Senet zincirine giren ‘veli’ler
Şia’ya (bilhassa İmamiye’ye) göre Peygamberimiz’den sonra imamete Hz. Ali’nin ve onun evlatları ve ahfadı olan imamların gelmesi gerekiyor.
Allah’ın İmamet gibi önemli bir meseleyi insanların tercihine bırakmasının mümkün olmadığını düşünüyorlar.
Aynı mantık silsilesi içinde İmam’ın masum olması gerektiğini de savunuyorlar.
Bu itikadi ilkelere Kuran-ı Kerim’den ve hadislerden deliller getiriyorlar.
Delilleri yorumlama konusunda Ehl-i Sünnet’le ayrılıyorlar.
Herkes, kendi itikadi ve siyasi konumuna göre yorum tercihlerinde bulunuyor.
Muhammed Abid el-Cabiri tasavvufun ya da ‘Sünni irfan’ın İmamiye’nin ilkelerini tasavvufa naklettiğini söylüyor. Bir farkla ki sufiler ‘velayet’i sadece Ehl-i Beyt’e tahsis etmiyorlar.
“Velilerin pek çoğu Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın zürriyetinden gelen ‘seyyidler’e mensup olsalar da ‘velayet’ neseb şartıyla sınırlandırılmamıştır.”
“Sufiler velayet nazariyelerini Hz. Ali’den Cafer Sadık’a doğrudan Şii imamlarla irtibatlandırarak tesis etmişlerdir. ‘Sufilerin seyyidi ve imamların imamı’ Cüneyd-i Bağdadi şöyle demektedir: Usulde, füruda ve sıkıntılara tahammülde bizim imamımız Ali el-Mürteza’dır. Allah Teala O’na ilim, hikmet ve kerametin hepsini vermiştir.”
“Mutasavvıflar kendi velayet anlayışlarını tesis ederken bunu sadece imamlarla ilişkilendirmekle kalmamışlar daha da ileri giderek genel çerçevesini Şii velayetten iktibas etmişler hatta adeta onu kopya etmişlerdir.” (Arap Aklının Yapısı, Mana Yayınları.)
Böylece, İmamların masumiyeti ilkesi veliler yani ‘gavs’ ve ‘kutup’ için de geçerli hale geliyor.
Tasavvufi literatürde peygamberlerle velileri kıyaslayan bol miktarda malzeme bulunabilir.
Çoğunluğun üzerinde uzlaştığı görüş peygamberlerin velilerden üstün olduğudur. Ama veliler de çok yüksek bir mertebededir.
Peygamberler Allah’tan vahiy alıyor.
Velilerde durum nasıl?
Onlar da keşif yoluyla Allah’tan bilgi alıyor.
İbn Arabi bu durumu şöyle açıklıyor:
“Bu ümmetteki velilerin nebilerinin durumuna gelince: O Hakkın herhangi bir tecellisinde yerleştirdiği kimsedir. Kendisi için Hz. Muhammed ve Cebrail mazharlarını ikame etmiş ve bu ruhani mazhar da kendisine Muhammed (s.a.v.) mazharına ait olan meşru hükümlerin hitabını işittirir. Bu hitabı bitirip bu velinin kalbinden ürperdiği zaman bu makamın sahibi bu hitabın içerdiği ümmet-i Muhammed’e ait bütün şer’i, pak hükümleri bilir. Veli bu mertebede bulunmakla bu ümmete tebliğ etmekle memur olduğu makamda meydana gelen ilmi Mazhar-ı Muhammedi’nin aldığı gibi alır.”
“Allah’ın Hz. Muhammed’in mazharını kendisine tahsis ettiği bu veli Cebrail’den vahiy alır, bizzat Hz. Muhammed gibi şeriatı Cebrail’den öğrenir.”
Hadis ilmi iyi geliştirilmiş bir ilimdir.
Hadislerin ‘sened’indeki bütün ravilerin sağlam, adaletli olması lazımdır.
Senedin içindeki bir ravi yalancılığıyla tanınıyorsa o hadis yeterince sahih olmaz.
Cabiri’nin aktardığına göre İbn Arabi bu sorunu da çözmüş görünüyor.
“Bu veli Peygamber’in hadisini doğrudan ve isnada ihtiyaç duymaksızın kendisinden tashih edebilir. Böylece nice zayıf hadis vardır ki ravilerinden biri uydurmacı olduğu için isnadındaki zaaftan dolayı kendisiyle amel terk edilmiştir. Aslında bu hadis sahih olabilir. Bu yalancı da hadisi doğru olarak söylemiş ve uydurmamış olabilir. Muhaddis sadece nakline güvenmediği için hadisi terk etmiştir. Hadisin naklinde bir de sika (güvenilir) ravi varsa ve yalancı hadisi onunla beraber dinlemişse bu güvenilir zincir sebebiyle hadis kabil edilir. İşte bu güvenilir ravi velidir. Veli hadisi peygamberin hakikatine ilka eden ruhtan dinlerse hadisi bizzat nebiden dinleyen sahabe mesabesinde olacağından kuşku yoktur.”
“Ravileri ve silsilesi açısından sahih kabul edilen nice hadis vardır ki bu mazharı müşahede eden keşif sahibi veli mükaşefe yoluyla bunu Peygambere sorar ve Peygamber bu hadisi onaylamaz ve ben bunu söylemedim böyle bir karar da vermedim der. Böylece hadisin zayıf olduğunu bilir ve Rabbinden gelen delil ile o hadisle amel etmez.”
Veli, ravi zincirinin içine giriyor ve zayıf bir hadisi sahih hale getirebiliyor.
Bu çok özel bir imtiyaz.
Veli’nin Peygamber’le görüştüğü bir delille doğrulanabilir mi?
Mümkün görünmüyor.
Olduğu gibi inanman gerekiyor.
