Demir Kubbe çöktü İran füzeleri şehirleri vuruyor: İsrail sığınakta

Demir Kubbe çöktü İran füzeleri şehirleri vuruyor: İsrail sığınakta

Demir Kubbe'si çöken İsrail’de birçok insan artık gündüz saatlerinde bile sığınıklarda yaşıyor. İran’ın dün gece gerçekleştirdiği bugüne kadarki en büyük misilleme saldırısı Tel Aviv’i şaşkına çevirdi. Füzelerin yağdığı şehirlerdeki sığınaklardan yansıyan fotoğraflar İsrail genelinde ne kadar büyük bir paniğin olduğunu gözler önüne serdi.

28 Şubat'ta İran'a saldıran ABD ve İsrail, okul, hastane demeden katliam yaptı. Dini Lider Ali Hamaney başta olmak üzere ülkenin yönetim kadrolarına suikast düzenledi, enerji santrallerini hedef aldı. Ancak 'üç günde düşer' denilen İran saldırılara karşı direnmeye ve cevap vermeye devam ediyor. Trump ve Netanyahu'nun 'askeri gücünün çoğunu yok ettik' dediği Tahran savaşın 34. gününde İsrail'e en büyük salvoyu yaptı. Tel Aviv, Ramat Gan, Bnei Brak, Savyon, Rosh Haayin ve Petah Tikva'ya füze yağdırdı.

KUBBE ÇÖKTÜ İSRAİL PANİKTE

Demir Kubbe'nin çöktüğü gecede füzelerin vurduğu şehirlerde İsrailliler panik halinde sığınaklara koştu. Sığınaklardan yansıyan fotoğraflar başta Gazze ve Lübnan olmak üzere İsrail'in yıllardır komşu ülkelere yaşattığı acıları kendi halkına da yaşatmaya başlattığını gösterdi. İran, Körfez ve Ürdün'de bulunan ABD üslerini de hedef aldı. Muvaffak Salti Hava Üssü'nde ciddi hasar oluştu. İran Ordusu da ABD ve İsrail’in operasyonel başarı iddialarını yalanlayarak 'Daha ezici bir taarruza hazırız' açıklaması yaptı.

TRUMP YİNE BİR ÖYLE BİR BÖYLE

İran savaşının başından bu yana bir dediği öbürü ile çelişen ABD Başkanı Trump, ulusa sesleniş konuşmasında da güven vermedi. Bir gün önce 'Anlaşma olmasa bile İran'dan çekileceğiz' diyen Trump '2-3 hafta içinde çok sert vuracaklarını, İran'ı taş devrine döndüreceklerini' söyledi. Tahran'dan cevap gecikmedi: Savaş-müzakere-ateşkes döngüsüne müsamaha göstermeyeceğiz.

0304krt01a-tum.jpg

TEL AVİV ATEŞ ALTINDA

İran’dan atılan balistik füzeler nedeniyle İsrail’in Tel Aviv kentinde uyarı sirenleri gün boyu çalıyor. Panik halinin aralıksız sürdüğü kentte İsrailliler neredeyse günün tamamını sığınaklarda geçiriyor.

