Gaziemir ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Semra Ş., öz torunu ve torununun eşi tarafından sistematik bir dolandırıcılık, şiddet ve hatta öldürmeye teşebbüs girişimine maruz kaldığını iddia ederek hukuk mücadelesi başlattı. Yaşlı kadının iddiaları arasında evin hileyle elinden alınması, emekli maaşına el konulması ve çamaşır suyuyla zehirlenme girişimi gibi ağır suçlamalar yer alıyor.
KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİ KABUSA DÖNDÜ
Olaylar dizisi, Semra Ş.’nin torunu K.Ş. (39) ile birlikte yaşadığı evin kentsel dönüşüme girmesiyle başladı. İnşaat süreci boyunca torunuyla birlikte kiralık bir evde kalan yaşlı kadın, yeni dairelerin tamamlanmasının ardından mülkiyetinin hileli yöntemlerle torunu üzerine tescil edildiğini savundu. Semra Ş., okuma yazması ve işitme yetisinin zayıf olmasından faydalanıldığını, "müteahhitlik işlemleri" denilerek götürüldüğü tapu dairesinde evin torununun eşinin kardeşine satılıp oradan devredildiğini iddia etti.

"ÇAYIMA ÇAMAŞIR SUYU KOYDULAR"
Yeni dairesine taşınmak istediğinde evin yabancı kişilere kiralandığını gören Semra Ş., duruma tepki gösterince şiddete maruz kaldığını dile getirdi. Yaşadığı dehşeti anlatan yaşlı kadın, şu iddialarda bulundu:
"Eve geldiğimde tanımadığım kişilerin kaldığını gördüm. Kendi evimden kovulmaya çalışıldım. Torunum beni darp etti, buzdolabına vurdu ve bıçak çekti. Üst kattaki kiracı sayesinde kurtuldum. Hatta çayıma çamaşır suyu koyarak beni zehirlemeye çalıştılar."
EMEKLİ MAAŞI VE BİRİKİMLERLE ARABA ALINDIĞI İDDİASI
Mağduriyetinin sadece mülkiyetle sınırlı olmadığını belirten Semra Ş., torununun kendisini bankaya götürerek adına kredi çektirdiğini ve emekli maaş kartını ele geçirdiğini öne sürdü. Birikimlerinin ve maaşının elinden alındığını söyleyen yaşlı kadın, bu paralarla torunu tarafından otomobil satın alındığını iddia etti.
"AMELİYAT BİLE OLAMIYOR"
Semra Ş.'nin diğer torunu Nevin Ç. (40), anneannesinin uğradığı bu mağduriyet üzerine kardeşi K.Ş. ve karısı H.Ş. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Nevin Ç., anneannesinin kimlik kartlarının ve yaşlılık kartlarının da yok edildiğini, bu nedenle sağlık hizmetlerine erişemediğini belirtti. Nevin Ç., "Anneannem kimliği olmadığı için katarakt ameliyatı olamıyor ve işitme cihazını alamıyor. Uzaklaştırma kararı aldırmamıza rağmen tehditler sürüyor. Tek isteğimiz gasbedilen evin ve tedavi paralarının iade edilmesidir" dedi.
