Bir zamanlar 3Y ile mücadele

Bir zamanlar AK Parti için 3Y’nin yasakları, dünyadan önce Türkiye’de mücadele edilecek bir zulümdü.

Bir zamanlar AK Parti için 3Y’nin yoksulluğu, dünyadan önce Türkiye’de ortadan kaldırılacak bir adâletsizlikti.

Bir zamanlar AK Parti için 3Y’nin yolsuzluğu, muhalefetten önce devraldığı iktidardan temizlenecek bir haksız kazanç yoluydu.

Fakat o 3Y, bir zamanların AK Parti’si için ifade ettiği şeyle aynı anlama geliyor mu bugün?

AK Parti’nin kurumsal, AK Parti’lilerin kişisel itibarını saldırılardan korumaya buradan başlamak gerekmez mi?

Çünkü asıl saldırı, AK Parti’nin milletten aldığı iktidar gücünü, nüfuzunu kötüye kullanarak siyaseti haksız zenginleşme kapısı yapanlardan geliyor.

Parti Sözcüsü Çelik, fon dolandırıcılığında saldırıya uğradıklarını ve en sert cevap düzeyine geçtiklerini, kırmızı çizgilerinin de Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu söylemişti.

Halbuki iktidarların kırmızı çizgisi millettir, milletin hakkını yedirmemektir.

3 gün sonra bunu düzelten de yine Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu. Kendisi dahil kimsenin eleştirilemez olmadığını, kırmızı çizgilerininse milletin hakkını, hukukunu korumak olduğunu açıkladı.

İktidarlar millet için var, kendi mutlulukları için değil.

AK Parti yöneticisi Zeybekçi’nin tabiriyle ‘devlet kurumlarının maalesef büyük ihmali’ mlletin üzüntüsüne, mağduriyetine yol açmış. Devlet gücü, nüfuzu kullanan bir kısım iktidar mensubu da bu vurgundan yararlanmış, pay almış.

Böyleyken bir iktidar siyasetçisi; kendi kadrolarını ve liderini üzmemeyi, milleti üzmemenin, üzdürmemenin önüne koyabilir mi?

Beni eskilere ne mi götürdü? AK Parti Genel Sekreterliğinin dünkü duyurusu bittabii.

Basın özgürlüğü ve siyasi eleştiri hakkı diye partilerinin itibarının, saygınlığının haksız ithamlarla zedelenmesine izin vermeyeceklerini bildiriyorlardı. Hukuki süreç başlatma ve sonuna kadar takip etme kararlarını da...

Vurgun ve ortaklarına dair iddiaları kurcalayan gazetecilerle Yeni Parti’lilere verilmiş bir mesaj.

İktidar partisi lekelenmeme hakkına sahip çıkıyor. Bu hakkı yalnız kendisine tanımamak kaydıyla çıksın, çıkacak elbette.

Gazeteci ve siyasiler de iddiaların üstüne giderken sınırlara riayetle sorumlu, ölçülü davranıp genelleyici karalamalardan kaçınsın. Âmenna.

Fakat AK Parti’nin itibarını, saygınlığını korumanın en etkili yolu fon soygununun üstüne gidildiğini, üstünün kapatılmadığını göstermektir.

Cumhurbaşkanı başdanışmanından grup başkanvekiline, milletvekilinden bakan yardımcısına; bizim gibi düşünen AK Parti’liler olduğunu da biliyoruz.

Başlangıçtaki mücadele dikkati, 3Y’ye verilen anlam nerede kaybedildiyse AK Parti’nin kurumsal, AK Parti’lilerin kişişel itibarını korumayı da orada aramalı. Gazetecileri, muhalefet siyasilerini mahkemeye vermekte, gözaltı ve tutuklamalarda değil.

3Y’nin yasakları ve yoksulluğuyla sadece dünyada, yolsuzluğuyla da sadece muhalefete karşı mücadele edilmezden evvel AK Parti böyle itibar sorunları yaşıyor muydu?

Evet, daha âdil bir dünya ve daha kirlenmemiş bir siyaset mümkün.

Buna Türkiye’den ve kendimizden başlamamızı engelleyen ne?

Dış güçler mi, vesayet odakları mı, Yoksa ayrıcalıklı yeni elitlerle halkı sömüren devrin mutlu azınlığı mı?

HANİ BUNUN KASALARIYLA KARA KUTULARI?

Adâlet Bakanı Gürlek; fonlarda çöken saadet zincirini, Ponzi yöntemiyle piyasa dolandırıcılığı olarak tanımlamıştı. Tam isabetti.

Bu çapta örgütlü bir vurgun, kara kutusuz ve gizli kasasız olmaz.

Kara kutular, gizli kasalar çözülmeden üstüne gidilebilir mi?

İçimizdekilerin bulaştırdığı kirden temizlenmek, necâsetlerinden taharet isteniyorsa çürükleri hızla ayıklamak en doğrusu.

Öyleyse vurguncularla bağlantılarını ortaya çıkarmaya çalışanları susturmayı bırakıp, kilit isimleri konuşturmaya odaklanmak gerek.

Yıldıray Oğur’un Karar yazılarında ikidir ayak izlerini sürdüğü Teracı para sihirbazı meselâ...

‘Altın çocuk’ Erdin Özel çok şey vaat ediyor gibi, dili çözülse de anlatsa, dinlesek muhteşem başarılarının sırrını. Üstündeki gizem örtüsü bugünden tezi yok, kaldırılabilir.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.