Uluslararası siyaset haberleri platformu Politico'nun üst düzey kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile masaya oturduğu "barış planı" kendi ülkesinin dev petrol şirketlerinin sert direnişiyle karşılaştı. Krizin merkezinde ise İran'ın, dünya petrol arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda kontrolü ele alarak gemilerden yüklü miktarda geçiş ücreti talep etmesi yatıyor.
Politico'ya konuşan sektör kaynakları, petrol şirketi yöneticilerinin Beyaz Saray'ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile acil temasa geçerek bu duruma isyan ettiklerini aktardı.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir endüstri danışmanı, şirketlerin Beyaz Saray yetkililerine gösterdiği tepkiyi şu sözlerle özetledi: "Daha önce böyle bir şey yapmak zorunda değildik. Ben savaşı bizim kazandığımızı sanıyordum! Beyaz Saray'a ulaşabildiğiniz her yerde şu soruyu soruyorsunuz: Siz ne düşündüğünüzü sanıyorsunuz?"
MALİYET FIRLAYACAK, TÜRKİYE VE SİNGAPUR İÇİN EMSAL OLACAK
Çarşamba sabahı Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüşen petrol sektörü temsilcileri, İran'ın taleplerine boyun eğilmesinin felaketle sonuçlanacağı konusunda üç temel uyarıda bulundu:
Maliyetler Tüketiciye Yansıyacak: İran'ın istediği geçiş ücreti ve artan sigorta primleriyle birlikte her bir sevkiyata 2,5 milyon dolar ek maliyet binecek. Bu da doğrudan küresel enflasyona ve tüketici fiyatlarına yansıyacak.
Tehlikeli "Boğazlar" Emsali: Endüstrinin en büyük korkularından biri de emsal teşkil etmesi. Sektör temsilcileri, İran'a Hürmüz'ün kontrolünün verilmesinin; Türkiye'nin İstanbul Boğazı'nda (Bosporus) veya Singapur'un Malakka Boğazı'nda benzer geçiş ücretleri talep etmesi için yasal bir emsal (önceki örnek) oluşturacağını vurguladı.
Yaptırımları Delme Riski: İran'ın bu ücretleri Çin Yuanı veya kripto para ile istemesi, şirketleri İranlı yetkililere para ödedikleri için ABD yaptırımlarını delmekten dolayı ciddi hukuki tehlikelerle karşı karşıya bırakacak.
TRUMP'IN "ORTAK GİRİŞİM" FİKRİ ENDİŞELERİ ARTIRDI
Trump'ın Salı günü yaptığı açıklamada, İran'ın gemi başına 2 milyon dolar geçiş ücreti talep eden 10 maddelik planını "kalıcı ateşkes için üzerinde çalışılabilir bir temel" olarak nitelendirmesi ve daha da ileri giderek bu operasyon için ABD'nin İran ile bir "ortak girişim" kurabileceğini öne sürmesi endüstriyi daha da panikletti.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt Çarşamba günü yaptığı basın toplantısında endişeleri yatıştırmaya çalışarak, Trump'ın ortak girişim fikrini "ortaya attığını" ancak önceliğin "boğazın geçiş ücreti veya başka bir kısıtlama olmaksızın yeniden açılması" olduğunu söyledi. Leavitt, İran'ın Başkan'a "çok daha makul ve tamamen farklı, özetlenmiş bir plan" sunduğunu, Trump'ın İran'da uranyum zenginleştirmesinin sona ermesi şeklindeki kırmızı çizgilerinin ise değişmediğini belirtti. Leavitt ayrıca, Başkan Yardımcısı JD Vance'in müzakerelere yardımcı olmak üzere İslamabad'a gittiğini duyurdu.
"SIRADA RUSYA VE ÇİN Mİ VAR?"
Kriz sadece ABD petrol endüstrisini değil, diğer ülkelerin diplomatlarını da telaşlandırdı. Washington merkezli Asyalı bir diplomat Politico'ya yaptığı değerlendirmede, "Sırada Kuzey Kutbu'nda Rusya'nın, Güney Çin Denizi'nde Çin'in alacağı geçiş ücretleri mi var? Tahminimce dünyanın geri kalanı bu duruma isyan edecektir" ifadelerini kullandı.
Öte yandan diplomatlar, Hürmüz'ün kontrolünün tamamen İran'a bırakılması durumunda Tahran'ın "siyasi kayırmacılık" yapacağından endişeli. İkinci bir diplomatın aktardığına göre, Malezya bayraklı 7'den fazla gemi boğazdan "görünüşe göre tamamen ücretsiz" geçmeyi başardı. Diplomat bu durumu, Malezya'nın İsrail karşıtı tutumuna ve ABD-İsrail saldırılarında tarafsız kalmasına bağlayarak, "Batı'nın pek hoşlanmadığı ülkelerle bile iyi ilişkiler sürdürmek, işler bu kadar zorlaştığında işe yarıyor" yorumunu yaptı.
