Troya'da 160 yıllık kazı tarihinde bir ilk: 2 bin 800 yıllık müzik aleti bulundu

Troya'da 160 yıllık kazı tarihinde bir ilk: 2 bin 800 yıllık müzik aleti bulundu

Çanakkale'deki Troya Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, 160 yılı aşkın araştırma tarihinde ilk kez bir müzik aleti gün yüzüne çıkarıldı. Yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt, antik kentteki müzik kültürünün doğrudan arkeolojik kanıtı olarak kayıtlara geçti. Kazılarda ayrıca Troya II kent kapısı yakınında 4 bin 500 yıllık insan biçimli bir idol başı bulundu. İki keşif, Troya'nın farklı dönemlerdeki sanat, inanç ve toplumsal yaşamına ilişkin yeni bilgiler sunuyor.

Çanakkale'de bulunan ve binlerce yıllık geçmişiyle dünyanın en önemli arkeolojik alanları arasında yer alan Troya Antik Kenti'nde iki önemli keşfe imza atıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen 2026 yılı kazılarında yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık insan biçimli idol başı ortaya çıkarıldı.

Arkaik Dönem'e tarihlenen kemik flüt, 160 yılı aşkın süredir devam eden Troya kazılarında bugüne kadar ele geçirilen ilk ve tek müzik aleti olması bakımından önem taşıyor.

Troya II kent kapısı yakınlarında bulunan idol başı ise Erken Tunç Çağı'nın inanç ve sembol dünyasına ilişkin yeni veriler sunuyor.

whatsapp-image-2026-10-22-at-10-10-35.jpeg

160 YILI AŞKIN KAZI TARİHİNDE İLK MÜZİK ALETİ

Troya'daki Arkaik Dönem yerleşim dolgusunda ortaya çıkarılan kemik flüt, yaklaşık 2 bin 800 yıl öncesine tarihleniyor.

Antik kentte uzun yıllardır yürütülen kazılarda seramiklerden mimari yapılara, gündelik kullanım eşyalarından dini nesnelere kadar çok sayıda buluntuya ulaşılmış olmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir müzik aleti ele geçirilmemişti.

Yeni keşifle birlikte Troya'da müzik kültürünün varlığına ilişkin ilk doğrudan arkeolojik kanıt elde edildi.

Yaklaşık MÖ 750-480 yıllarını kapsayan Arkaik Dönem'de müzik, yalnızca eğlence amacıyla değil, dini törenlerde ve toplumsal yaşamın farklı alanlarında da kullanılıyordu.

Kazılarda bulunan flüt, Troya'da yaşayan toplulukların müzikle kurduğu ilişkinin araştırılmasına katkı sağlayacak.

FLÜTÜN KORUNMUŞ PARÇASI ARAŞTIRMALAR İÇİN ÖNEM TAŞIYOR

Kemik flütün dikkat çeken özelliklerinden biri, gövdesine bağlanan baş kısmının korunmuş olması.

Bu parçanın günümüze ulaşması, arkeologların müzik aletinin yapısını ve nasıl kullanıldığını inceleyebilmesine olanak sağlıyor.

Antik dönemlerde müzik aletleri çoğunlukla kemik, ahşap ve kamış gibi organik malzemelerden üretiliyordu. Bu malzemelerin zaman içerisinde bozulması, arkeolojik kazılarda müzik aletlerine rastlanmasını güçleştiriyor.

Troya'da bulunan kemik flütün önemi de hem nadir bir buluntu olmasından hem de yapısına ilişkin inceleme yapılabilecek parçalarının korunmuş olmasından kaynaklanıyor.

Arkaik Dönem'in üflemeli çalgıları arasında farklı uzunluklardaki kemik veya kamış boruların bir araya getirilmesiyle oluşturulan syrinx ya da diğer adıyla panflüt de bulunuyordu.

Bu dönemde bazı üflemeli çalgıların Dionysos kültü ve dini ritüellerle bağlantılı olarak kullanıldığı biliniyor.

