ABD yeni füzesini İranlı çocuklar üzerinde denedi, 21 masumu katletti: En vahşi 'test'

ABD yeni füzesini İranlı çocuklar üzerinde denedi, 21 masumu katletti: En vahşi 'test'

İran'a saldırının ilk günü 165 çocuğu Tomahawk füzesiyle öldürerek korkunç bir savaş suçuna imza atan Amerikan ordusunun bir başka okulda da yeni ürettiği füzesini ‘test ettiği’ ortaya çıktı. 21 kişinin öldüğü saldırıda kullanılan ölümcül silahın 'Hassas Saldırı Füzesi' olduğu kanıtlandı.

ABD-İsrail-İran savaşında bir ay geride kalırken Amerikan medyası hukuk tanımayan Trump'ın savaş suçlarını tek tek deşifre ediyor. New York Times, ABD’nin İran'a yönelik saldırısında yeni nesil ölümcül bir füze denemesini Lamerd kentindeki okul ve spor salonu saldırısında kullandığını iddia etti. Kız voleybol takımının antrenman yaptığı sırada gerçekleşen saldırıda aralarında 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin de olduğu 21 sivil öldü. Spor salonunun güvenlik kamera görüntüleri ölümcül füzenin tahribatını ortaya koydu.

ABD'NİN 'FÜZE TESTİ'NDE SİCİLİ BOZUK

Silah uzmanları, mühimmatın infilak şekli ve şarapnel izlerinin 'Hassas Saldırı Füzesi' ile tam örtüştüğünü ve sistemin sahadaki etkisinin ilk kez bu kadar net görüntülendiğini kaydetti. Katliam silahının ATACMS füzelerinin yerine yeni geliştirilen ve daha önce hiç kullanılmamış olan "Hassas Saldırı Füzesi" olduğu belirlendi. ABD ordusunun geçmişte de silah testlerini çatışma bölgelerinde kullandığı hatırlatıldı. CENTCOM sözcüsü sivil kayıplara rağmen hedefleri gelişigüzel vurmadığını savunarak olayı incelediklerini açıkladı.

İRAN’IN PETROLÜNÜ İSTİYORUM YOKSA...

İran'a 7 binin üzerinde asker ve teçhizat yığınağı olası kara harekatını gündeme getirirken Trump'tan "Hark Adası'nı ele geçirerek İran petrolünü almayı tercih ederim" açıklaması geldi. Açıklama sonrası petrol fiyatları 116 dolar sınırına dayandı. Trump, bir anlaşmaya varılamazsa ve Hürmüz Boğazı açılmazsa, İran'ın tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını ve Hark Adası'nı havaya uçuracaklarını söyledi.

TÜRKİYE’YE BİR FÜZE DAHA

Milli Savunma Bakanlığı, İran’dan ateşlendiği değerlendirilen dördüncü bir füzenin daha Türk hava sahasını ihlal ettiğini açıkladı. Balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de görevli NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirildiği bildirildi. Daha önce de Gaziantep, Hatay ve Adana hedefli füzeler NATO unsurları tarafından imha edilmişti.

