Samsun’un Atakum ilçesinde her geçen gün etkisini artıran kıyı erozyonu, sahil şeridinde ciddi tahribata yol açıyor. Denizin karayı aşındırması sonucu kıyı kesiminde gerileme yaşanırken, bölgedeki bazı yapıların temelleri açığa çıktı, kafelerin alt kısımları oyuldu ve sahilde yer alan koruma duvarlarında çökmeler meydana geldi. Kıyıdaki korkutan tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Fiziki Coğrafya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, erozyonun nedenlerini ve alınması gereken önlemleri aktardı.

Atakum ilçesine bağlı İncesu, Çatalçam, Altınkum ve Taflan bölgelerinin sahillerinde etkili olan erozyon; kıyıdaki yapı, alan ve zeminlerde boşalmalara sebep oluyor. Şiddetli dalgaların aşındırdığı bazı noktalarda denizin sahil yoluna kadar ulaştığı gözlemleniyor.

KIYI EROZYONUNUN TEMEL SEBEPLERİ
Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek, kıyı erozyonunun ana sebebinin kıyıdaki sediment (kum ve çakıl gibi malzeme) bütçesinde meydana gelen açık olduğunu vurguladı. Kıyıların akarsular tarafından taşınan malzemelerle beslendiğini belirten Zeybek, erozyona yol açan faktörleri dört ana başlık altında topladı:

AKARSULAR ÜZERİNDEKİ YAPILAR: Akarsular üzerine plansız ve programsız inşa edilen baraj ve regülatör gibi yapılar, karalardan kıyılara taşınan malzeme miktarının azalmasına neden oluyor. Bu müdahaleler sediment bütçesinde açığa yol açıyor.
HATALI KIYI YAPILARI: Balıkçı barınakları ve limanlar inşa edilirken kıyıdaki akıntı düzenine ve denizin hidrodinamik özelliklerine dikkat edilmemesi erozyonu tetikliyor.
KONTROLSÜZ YAPILAŞMA VE KIYI İHLALİ: Kıyı kenar çizgisinin ihlal edilmesi ve kıyıdaki doğal ortam üzerindeki beşerî baskının kontrolsüz yapılaşmayla artırılması erozyon riskini büyütüyor.
KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ: 1880 yılından bu yana ortalama deniz seviyesi yaklaşık 25 santimetre yükseldi. Deniz seviyesindeki bu artış; dalga boylarını, dalga özelliklerini ve akıntı düzenini değiştirerek kıyı üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor.

ÖNLENMESİ İÇİN ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER
Kıyı erozyonunu engellemek için öncelikle malzeme akışını azaltan uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Zeybek, yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:

PLANLI BARAJ VE YAPILAŞMA: Akarsular üzerine kurulacak baraj, gölet ve regülatörlerin sediment bütçesinde açık oluşturmayacak şekilde planlanması gerekiyor.
KIYI KANUNUNA UYULMASI VE SIKI DENETİM: Kıyı kanunu uyarınca deniz ile karanın temas ettiği kıyı çizgisinden itibaren kara yönünde 100 metreye kadar kalıcı yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesi, turistik amaçlı geçici müdahaleler dışındaki yapılaşmaların denetlenmesi önem taşıyor.
GEÇİCİ VE TEKNİK ÖNLEMLER: Çok acil durumlarda dalga enerjisini kırmak için kıyıda kalın bloklar geçici tedbir olarak kullanılabilir. Ayrıca sediment açığını kapatmak amacıyla deniz tabanına kum torbaları bırakılabilir veya kıyı yetersiz kaldığı noktalarda desteklenebilir. Hatalı yapıların gerisinde biriken malzeme ise boru hatları ya da özel deniz araçlarıyla taşınarak kıyı dengesi korunabilir.