DEMİR KUBBE DELİNDİ İSRAİL KABUSU YAŞIYOR

Trump ve Netanyahu’nun “İran’ın askeri gücünü kırdık” söylemine rağmen Tahran, savaşın 34. gününde İsrail’e en yoğun misillemesini yaptı. Füze yağmuru Tel Aviv’den Hayfa’ya günlük hayatı felç ederken, milyonlar geceyi sığınaklarda geçirdi. Bu durum, İsrail’in mutlak güvenlik vaadine de ağır darbe vurdu.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından savaş 34. gününe girerken, İran İsrail’e şimdiye kadarki en yoğun misillemelerinden birini düzenledi. Trump ve Netanyahu’nun haftalardır tekrarladığı “İran’ın askeri kapasitesi büyük ölçüde imha edildi” söylemine rağmen, Tahran’ın son salvo dalgası İsrail’de güvenlik algısını derinden sarstı. Tel Aviv, Ramat Gan, Bnei Brak, Savyon, Rosh Haayin, Petah Tikva ve kuzeyde Hayfa çevresine yönelen füze saldırıları, ülkenin yıllardır mutlak koruma kalkanı olarak sunduğu hava savunma sistemlerinin sınırlarını yeniden görünür hale getirdi. Gece boyunca çalan sirenlerle birlikte milyonlarca İsrailli sığınaklara indi. Yeraltı otoparkları, apartman altları, metro istasyonları ve kamu sığınakları kısa sürede doldu. Sığınaklardan yansıyan görüntüler, savaşın artık yalnızca cephede değil, doğrudan gündelik hayatın içinde yaşandığını ortaya koydu. Çocuklar, yaşlılar, hastalar ve evcil hayvanlarla birlikte dar alanlara sıkışan siviller için hayat, siren ile sığınak arasında gidip gelen kesintili bir düzene dönüştü. Son haftalarda zaten okullar kapatılmış, toplu etkinlikler iptal edilmiş, birçok işyeri faaliyetini durdurmuştu. Hastaneler bazı servislerini yeraltındaki korunaklı alanlara taşırken, halk marketlere ve bankamatiklere akın etmişti. Ancak son yoğun saldırı dalgası, bu geçici önlemlerin ötesine geçen bir kırılma yarattı. Füze saldırılarının yalnızca hedef alınan noktalarla sınırlı kalmadığı, önlenen füzelerden düşen büyük enkaz parçalarının da yerleşim alanlarında hasar ve can kaybına yol açtığı görüldü. İran’ın kullandığı büyük balistik ve hipersonik füzelere ilişkin değerlendirmeler, İsrail’in çok katmanlı savunma mimarisinin özellikle eşzamanlı yoğun salvo karşısında zorlandığını gösteriyor. Savaş artık yalnızca kaç füzenin vurulduğu üzerinden değil, kaç milyon insanın yaşamının felç olduğu üzerinden de okunuyor. Tel Aviv’in boşalan caddeleri, güneyde hedef alınan sanayi bölgeleri, zarar gören altyapı ve sığınaklarda geçen geceler bunun en açık göstergesi. İran, yalnızca İsrail’i değil, Körfez ve Ürdün’deki Amerikan üslerini de hedef alarak çatışmanın coğrafyasını genişletme kapasitesini sergiledi. Muvaffak Salti Hava Üssü’nde oluşan hasar, savaşın bölgesel karakterini daha da belirginleştirdi. İran ordusunun “operasyonel başarı iddiaları yalan, daha ezici bir taarruza hazırız” açıklaması da Tahran’ın geri adım atma niyetinde olmadığını ortaya koydu.

ERBAKAN'IN SÖZÜ FÜZEYE YAPIŞTIRILDI

Sosyal medyada dolaşıma giren ve bir füzenin üzerine merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın fotoğrafı ile “İsrail laftan anlamaz. İsrail ancak güçten anlar” sözünün yazılı olduğu kağıdın yapıştırıldığını gösteren video için teyit.org “doğru” sonucuna ulaştı. Teyit’in analizine göre görüntülerde yapay zeka üretimine işaret eden belirgin bir iz bulunmuyor; yazılarda, seri numaralarında ya da video dokusunda bozulma görülmüyor. Videoda Google’ın yapay zeka filigranı SynthID de yer almıyor. Görüntülerin, İran merkezli ve Devrim Muhafızları’yla yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı tarafından 1 Nisan’da paylaşıldığı, tersine görsel arama sonuçlarının da videonun güncel dolaşıma girdiğini gösterdiği belirtildi. Aynı ajans, “Mavi Marmara Gemisi Şehitlerinin İntikamı Adına” yazılı başka bir füze görüntüsü ile Erbakan’ın aynı sözünün yer aldığı alternatif kayıtları da yayımladı.