31-mart.jpg

ABD YENİ NESİL FÜZESİNİ İRANLI ÇOCUKLAR ÜZERİNDE TEST ETTİ

TARİHİ VAHŞET

New York Times’ın görsel analizi ve mühimmat uzmanlarının değerlendirmesine göre ABD, İran savaşının ilk gününde Lamerd’de bir okul ve spor salonunu, savaşta ilk kez kullanılan yeni nesil PrSM füzesiyle vurdu. Saldırıda masum çocuklar ölürken, olay tarihi bir vahşet olarak değerlendiriliyor.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı saldırıların en karanlık sayfalarından biri, New York Times’ın yayımladığı kapsamlı görsel inceleme ile yeniden gündeme geldi. Gazetenin video kayıtları, uydu görüntüleri ve mühimmat uzmanlarının teknik değerlendirmelerine dayandırdığı araştırmaya göre, savaşın ilk gününde İran’ın güneyindeki Lamerd kentinde bulunan bir spor salonu ile bitişiğindeki ilkokul, ABD yapımı yeni nesil PrSM füzesiyle vuruldu. Bu saldırı, yalnızca sivil can kayıplarıyla değil, kullanılan silahın savaş alanında daha önce hiç kullanılmamış olması nedeniyle de dehşeti büyüttü. Habere göre saldırının hedef aldığı spor salonunda füze isabet ettiği sırada kız voleybol takımı antrenman yapıyordu. Patlamanın havada gerçekleştiği, füzenin küçük tungsten bilyeleri geniş alana saçarak okul ve spor salonunu delik deşik ettiği belirtildi. Yerel kaynaklara göre en az 21 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında 10 yaşındaki öğrenciler Helma Ahmadizadeh ve Elham Zaeri ile spor antrenörü Mahmud Najafi’nin de bulunduğu aktarıldı. İran’ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İravani ise saldırıda çok sayıda çocuğun ve yüzü aşkın kişinin yaralandığını bildirdi.

KATLİAMIN ADI: PRSM (HASSAS SALDIRI FÜZESİ)

New York Times muhabirleri ile görüştürülen uzmanlar, görüntülerdeki füze silueti, havada infilak biçimi ve çevrede bıraktığı parçalanma izlerinin, Lockheed Martin tarafından geliştirilen Precision Strike Missile’e, yani PrSM’ye işaret ettiğini belirtti. Bu füze, ABD ordusunun envanterindeki daha eski ATACMS sisteminin yerini almak üzere geliştirildi. Yaklaşık 400 mil menzile sahip olan PrSM’nin prototip testlerinin ancak geçen yıl tamamlandığı, savaşta ilk kullanımının ise Pentagon tarafından kısa süre önce ‘övünçle’ duyurulduğu kaydedildi. İsmi açıklanmayan bir ABD’li yetkilinin de Lamerd saldırısında kullanılan mühimmatın PrSM olduğunu doğruladığı aktarıldı. İşte asıl sarsıcı nokta burada başlıyor. Çünkü haberde, Pentagon’un geçmiş savaşlarda da geliştirme aşamasındaki mühimmatları “combat evaluation”, yani “savaş değerlendirmesi” adı altında aktif çatışma alanlarında kullandığına dikkat çekiliyor. Lamerd’deki okul ve spor salonunun hemen yanında Devrim Muhafızları’na ait bir yerleşke bulunsa da, uydu görüntülerinin sivil alan ile askeri tesisin en az 15 yıldır duvarlarla ayrıldığını gösterdiği vurgulanıyor. Ayrıca spor salonunun ve okulun Google Maps, Apple Maps ve benzeri açık platformlarda sivil tesis olarak işaretli olduğu belirtiliyor. Bu tablo, hedef seçiminin kasıtlı mı yapıldığı, füzenin yeni olmasından kaynaklı bir tasarım ya da üretim hatası mı bulunduğu sorularını da beraberinde getiriyor.

AYNI GÜN, DAHA VAHİM BAŞKA BİR FELAKET

Lamerd’deki saldırı, savaşın ilk günündeki tek okul vurulması da değildi. Aynı gün ABD’ye ait bir Tomahawk füzesinin Minab kentinde başka bir okulu vurduğu ve 175 kişinin ölümüne yol açtığı da yine haberde hatırlatılıyor. Böylece savaşın daha ilk saatlerinde çocukların, okulların ve spor salonlarının ateş hattına girdiği korkunç bir vahşet tablosu ortaya çıkıyor. Buna karşılık CENTCOM Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, raporları “incelediklerini” söylemekle yetindi.

