Göç eden kelimeler

Şiir sessizce gelir. Gölgesiz, telaşsız, su gibi… Ne yüksek sesle bağırır, ne büyük iddialar taşır. Sadece akar.

Sanki suyun ayak sesi…

Sohrab Sepehri’nin (1928-1980) şiirleri hayata böyle bir sesle dokunur.

Gürültünün uzağında durur. Sözü sessizce kurar.

Kaşan’da doğmuştur. Şiirinde hep daha derin, daha içsel bir yurt arar:

“Kaşanlıyım ama / Değil benim şehrim Kaşan / Benim şehrim kayboldu.”

Bu ses, en saf haliyle “Suyun Ayak Sesi”nde duyulur.

Yağmur gelir. Kelimeleri yıkar:

“Kelimeleri yıkamalı.

Kelime rüzgâr olmalı, yağmur olmalı.

Şemsiyeleri kapatmalı.

Yağmur altında yürümeli.”

Dil de kalp de yıkanır.

Sıradan anlar kutsal bir dikkatle yeniden kurulur.

Bir pencereden ışıkla abdest almak,

Bir kırmızı gülü kıble edinmek,

Namazın içinden bir ayın geçmesi…

Kendi kıblesini arayan bir ruhun izleri...

“Yaşam, bir göçmen kuşun gariplik duygusudur.”

Bir yersizlik hissi... Göçmen bir kuş, gökyüzüne emanet.

İçimizde bir soru dolaşır:

Suyun ayak sesini kim duyacak?

Göç eden kelimelerin ardından kim yürüyecek? Yağmur altında, kendi kıblesine doğru...

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.