Yoğun sise rağmen geleceğe bakabilmek

Davayı ve süreci takip edenlerin dikkatini çekmiş olmalıdır. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının dördüncü gününde söylediği birçok önemli şeyin arasında şu da vardı: “560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar.”

Bu laf aynı zamanda kendisinin adıyla anılan ve iddia edilen örgütün rüşvet veya yolsuzluklarının tamamında baştan beri aranan ama bulunamayan paraya göndermeydi. Ama medyada kampanya başta “560 milyar çaldılar” üzerinden yapıldı. Sonra, iddia 150 milyara kadar indi ama aranan para yine bulunamadı.

Tam o sırada, yani İmamoğlu bu sözleri ifade ederken Esenyurt’ta bir başka belediyecinin “gizli” evinde 7 milyon dolar ve 400 bin euro bulundu. Kim bu adam? Esenyurt’ta Ahmet Özer’in yerine atanan kayyum belediye başkanının yardımcısı Yusuf Ulutaş diye birisi. Bir başka belediye görevlisi operasyonda yakalanınca başkan yardımcısı Ulutaş’ın adını vermiş. İddia etmiş ki, “Onun rüşvet paralarını sakladığı özel bir dairesi var; paralar orada, gidin bakın.” Polisler de hemen gitti. Üstelik onlar tam eve giderken cesarete bakın, Ulutaş’ın annesi ve kuzeni de paraları almak için valizlerle oradaydı. Polis onları gözaltına aldı, şifreli kasalardaki paraya da el koydu.

Böylesine inanılmaz, cesur ve gözü kara bir yolsuzluk hikayesi… İmamoğlu ve arkadaşları “duymuştum, sanmıştım, hissetmiştim” kabilinden ithamlarla 20 aydır hapiste dertlerini anlatmaya çalışırken, İmamoğlu’na karşı 19 Mart 2025’te başlatılan büyük operasyonun işaret fişeği ‘Esenyurt Operasyonu’nun geldiği yer burası.

İmamoğlu, savunmasında Esenyurt’ta olanların kendi partisindeki bir belediyede yaşansa olayın nereye kadar götürüleceğini de soruyordu. Cevap yoksa da bu soru, diğer başka birçok önemli soru gibi kayıtlara geçti.

Bu arada, Ahmet Özer’in serbest bırakıldığını ve hapse atılmasına sebep olan Kent Uzlaşısı’nın artık bir devlet politikası haline geldiğini; buna rağmen Özer’in göreve hâlâ iade edilmediğini de söyleyelim.

Sadece Esenyurt değil memleket aynı anda baştan sona kayırmacılığın, ihmalin ve denetimsizliğin eseri olan tarihin en büyük finansal felaketi ‘fon vurgunu’nu yaşıyor. Her geçen gün yeni bilgiler ortalığa saçılırken kaygı ve endişe büyüyor. Vurgunun zaten kırılgan ve savunmasız haldeki ekonomiye etkisi ne kadar olacak? İşin içinden başka kimler çıkacak? Ve en merak edilen soru, sonuna kadar gidilebilecek mi? Yani vatandaş soyulurken aylarca, yıllarca görevini ihmal eden kurumlar hesap verecek mi? Listeler eksiksiz açıklanacak mı? İmamoğlu, savunmasını yaparken dışarıda işte böyle şeyler oluyordu. Dikkat çekici olan ise şu: Savunması iddialara cevap vermenin ötesinde epeydir siyaset namına tek anlamlı cümlenin sarf edilmediği ortamda açık ve net bir gelecek perspektifi çiziyor. Nasıl bir Türkiye istediğini ve vadettiğini anlattı İmamoğlu. Aklı, davanın seyri veya neticesinden daha sonrasında. Muhalefet partilerine sandık güvenliği çağrısı yapmayı ihmal etmeyecek kadar geleceğe odaklı. Sözlerinden anlaşılan o ki, geri adım atmaya niyeti yok ve zaten böyle bir seçeneği olmadığını da biliyor.

Esasen, kalın sis bulutlarına rağmen herkesin aklı yine de sonrasında, yani gelecekte. Kimse ülkenin bu şekilde huzur, refah ve hukuk bulamayacağını biliyor. Muhafazakar gruplar, cemaatler ve sivil toplum örgütleri bile nihayet kaygılanıyor. Düne kadar korkuyla fısıldanan eleştiriler veya “çürüme”, “yozlaşma” gibi sözler artık alenen dile getiriliyor.

Herkesin amacı veya Türkiye hayali aynı olmayabilir ama yöntemi aynı olmak zorundadır. Hukukun herkese eşit uygulandığı ve siyasete alet edilmediği bir ülke dışında da yöntem yoktur. Umulur ki bu kadar acı ve pahalı tecrübeden sonra bu dersi alabiliriz.

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.