ÇOCUKLAR GİTTİ BOŞ SIRALAR KALDI

İran’ın başkenti Tahran’daki Venek Meydanı, bu kez bir protestoya değil, savaşta hayatını kaybeden çocuklar için kurulan sessiz ve sarsıcı bir anmaya sahne oldu. İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde 28 Şubat’ta ABD ve İsrail saldırılarında katledilen öğrenciler için meydanda sembolik bir sınıf oluşturuldu. Sıralara, saldırıda hayatını kaybeden Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu öğrencilerinin fotoğrafları bırakıldı. Kara tahtaya ise tek bir cümle yazıldı: “Bugünün dersi, vatan savunması.” Etkinlik, yalnızca bir anma töreni değil, savaşın çocuklar üzerinde bıraktığı yıkımın da güçlü bir sembolü oldu. Minab’daki saldırı, savaşın ilk günlerinde en çok tepki çeken olaylardan biri olarak hafızalara kazındı. İranlı yetkililer ve yerel kaynaklar, okulun hedef alındığını, çok sayıda öğrencinin yaşamını yitirdiğini ve saldırının kentte derin bir travma yarattığını duyurmuştu. O günden bu yana Minab, İran kamuoyunda savaşın sivil yüzünü ve en ağır bedelini simgeleyen yerlerden biri haline geldi. Venek Meydanı’ndaki boş sıralar, artık ders başı yapamayacak çocukları temsil ederken, fotoğraflara bakanlar için anma alanı kısa sürede bir yas mekânına dönüştü. Başkentte kurulan bu sembolik sınıf, yalnızca Minab’daki kayıpları değil, savaşın çocuklardan çaldığı hayatları ve yarım kalan gelecekleri de gözler önüne serdi.

PETROLÜ İSTİYORUM İRAN'I YOK EDEBİLİRİM

Tehditkar demeçlerini sürdüren Trump, “en çok istediğim şey İran’ın petrolü” derken Harg Adası’nı da ele geçirebileceklerini söyledi. Anlaşma olmazsa, ABD’nin “güzel varlığını”, İran’daki tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını ve su arıtma tesislerini havaya uçurarak sonlandırabileceklerini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşında askeri baskıyı daha da tırmandıran açıklamalarla Tahran’a açık bir ültimatom verdi. Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Trump, operasyonların sona ermesi için “yeni ve daha makul bir rejimle” ciddi görüşmeler yürüttüklerini savundu; ancak kısa süre içinde anlaşma sağlanamazsa ve Hürmüz Boğazı derhal açılmazsa İran’daki enerji altyapısını hedef alacaklarını söyledi. Trump, ABD’nin “güzel kalışını”, İran’daki tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını, Harg Adası’nı ve “muhtemelen” su arıtma tesislerini havaya uçurarak sonlandırabileceklerini belirtti. Financial Times’a konuşan Trump, “en çok istediği şeyin İran’ın petrolünü almak olduğunu” söyledi ve İran’ın ana petrol ihracat merkezi olan Harg Adası’nın ele geçirilmesinin seçenekler arasında bulunduğunu ifade etti. “Belki Harg Adası’nı alırız, belki almayız. Çok fazla seçeneğimiz var” diyen Trump, adanın “çok kolay” biçimde alınabileceğini de savundu.

HEDEF ARTIK YALNIZCA ASKERİ TESİSLER DEĞİL

Trump’ın söyleminde dikkat çeken unsur, tehditlerin artık yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmaması. Elektrik santralleri, petrol kuyuları ve su arıtma tesisleri gibi ülkenin günlük yaşamı ve ekonomik işleyişi açısından kritik altyapılar doğrudan hedef listesine alınmış durumda. Bu durum, savaşın askeri hedeflerden çıkarak İran’ın enerji omurgasını ve sivil yaşamını felç etmeye dönük daha kapsamlı bir baskı stratejisine evrildiği yorumlarına yol açtı. Harg Adası bu stratejinin merkezinde yer alıyor. İran petrol ihracatının ana çıkış kapısı olan ada, Tahran’ın savaş ekonomisinin can damarı olarak görülüyor. Bu nedenle adaya yönelik olası bir ABD hamlesi, yalnızca ekonomik baskı değil, İran’ın gelir akışını kesmeye dönük doğrudan bir boğma girişimi anlamına gelecek. Ancak uzmanlara göre böyle bir adım, kolay bir askeri gösteriden çok daha karmaşık sonuçlar doğurabilir. Ada ele geçirilse bile İran’ın tankerleri hedef alma ve Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını sürdürme kapasitesi tamamen ortadan kalkmayabilir.

