Azerbaycan’da son haftalarda devlet okullarında başörtülü öğrencilerin derslere alınmamasıyla patlak veren kriz, resmiyet kazanan yeni bir mevzuat adımıyla daha da derinleşti. Azerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen ve kamuoyuna yansıyan 325 sayılı Karar, devlet okullarında çalışan eğitimcilerin kılık kıyafet şartlarını yeniden düzenledi.
Azerbaycan'da başörtüsü zulmüne tepki yağıyor: Kolumu vatan için verdim, kızım okula alınmıyor
Yönetmelikte yer alan laiklik vurgusu, ülkede uzun süredir tartışma konusu olan kamusal alanda başörtüsü kısıtlamasının öğretmenleri de kapsayacak biçimde resmileştirildiği değerlendirmelerine neden oldu.
Azerbaycan’da tepki çeken yasaktan yeni görüntüler: Başörtülü öğrencileri kapı dışarı ettiler
325 SAYILI KARAR NE GETİRİYOR: "LAİKLİK İLKESİNE UYGUNLUK" ZORUNLULUĞU
Bakanlar Kurulu tarafından "Devlet Genel Eğitim Kurumlarında Eğitimcilerin Kıyafetlerine İlişkin Şartlar" başlığıyla onaylanan genelgenin 1. Bölümünde yer alan genel hükümler dikkat çekiyor:
Madde 1.3: Düzenlemenin amacının eğitimcilerin kıyafetlerine ilişkin ortak bir yaklaşım belirlemek ve okulda kurumsal/iş kıyafeti kültürü (işgüzar geyim mədəniyyəti) oluşturmak olduğu ifade ediliyor.
Madde 1.4: Eğitimcilerin yalnızca mesai saatlerinde değil; okulu temsil ettikleri okul dışı resmi ve törensel etkinliklerde de bu kurallara uymak zorunda olduğu belirtiliyor.
Madde 1.5: Yalnızca okul Pedagoji Kurulu kararıyla, milli ve manevi değerlere ilişkin özel etkinliklerde geleneksel/milli kıyafetlerin kullanılmasına istisna tanınıyor.
Madde 1.6: Tartışmaların merkezindeki fıkrada açıkça şu ifadeye yer veriliyor:
"Eğitimcilerin kıyafeti, o cümleden kullandıkları kıyafet unsurları genel eğitimin laiklik ilkesine (dünyəvilik prinsipi) uygun olmalıdır."
Madde 1.7 ve 1.8: Kurallara uyumu denetleme yetkisi doğrudan okul yönetimine ve Pedagoji Kurullarına bırakılıyor.
Azerbaycan’da başörtüsü yasağı: Öğrenciler okullara alınmadı
ÖĞRENCİLERLE BAŞLAYAN SÜREÇ ÖĞRETMEN KADROSUNA UZANDI
Azerbaycan’da eğitim kurumlarında kılık kıyafet tartışmaları, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in temmuz ayında imzaladığı ve Bakanlar Kurulu’na okul kıyafet standartlarını belirleme talimatı veren yasal düzenlemenin ardından alevlenmişti.
Eylül ayının son günlerinde yenilenen öğrenci kıyafet forması yönetmeliği gerekçe gösterilerek Sumgayıt, Celilabad ve başkent Bakü’nün çeşitli bölgelerindeki devlet okullarında başörtülü kız öğrencilerin okul kapılarından içeri alınmadığı görüntüler sosyal medyaya yansımıştı. Yaşanan olaylar ailelerin ve kamuoyunun sert tepkisine neden olurken, gözler öğretmenlerin durumuna çevrilmişti.
6 Ekim tarihli 325 sayılı kararnameyle birlikte, benzer sınırlandırmanın öğretmenler için de bağlayıcı hale getirilmesi, başörtüsü yasağının kurumsal çapta genişletilmesi olarak yorumlandı.
KARARA TEPKİLER BÜYÜYOR
Yönetmeliğin uygulamaya konulması ülke genelinde geniş yankı uyandırırken; sivil toplum kuruluşları, eğitimciler, hukukçular ve Karabağ gazileri karara karşı ortak bir tepki gösterdi. Kamuoyundaki genel kanaat, düzenlemenin anayasal güvence altındaki din ve vicdan hürriyeti ile çalışma hakkını ihlal ettiği yönünde birleşiyor.
Mesleklerini icra ederken inançları sebebiyle herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmak istemediklerini belirten başörtülü öğretmenler, eğitim kurumlarında kılık kıyafetin değil, mesleki liyakat ve pedagojik yeterliliğin esas alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Düzenlemeye yönelik en sert tepkilerden biri de Karabağ gazilerinden geldi. Vatan savunmasında canlarını ortaya koyduklarını hatırlatan gaziler, kız çocuklarının ve kadın öğretmenlerin kıyafet tercihleri nedeniyle eğitim kurumlarından dışlanmasının toplumsal barışı zedeleyeceğini ve ortak vicdanı derinden yaralayacağını ifade etti.
Hukuk çevreleri ise kararın yasal boyutuna ilişkin uyarılarda bulundu. Düzenleme metninde doğrudan "başörtüsü" kelimesi zikredilmese dahi, "laiklik ilkesine aykırı kıyafet unsurları" ibaresinin fiiliyatta dini sembollere ve örtünmeye yönelik idari yaptırımlara zemin hazırladığına işaret eden hukukçular, konunun ulusal ve uluslararası yargı mercilerine taşınabileceğini vurguluyor.
DENETİM YETKİSİ OKUL MÜDÜRLÜKLERİ VE PEDAGOJİ KURULLARINDA
Yeni düzenlemeyle birlikte kuralların sahadaki icrası okul müdürlüklerine ve Pedagoji Kurullarına devredildi. Bu durumun farklı okullarda keyfi uygulamalara ve idari baskılara zemin hazırlayabileceği endişesi dile getiriliyor.
