Karadeniz'de 2 bin 300 yıllık kalede tarihe ışık tutan keşif: Antik dünyanın sırları ortaya çıkıyor

Karadeniz'de 2 bin 300 yıllık kalede tarihe ışık tutan keşif: Antik dünyanın sırları ortaya çıkıyor

Ordu'nun Altınordu ilçesinde bulunan 2 bin 300 yıllık Kurul Kalesi'nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Anadolu'nun antik inanç dünyasına ilişkin önemli bulgular ortaya çıkarılıyor. Daha önce 2 bin 150 yıllık Kibele heykeli, çocuk Dionysos ve Pan figürlerinin bulunduğu kalede, son çalışmalarda Dionysos kültüyle ilişkili buluntulara odaklanıldı.

Ordu'nun Altınordu ilçesine bağlı Bayadı Mahallesi'nde, yaklaşık 2 bin 300 yıllık geçmişe sahip Kurul Kalesi'nde arkeolojik kazılar devam ediyor. Doğu Karadeniz'in ilk bilimsel arkeolojik kazı alanı olarak bilinen antik yerleşimde, bölgenin tarihine ve Helenistik Dönem'in inanç sistemine ışık tutan buluntular gün yüzüne çıkarılıyor.

Ordu Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt başkanlığında yürütülen kazılarda, kalenin askeri işlevinin yanı sıra dini törenlere, depolama faaliyetlerine ve gündelik yaşama ilişkin izler de araştırılıyor.

2010 yılında başlayan çalışmalar sırasında bugüne kadar Ana Tanrıça Kibele heykeli, çocuk Dionysos ve onu yetiştiren Pan figürü ile bu tanrıların kültleriyle bağlantılı hayvan biçimli törensel kaplar bulundu.

whatsapp-image-2026-10-13-at-08-37-34-2.jpeg

KAZILARDA DİONYSOS KÜLTÜNE İLİŞKİN BULUNTULAR

Kurul Kalesi'nde sürdürülen çalışmalar, antik dönemde Anadolu'da tapınım gören tanrı ve tanrıçaların bölgedeki etkisini ortaya koyuyor.

Özellikle şarap, bereket, doğa ve coşkuyla ilişkilendirilen Dionysos'a ait figürler, kalenin yalnızca savunma amacıyla kullanılmadığını, aynı zamanda dini ritüellerin gerçekleştirildiği bir yerleşim olduğunu gösteriyor.

Kazılarda Dionysos'un çocukluk dönemini betimleyen figürlerin yanı sıra mitolojide onun yetiştirilmesiyle ilişkilendirilen Pan figürüne ve hayvan biçimindeki törensel kaplara ulaşıldı.

Bu eserler, Helenistik Dönem'de Karadeniz'in iç kesimlerinde yaşayan toplulukların dini inanışlarının anlaşılması açısından önem taşıyor.

whatsapp-image-2026-10-13-at-08-37-34.jpeg

PROF. DR. ŞENYURT: ÇOK ÖNEMLİ BULUNTULARA ULAŞTIK

Kazı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt, Kurul Kalesi'nin bilim dünyasını şaşırtan özellikler taşıdığını belirterek çalışmaların önemine dikkat çekti.

Şenyurt, son kazı sezonuna ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bu seneki buluntularla da Dionysos kültüyle beraber Anadolu'nun iki tanrı ve tanrıça figürünü bilim camiasına ve kültür dünyasına tanıtmış olacağız. Bu yönüyle başta Bakanlığımıza ve Büyükşehir Belediyemize destekleri dolayısıyla çok teşekkür ediyorum.”

Kurul Kalesi'nin Doğu Karadeniz arkeolojisi için yeni bir araştırma döneminin başlangıcı olduğunu belirten Şenyurt, bölgedeki ormanlık ve bitki örtüsüyle kaplı alanların önemli tarihî kalıntılar barındırabileceğine işaret etti.