URANYUM İÇİN ASKERİ OPERASYON SEÇENEĞİ

Washington’daki tartışmalar bununla da sınırlı değil. Wall Street Journal’da yer alan habere göre Trump yönetimi, İran’daki yaklaşık 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek için askeri bir operasyon seçeneğini de değerlendiriyor. Haberde, ABD Başkanı’nın henüz nihai kararını vermediği ancak bu ihtimali masada tuttuğu belirtildi. Planın özel kuvvetlerin hedef bölgelere intikal etmesini, nükleer materyalin bulunduğu alanların güvence altına alınmasını ve ardından uranyumun özel koruma kaplarıyla bölgeden çıkarılmasını içerdiği ifade ediliyor. Ancak askeri uzmanlar bunun “hızlı gir-çık” tipi bir görev olmayacağı uyarısında bulunuyor. Böylesi bir operasyonun Amerikan askerlerini günlerce, hatta daha uzun süre İran topraklarında tutabileceği; İran’ın füze, İHA, kara saldırısı ve sabotaj kapasitesi nedeniyle yüksek risk taşıdığı belirtiliyor.

37 YIL ÖNCEDEN HARG'A GÖZ DİKMİŞ

Donald Trump’ın İran’ın Harg Adası’na yönelik ilgisi başkanlık döneminden çok önceye uzanıyor. Financial Times’a verdiği röportajda kritik önemdeki adayı ele geçirme seçeneğini değerlendirdiğini söyleyen Trump’ın, bu konudaki benzer açıklamaları ilk kez 1988’de gündeme gelmişti. The Guardian’a 1988’de verdiği bir röportajda Trump, “Harg Adası’na ağır bir darbe indirirdim. Gidip orayı alırdım. İran Irak’ı bile yenemiyor ama ABD’ye kafa tutuyor. Onlara karşı harekete geçmek dünya için iyi olurdu” demişti. Trump, 13 Mart 2026’da Fox News radyosuna verdiği röportajda, 1988’deki bu sözleri hatırlatılınca Harg Adası’nı ele geçirmenin “öncelik sıralamasında üstlerde olmadığını” söyledi. Ancak kısa sürede fikrini değiştirebileceğini de ekledi. Trump, “Diyelim ki yapacaktım ya da diyelim ki yapmayacaktım. Size ne söylerdim?” ifadelerini kullandı. Trump, adadaki petrol altyapısını vurmamayı tercih ettiğini belirtirken, İran’ın Hürmüz Boğazı’na müdahale etmesi halinde bu kararını yeniden değerlendirebileceğini söyledi.

İRAN'IN ATTIĞI 4. FÜZEYİ DE NATO DÜŞÜRDÜ

Hatayi Gaziantep ve Adana’dan sonra İran’ın Türk hava sahasına doğru fırlattığı dördüncü füze de NATO unsurlarınca düşürüldü. Milli Savunma Bakanlığı’bdan yapğılan açıklamada “İran’dan ateşlendiği belirlenen ve Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir” denildi. MSB, son olarak, 13 Mart 20026 tarihinde, İran’dan ateşlenen bir balistik füzenin Türkiye üzerinde imha edildiğini açıkladı. Bu olay öncesinde, 9 Mart 2026 tarihinde İran’dan ateşlenen balistik füzenin Türk hava sahasında etkisiz hale getirildiğini bildirmişti. 4 Mart 2026 tarihinde yine İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinden Türk hava sahasına yönelen bir füze, NATO Hava Savunma Sistemleri tarafından imha edilmişti. MSB, Malatya’ya Patriot Hava Savunma Sistemi konuşlandırılacağını bildirmişti. Bu kararın ardından İncirlik’e de patriot füzesi konuşlandırıldı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN