Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarında “saldırı suçu” işlendiği gerekçesiyle, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yargılanmasını hedefleyen özel mahkeme girişiminde önemli bir aşama kaydedildi. Aralarında çok sayıda Avrupa ülkesinin bulunduğu toplam 36 ülke, kurulması planlanan mahkemeye resmen destek verdi.
Mahkemenin, Hollanda’nın Lahey kentinde faaliyet göstermesi planlanıyor. Süreç, Avrupa Konseyi dışişleri bakanlarının cuma günü yaptığı toplantıda resmiyet kazandı.
AVRUPA KONSEYİ SÜRECE ÖNCÜLÜK EDİYOR
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yetki alanındaki sınırlamalar nedeniyle oluşturulması planlanan özel mahkeme için Avrupa Konseyi koordinasyon rolü üstlendi.
Toplantıda, mahkemenin işleyişinden sorumlu olacak yönetim komitesinin görev ve yetkileri de netleştirildi. Söz konusu komite; bütçeyi yönetecek, iç hukuk düzenlemelerini hazırlayacak ve savcı ile hakimlerin belirlenmesinde görev alacak.
Karara imza atan ülkeler ayrıca yargı sürecine siyasi müdahalede bulunmama ve bağımsızlığı koruma taahhüdü verdi.
UKRAYNA: “ARTIK GERİ DÖNÜŞ YOK”
Toplantıya katılan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, alınan kararı “tarihi bir kırılma noktası” olarak değerlendirdi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Sybiha, özel mahkemenin artık yalnızca bir fikir olmaktan çıktığını belirterek, “Birçok kişi bunun gerçekleşeceğine inanmıyordu ancak bugün hukuki bir gerçeklik haline geldi” ifadelerini kullandı.
Sybiha açıklamasında, Nazi liderlerinin yargılandığı Nürnberg Mahkemeleri’ni de hatırlattı. Putin’in tarihe nasıl geçeceğinin bu süreçle şekilleneceğini söyleyen Sybiha, Rus liderin bir devlet adamı değil “suçlu” olarak anılacağını savundu.
HANGİ ÜLKELER DESTEK VERDİ?
Karara destek veren ülkeler arasında Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda, İtalya, Polonya, İsveç, İspanya ve Ukrayna’nın yanı sıra toplam 36 devlet yer aldı. Avrupa dışından ise yalnızca Avustralya ile Kosta Rika girişime destek verdi.
Avrupa Birliği de süreci destekleyen yapılar arasında yer aldı. Ancak AB üyesi Bulgaristan, Macaristan, Malta ve Slovakya anlaşmaya imza atmayan ülkeler oldu. Yetkililer, ilerleyen dönemde başka ülkelerin de sürece katılabileceğini belirtti.
FİNANSMAN İÇİN ÇAĞRI YAPILDI
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset, mahkemenin hızlı şekilde faaliyete geçebilmesi için ülkelerin hem hukuki prosedürleri tamamlaması hem de mali katkı sağlaması gerektiğini söyledi.
Avrupa Birliği’nin şimdiden 10 milyon avroluk bütçe ayırdığı açıklandı. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin sürece sınırlı destek vermesi, özellikle finansman konusunda soru işaretlerini beraberinde getirdi. Trump yönetiminin Rusya-Ukrayna savaşını diplomatik yollarla sonlandırma arayışı da mahkemenin kapsamı konusunda tartışma yarattı.
Geçen yıl hazırlanan taslak metinlerde savaş suçlarına ilişkin genel af ihtimalinin gündeme geldiği de belirtildi.
TAZMİNAT SİSTEMİ DE OLUŞTURULACAK
Mahkeme sürecine paralel olarak, savaş nedeniyle zarar gören siviller için uluslararası bir tazminat mekanizması kurulması planlanıyor.
Bu kapsamda oluşturulan “Zarar Kayıt Sistemi”, mağdurların başvurularını toplayacak. Ardından kurulacak “Uluslararası Tazminat Komisyonu” ise zararların boyutunu değerlendirerek ödenecek tazminat miktarlarını belirleyecek.
PUTİN HEMEN YARGILANAMAYABİLİR
Özel mahkemenin temel hedeflerinden biri olarak görülen Vladimir Putin hakkında kısa vadede doğrudan bir yargılama yapılması beklenmiyor. Bunun nedeni ise uluslararası hukukta devlet başkanı, başbakan ve dışişleri bakanını kapsayan dokunulmazlık uygulaması. Bu nedenle Putin görevde olduğu sürece mahkemede gıyaben yargılanamayacak.
Ancak savcılık makamı, Putin ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov hakkında iddianame hazırlayabilecek. Davaların fiilen başlaması ise görevlerinden ayrılmaları sonrasına kalabilecek.
ÜST DÜZEY RUS YETKİLİLER DE LİSTEDE
Görevdeki bazı üst düzey askeri ve güvenlik yetkililerinin ise gıyaben yargılanmasının önü açık bulunuyor. Bu isimler arasında Rus Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov, Hava Kuvvetleri Komutanı Sergey Kobylash ve Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu de yer alıyor.
Mahkemenin gıyaben hüküm vermesi durumunda, sanıkların ilerleyen dönemde mahkemeye şahsen çıkmaları halinde yeniden yargılanma hakkı bulunacak.