Şenyurt, “Bitki örtüsü ile kapalı Doğu Karadeniz'de saklı kültürel miraslarımız var. Bundan sonraki çalışmalara da Kurul Kalesi bu kıvılcımı yakmış oldu” dedi.

whatsapp-image-2026-10-13-at-08-37-35-1.jpeg

HİLMİ GÜLER: BURASI SADECE BİR KALE DEĞİL, AYNI ZAMANDA BİR YERLEŞKE

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler de kazı alanını ziyaret ederek Prof. Dr. Şenyurt'tan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Güler, yürütülen kazıların antik yerleşimin bilinmeyen yönlerini ortaya çıkardığını belirterek alanın Ordu'nun kültürel mirası açısından önemini vurguladı.

Kurul Kalesi'ndeki çalışmaların yaklaşık yüzde 40'ının tamamlandığını söyleyen Güler, şunları kaydetti:

“Şu ana kadar yüzde 40'ı tamamlandı. Akademisyen arkadaşlarımız yoğun bir çalışma içerisindeler. Burada Dionysos dönemine ait önemli kazanımlarımız var. Bu eserler hem geçmişe ışık tutacak hem de bu bölgeye büyük bir katma değer katacak. Burası sadece bir kale değil, aynı zamanda bir yerleşke. Bulunan eşyalardan bu sonuç çıkıyor.”

Güler, kazıların sürdürülmesiyle birlikte Ordu'nun tarih ve kültür turizmi açısından yeni bir çekim merkezi kazanacağını ifade etti.

whatsapp-image-2026-10-13-at-08-37-35.jpeg

KURUL KALESİ NEDEN ÖNEMLİ? 2 BİN 300 YILLIK TARİHİN ARDINDAKİ HİKÂYE

PONTOS KRALLIĞI'NIN ROMA'YA KARŞI MÜCADELESİNE TANIKLIK ETTİ

Kurul Kalesi'ni Anadolu'nun diğer antik yerleşimlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, Helenistik Dönem'de Karadeniz çevresinde hüküm süren Pontos Krallığı'nın askeri ve dini hayatına ilişkin doğrudan arkeolojik kanıtlar sunması.

MÖ 2. ve 1. yüzyıllarda kullanılan kale, özellikle Roma Cumhuriyeti'ne karşı yürüttüğü savaşlarla tanınan Pontos Kralı VI. Mithridates Eupator döneminde stratejik bir savunma noktası olarak değerlendiriliyor.

MÖ 120-63 yılları arasında hüküm süren Mithridates, Karadeniz havzasını kontrol altına almak ve Roma'nın Anadolu'daki ilerleyişini durdurmak amacıyla uzun yıllar mücadele etti.

Kurul Kalesi'nin bulunduğu yüksek nokta, çevredeki vadileri ve ulaşım güzergâhlarını kontrol etmeye elverişli konumuyla bu savunma sisteminin parçalarından biriydi.

Kazılarda bulunan silahlar, ok ve mızrak uçları, taş gülleler, sur kalıntıları ve depolama alanları, yerleşimin askeri niteliğini ortaya koyuyor.

whatsapp-image-2026-10-13-at-08-37-34-4.jpeg

ROMA SALDIRISININ İZLERİ 2 BİN YIL BOYUNCA KORUNDU

Kurul Kalesi'nin arkeologlar açısından en dikkat çekici özelliklerinden biri, antik yerleşimin büyük bir yıkımın ardından yeniden iskân edilmemiş olması.

Kazı Başkanı Şenyurt'un önceki yıllarda yaptığı açıklamalara göre kale, MÖ 1. yüzyılda Roma'nın bölgedeki askeri faaliyetleri sırasında tahrip edildi ve terk edildi.

Yerleşimde sonraki dönemlerde yoğun bir yapılaşma yaşanmaması sayesinde gündelik yaşamda kullanılan çok sayıda eşya bulunduğu yerde korundu.

Arkeologlar bu nedenle silahları, çanak çömlekleri, depolama küplerini ve çeşitli aletleri yaklaşık iki bin yıl önce bırakıldıkları mekânlarda inceleyebiliyor.