TROYA II KENT KAPISINDA 4 BİN 500 YILLIK İDOL BAŞI

Kazılardaki ikinci önemli keşif ise Troya II kent kapısı çevresinde gerçekleştirildi.

Arkeologlar, yaklaşık MÖ 2500 yıllarına tarihlenen insan biçimli bir idol başı buldu.

Erken Tunç Çağı'na ait olduğu belirlenen eser, Troya'nın sembolik dünyasına ve bölgede yaşayan toplulukların kültürel geleneklerine ilişkin yeni bir araştırma kaynağı oluşturuyor.

İnsan biçimli küçük idoller, Batı Anadolu'nun MÖ 3. binyıla ait karakteristik arkeolojik buluntuları arasında yer alıyor.

Troya'da daha önce bulunan benzer nesneler ve Batı Anadolu'nun diğer arkeolojik merkezlerinde ele geçirilen örnekler, bu tür eserlerin bölgesel kültürel etkileşimleri anlamak açısından önem taşıdığını gösteriyor.

Yeni idol başının da üretim teknikleri, kullanım biçimleri ve diğer yerleşimlerle benzerlikleri açısından incelenmesi bekleniyor.

ANADOLU İLE EGE ARASINDAKİ KÜLTÜREL BAĞLARA IŞIK TUTACAK

Yaklaşık MÖ 2500-2300 yıllarına tarihlenen Troya II dönemi, antik kentin mimari ve maddi kültür bakımından geliştiği önemli bir evreyi temsil ediyor.

Bu dönemde Troya, Anadolu ile Ege dünyası arasındaki kültürel bağlantıların yoğunlaştığı merkezlerden biri olarak öne çıkıyordu.

Kent kapısı çevresinde ortaya çıkarılan insan biçimli idol başı, bu dönemde yaşayan toplumların inançları, sembolik anlatımları ve kültürel ilişkilerinin araştırılmasına yeni bir katkı sağlayacak.

Flüt ile idol başının farklı tarihsel dönemlere ait olması ise Troya'nın yüzyıllar boyunca değişen toplumsal ve kültürel yaşamını karşılaştırmalı olarak inceleme imkânı sunuyor.

TROYA'DA BİNLERCE YILLIK YAŞAMIN İZLERİ

Dünyanın en tanınmış antik kentlerinden biri olan Troya'nın yerleşim geçmişi MÖ 3. binyılın başlarından MS 13. yüzyıla kadar uzanıyor.

Arkeolojik araştırmalarda kentte on ana yerleşim katmanı tespit edildi.

Farklı dönemlerde yıkımlar ve yeniden inşa süreçleri yaşayan Troya, Anadolu ile Ege arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkilerde önemli bir merkez oldu.

MÖ 12. yüzyılın sonlarında yaşanan yıkımların ardından bölgede yazılı kaynakların sınırlı olduğu yaklaşık dört yüzyıllık bir dönem yaşandı.

MÖ 8. yüzyıldan itibaren ise Homeros destanlarıyla kurulan bağlantı, Troya'nın yeniden önemli bir kültürel ve kutsal merkez haline gelmesinde rol oynadı.

TROYA'NIN YALNIZCA SAVAŞ DEĞİL, SANAT VE İNANÇ TARİHİ DE ARAŞTIRILIYOR

Homeros'un İlyada Destanı ve Troya Savaşı ile dünya çapında tanınan antik kent, arkeolojik araştırmalar sayesinde gündelik yaşam, üretim, sanat ve inanç gelenekleri açısından da inceleniyor.

2026 yılı kazılarında bulunan kemik flüt ve idol başı, bu çalışmaların iki yeni buluntusu olarak kayıtlara geçti.

Kültür ve Turizm Bakanlığının desteklediği Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen kazılarda, eserlerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve korunması amaçlanıyor.

Yeni buluntuların değerlendirilmesiyle Troya'nın müzik kültürü, Erken Tunç Çağı'ndaki sembolik dünyası ve Anadolu ile Ege arasındaki kültürel etkileşimleri hakkında daha ayrıntılı bilgilere ulaşılması hedefleniyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN