTEİN BARLARI GERÇEKTEN SAĞLIKLI MI?
Birçok kişi, spor sonrası veya yoğun iş temposunda öğün geçiştirmek için protein barlarına yöneliyor. Ancak bu barların büyük bir kısmı şeker, yapay tatlandırıcı ve karmaşık katkı maddeleriyle dolu. Uzman Julia Zumpano, bu ürünleri sadece "acil durum" veya "seyahat" gıdası olarak gördüğünü belirtiyor. Zumpano’ya göre, gerçek gıdaların yerini hiçbir sentetik ürün tutamaz. Eğer içerik listesinde telaffuz edemediğiniz kimyasallar varsa, o bar muhtemelen bir "sağlık bombası" değil, işlenmiş bir gıda ürünüdür.
İÇERİK LİSTESİNDEKİ GÖRÜNMEYEN TEHLİKELER
Konuya ilişkin bilgilerini paylaşan Stephens, “İzole proteinlere veya tozlara tamamen güvenmek yerine, yulaf, kuruyemiş ve tohum gibi kendi başlarına var olan, tanınabilir içeriklere sahip yiyecekler arayın. İzole proteinlerin işlenme şekli vücut için çok sağlıksız olabilir” dedi.
Öte yandan Zumpano ise, “Yapay tatlandırıcılar, renklendiriciler, boyalar ve şeker alkollerinden kaçınıyorum. İçindekileri telaffuz edebildiğim, ne olduklarını bildiğim ürünler arıyorum” açıklamasında bulundu.

SIK TÜKETİMDEKİ POTANSİYEL ZARARLAR
Protein barları sürekli tüketmenin zararlarına değinen iki isim de içerisinde bulunana tatlandırıcılara dikkati çekti. Bu kapsamda Zumpano, “Tatlandırıcıların bazı durumlarda iştahı ve tatlı ile karbonhidratlara olan isteği artırdığı gösterilmiştir . Büyük miktarlarda tüketildiğinde bağırsak mikrobiyomunu bozabilir . Cleveland Kliniği'nin bazı çalışmaları da şeker alkollerinin inme ve kan pıhtılaşması riskini artırabileceğini göstermektedir. Sıçanlar üzerinde yapılan diğer ön çalışmalar, yapay bileşenlerin bazı kanserojen etkileri olduğunu ve diğer çalışmalar bu bileşenleri çocuklarda davranışsal etkilerle ilişkilendirdiğini göstermektedir” açıklamasını yaptı.
Aynı konu üzerinden görüşlerini paylaşan Stephens ise, “Protein ağırlıklı bir diyet dengesizliğe yol açabilir. Öğle yemeğinde tavuk ve sebze yiyen bir maraton koşucusu görürsem, "Karbonhidrat yemeden nasıl koşuyoruz?" diye sorarım. İnsanlar karbonhidratlardan korkuyor. Ancak yeterince karbonhidrat tüketmemenin sonuçları arasında düşük enerji, şeker isteği, enerji düşüşleri, egzersiz yapıp kondisyonunuzda veya kas gücünüzde bile iyileşme görmemek yer alabilir” dedi.
VÜCUDUN NE KADAR PROTEİNE İHTİYACI VAR?
İki isim de proteinin insan vücudu için temek bir besin olduğundan söz ederken, Stephens, “Eğer dayanıklılık sporcusuysanız, muhtemelen vücut ağırlığınızın kilogramı başına 1,4 ila 1,7 gram proteine ihtiyacınız vardır. Eğer daha çok güç sporcusuysanız – halterciler, güreşçiler – vücut ağırlığınızın kilogramı başına 2 hatta belki 2,2 grama kadar çıkabilirsiniz, ancak bu gerçekten sadece bu belirli gruplar için faydalı olabilir” diye konuştu.
Zumpano, insanların protein yerine life daha çok odaklanmaları gerektiğini ve özellikle Amerikalıların birçoğunun lif ihtiyaçlarını karşılamadıklarını dile getirdi.