Bu durum, Kurul Kalesi'ni yalnızca tarihî eserlerin bulunduğu bir alan olmaktan çıkararak antik bir yerleşimin son döneminin yeniden anlaşılabildiği önemli bir araştırma merkezine dönüştürüyor.

whatsapp-image-2026-10-13-at-08-37-34-5.jpeg

2016'DA BULUNAN KİBELE HEYKELİ NEDEN BENZERSİZ?

Kurul Kalesi'nin uluslararası arkeoloji çevrelerinde tanınmasını sağlayan en önemli keşif, 2016 yılında bulunan Ana Tanrıça Kibele heykeli oldu.

Yaklaşık 2 bin 100 ila 2 bin 150 yıllık olduğu değerlendirilen, 110 santimetre yüksekliğinde ve yaklaşık 200 kilogram ağırlığındaki mermer heykel, tahtında oturur durumda kalenin ana girişindeki özgün yerinde bulundu.

Anadolu'nun köklü inanç geleneklerinden biri olan Kibele, bereket, doğa ve ana tanrıça kültüyle ilişkilendiriliyor.

Heykelin önemini artıran unsur ise arkeolojide in situ olarak tanımlanan, yapıldığı dönemde yerleştirildiği konumda bulunmuş olması.

Helenistik Dönem'e ait Kibele heykelleri arasında özgün yerinde tespit edilen ilk örnek olarak değerlendirilen eser, bu tanrıçanın yalnızca bereketle değil, yerleşimleri koruma inancıyla da bağlantılı olduğunu ortaya koydu.

Kalenin girişindeki heykelin, kenti ve burada yaşayanları koruduğuna inanılan kutsal bir simge olduğu düşünülüyor.

KALENİN İÇİNDE GİZLİ MERDİVENLER, SARNIÇLAR VE ERZAK DEPOLARI VAR

Kurul Kalesi, yalnızca heykelleriyle değil, mimari yapısıyla da dikkat çekiyor.

Kayalık bir tepe üzerine kurulan yerleşimde, kayaya oyulmuş yaklaşık 300 basamaklı merdiven sistemi, dehlizler, su sarnıçları, surlar ve çeşitli yapı kalıntıları tespit edildi.

Kazılarda onlarca büyük erzak küpünün bulunduğu depolama alanları da ortaya çıkarıldı.

Bu küplerin, kale içerisinde yaşayan insanların ve askerlerin ihtiyaç duyduğu yiyeceklerin saklanmasında kullanıldığı değerlendiriliyor.

Su sarnıçları ve erzak depoları, Kurul Kalesi'nin uzun süreli kuşatmalara karşı hazırlıklı bir askeri yerleşim olarak düzenlendiğine işaret ediyor.

whatsapp-image-2026-10-13-at-08-37-34-1.jpeg

DOĞU KARADENİZ'İN ANTİK TARİHİNİ YENİDEN ANLAMAMIZI SAĞLIYOR

Doğu Karadeniz, yoğun orman örtüsü ve engebeli coğrafyası nedeniyle Anadolu'nun diğer bölgelerine kıyasla arkeolojik açıdan daha sınırlı araştırılmış alanlardan biri.

Kurul Kalesi'nin önemi de bu noktada ortaya çıkıyor.

Bölgede uzun soluklu bilimsel kazıların yürütüldüğü ilk alanlardan olan kale, Pontos Krallığı'nın askeri örgütlenmesi, dini inanışları ve gündelik yaşamı hakkında somut kanıtlar sağlıyor.

Prof. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt ile arkeolog Atakan Akçay'ın 2017'de yayımlanan bilimsel çalışması da Kurul Kalesi'nin, VI. Mithridates dönemine ait kazısı yapılan ilk kale örneği olduğuna dikkat çekiyor.

Bugüne kadar gün yüzüne çıkarılan binlerce eser ve mimari kalıntı, Doğu Karadeniz'in antik çağlarda yalnızca kıyı ticaretiyle değil, askeri savunma, yerleşim ve dinsel faaliyetlerle de şekillenen bir bölge olduğunu gösteriyor.

Kazıların ilerlemesiyle Kurul Kalesi'nin hem Pontos Krallığı'nın tarihine hem de Anadolu'nun antik inanç dünyasına ilişkin yeni bilgiler sunması bekleniyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN