Türkiye’nin zengin arkeolojik mirası, uluslararası müzecilik arenasında ses getiren prestijli bir projeyle yeniden dünya gündemine taşındı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Danimarka’nın köklü sanat kurumlarından Glyptotek Müzesi arasındaki iş birliği kapsamında, Burdur Müzesi envanterinde korunan Roma dönemine ait 18 nadide eser Kopenhag’a taşındı. 1 Ekim itibarıyla kapılarını açan ve 29 Mart 2027 tarihine kadar ziyarete açık kalacak sergi, imparatorluk coğrafyasındaki giyim kültürünün sosyolojik ve politik izdüşümlerini gözler önüne seriyor.

Gelişmeyi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna duyuran Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu coğrafyasının ev sahipliği yaptığı kadim uygarlıkların izlerini dünya çapında tanıtmaya kararlılıkla devam ettiklerini vurguladı. Eserlerin böylesine kapsamlı bir uluslararası projede yer almasından duyulan memnuniyeti dile getiren Ersoy, serginin hazırlanmasında ve eserlerin güvenle Kopenhag’a ulaştırılmasında emeği geçen tüm uzmanlara teşekkür etti.
BAKAN ERSOY: "ANADOLU’NUN ZENGİN TARİHİNİ SANATSEVERLERLE BULUŞTURUYORUZ"
Bakan Mehmet Nuri Ersoy açıklamasında, Roma döneminde kıyafetlerin, takıların ve saç biçimlerinin yalnızca estetik bir tercih olmadığını, aynı zamanda bireylerin kimliğini, toplumdaki hiyerarşik konumunu ve siyasi gücünü doğrudan yansıtan görsel semboller olduğunu belirtti. Anadolu’nun kültürel mirasını dünyanın dört bir yanındaki sanatseverlerle buluşturduklarının altını çizen Ersoy, Burdur’dan giden eserlerin dünya çapında tanınan koleksiyonlarla bir arada sergilenmesinin Türkiye'nin kültürel mirasının evrensel değerini bir kez daha kanıtladığını ifade etti.
Serginin merkezinde Roma imparatorluk ailesini, dönemin seçkin aristokratlarını ve imparatorluğun uzak eyaletlerinde yaşayan farklı toplumsal sınıfları tasvir eden anıtsal mermer heykeller yer alıyor. Heykellerin yanı sıra günümüze kadar korunabilmiş ender arkeolojik tekstil kalıntıları, dönemin zanaatkarlığını yansıtan gösterişli takılar ve ayakkabılar da ziyaretçilere Antik Çağ’ın gündelik yaşamını ve kişilerin kendilerini toplum içinde nasıl temsil ettiklerini ayrıntılı biçimde aktarıyor.

BRİTİSH MUSEUM VE ULUSLARARASI KOLEKSİYONLARLA AYNI ÇATI ALTINDA
"The Power of Fashion in the Roman Empire" (Roma İmparatorluğu’nda Modanın Gücü) başlığını taşıyan sergi, dünyanın sayılı kültür kurumlarını bir araya getiren güçlü bir uluslararası ortaklığa dayanıyor. Burdur Müzesi’nden ödünç verilen 18 tarihi eser; ev sahibi Glyptotek’in kendi Roma dönemi koleksiyonunun yanı sıra British Museum, Danimarka Ulusal Müzesi ve Thorvaldsens Müzesi koleksiyonlarından seçilen başyapıtlarla yan yana sergileniyor.
Küratöryel kurgu, Anadolu’nun Roma dönemi kültürel mirasının farklı Akdeniz ve Avrupa coğrafyalarından gelen eserlerle eş zamanlı olarak incelenmesine zemin hazırlıyor. Eserlerin bu ortak bağlamda bir araya gelmesi, Antik Çağ’daki moda ve giyim kodlarını günümüz modern dünyasında kimlik, aidiyet ve görsel temsil üzerine yürütülen sosyolojik tartışmalarla buluşturarak konunun bilimsel boyutuna yeni bir soluk kazandırıyor.
KÜLTÜREL DİPLOMASİDE YENİ DÖNEM: İADEDEN KALICI İŞ BİRLİĞİNE
Burdur Müzesi eserlerinin Kopenhag’daki varlığı, Türkiye’nin son yıllarda yürüttüğü kültürel diplomasi stratejisinin somut ve olumlu bir meyvesi olarak da değerlendiriliyor. Yasa dışı yollarla Türkiye’den kaçırılan ve Danimarka’da bulunan Roma İmparatoru Septimius Severus heykel başının müzakereler sonucunda ait olduğu topraklara iade edilmesinin ardından iki ülke müzeleri arasında tesis edilen güven ortamı, bu çapta bir sergi iş birliğinin zeminini hazırladı.
Kültür varlıklarının iadesinin yalnızca geçmişteki bir hukuksuzluğun giderilmesiyle sınırlı kalmadığını kanıtlayan bu süreç, kurumlar arasında karşılıklı saygıya dayalı yeni bir ortaklık dönemini başlattı. Tarihi eser kaçakçılığıyla mücadelenin ardından kurulan bu diyalog; ortak bilimsel çalışmalar, karşılıklı eser ödünçleri ve akademik değişimlerle uluslararası kültürel iş birliğinin en yapıcı örneklerinden biri haline geldi.
KAPSAMLI BİLİMSEL YAYIN VE ÇOK DİSİPLİNLİ ETKİNLİKLER
Glyptotek Müzesi’ndeki sergiye, hazırlıkları uzun süredir devam eden kapsamlı bir akademik yayın da eşlik ediyor. Küratör Dr. Cecilie Brøns ile müze editörü Anna Manly yönetiminde hazırlanan ve Danca ile İngilizce olarak basılan hakemli yayın, 12 bağımsız bölümden oluşuyor. Uluslararası arkeolog ve tarihçilerin makaleleriyle katkı sağladığı bu eser, Roma heykel sanatında giyim ve kimlik olgusunu bilim dünyasına kalıcı bir kaynak olarak sunmayı amaçlıyor.
Yaklaşık altı ay boyunca Kopenhag’da ziyarete açık kalacak sergi takvimi boyunca eğitim atölyeleri, rehberli turlar, uluslararası konferanslar ve çok dilli sesli rehber uygulamaları devreye alınacak. Proje kapsamında ayrıca dönemin giyim kültürünü bugünün yaratıcı endüstrileriyle buluşturmak amacıyla çağdaş moda tasarımcıları ve uluslararası yayın kuruluşlarıyla disiplinler arası etkinlikler gerçekleştirilecek.