EN AZ 400 FÜZE, 19 ÖLÜ, MİLYARLARCA ŞEKEL MADDİ HASAR

28 Şubat’ta başlayan savaşta İsrail’e İran’dan en az 400 balistik füze fırlatıldı. İsrail ordusu, yerleşim alanlarını hedef alan füzelerin yaklaşık yüzde 92’sinin önlendiğini açıkladı. Buna rağmen füze ve enkaz parçaları birçok kentte binalara, sanayi tesislerine ve sivil alanlara isabet etti. Reuters’ın derlediği son bilançoya göre, İran ve Lübnan’dan atılan füze ve roketler sonucu İsrail’de en az 19 kişi öldü. Yaralı sayısı için tek bir güncel toplam verilmezken, haber ajanslarının sahadan aktardığı tablo yüzlerce kişinin değişik saldırılarda yaralandığını gösteriyor. Yalnızca 22 Mart’ta Arad ve Dimona’ya düşen füzelerde onlarca kişi hastaneye kaldırıldı; Arad’da en az 31 kişi, Dimona’da ise 5 kişi hastaneye sevk edildi. AP ise aynı saldırıda Arad’da yaklaşık 70 yaralı ve en az 10 apartman binasında hasar bildirildiğini aktardı. Reuters, Haifa’daki petrol rafinerisinde bir yakıt tankeri ve sanayi binasının vurulduğunu; güneyde Ne’ot Hovav sanayi bölgesindeki ADAMA tesisinde ise isabet sonrası yangın çıktığını, bir binanın tamamen yıkıldığını bildirdi. Reuters ayrıca havada imha edilen füzelerin büyük parçalarının da okul bahçeleri, yol kenarları ve yerleşim alanlarına düştüğünü; bunun da can kaybı ve maddi hasarı büyüttüğünü yazdı.

YİNE BİR KUYUYA TAŞ ATTI

Ulusa sesleniş konuşması yapan Trump’ın zikzakları dünyayı bir kez daha sarstı. Beyaz Saray’daki konuşmasında hem “zafer yakın” dedi hem “İran’ı daha sert vurma tehdidinde bulundu. Tahran da “daha ezici ve yıkıcı” misilleme uyarısı yaptı; petrol yükseldi, piyasalar sarsıldı, savaşın sonuna dair belirsizlik büyüdü.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’dan Türkiye saati ile dün sabaha karşı yaptığı konuşmasıyla yine dünyayı belirsizlik ve gerilim arasında bıraktı. Yaklaşık 20 dakika süren konuşmasında Trump, Washington’ın İran’da “çekirdek stratejik hedeflerinin tamamlanmasına çok yaklaştığını” savundu; İran donanmasının “yok edildiğini”, hava gücünün “çöktüğünü”, füze ve insansız hava aracı kapasitesinin ise ağır darbe aldığını öne sürdü. Ancak bu “zafer yakın” söylemine rağmen savaşın nasıl sona ereceğine dair net bir siyasi ya da askeri çerçeve sunmadı. Tam tersine, “önümüzdeki iki ila üç hafta içinde çok sert vuracağız” diyerek yeni bir tırmanma mesajı verdi ve anlaşma çıkmaması halinde İran’ın enerji altyapısının hedef alınabileceğini söyledi. Trump’ın birbirini boşa düşüren bu çıkışları petrol fiyatlarını yukarı iterken, piyasalarda satış dalgasını tetikledi. Piyasalar, Trump’ın “İran’ı taş devrine döndürürüz” sözlerini ve savaşın süreceğine dair sinyallerini riskin büyümesi olarak okudu. Trump’ın en dikkat çeken çıkışlarından biri Hürmüz Boğazı konusunda oldu. ABD Başkanı, artık Orta Doğu petrolüne ihtiyaç duymadıklarını savunarak boğazın güvenliğini petrol ithalatçısı ülkelere havale etti. Washington’ın gerekirse destek vereceğini belirtti ama asıl yükün Avrupa ve Asya ülkelerinde olması gerektiğini ima etti. Bu yaklaşım, küresel enerji piyasalarının kalbi sayılan Hürmüz’de ABD’nin geleneksel güvenlik rolünü geri plana çekmeye hazırlandığı yorumlarına yol açtı. Trump ayrıca petrol fiyatlarındaki yükselişi de çatışmadan çok İran’a bağladı ve ülkeleri ABD petrolü almaya çağırdı. İran cephesi ise Trump’ın iddialarını peş peşe yalanladı. Tahran, ne askeri kapasitesinin çöktüğünü ne de teçhizat stoklarının tükendiğini kabul etti. İran ordusu sözcüsü, ABD ve İsrail’in şimdiye kadar yalnızca “önemsiz hedefleri” vurduğunu savunarak, yakında “ezici, daha geniş ve daha yıkıcı” saldırılar düzenleneceği uyarısında bulundu. Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari de Washington ve Tel Aviv’in İran’ın füze üretim merkezleri, uzun menzilli İHA kapasitesi, hava savunma sistemleri ve özel askeri teçhizatı konusunda eksik bilgiye sahip olduğunu söyledi. İran ordusu başkomutanı Emir Hatemi’nin kurmaylarına “her türlü saldırıya hazırlıklı olun” talimatı vermesi ve olası bir kara harekâtında hiçbir düşman askerinin sağ bırakılmaması yönündeki sert sözleri, Tahran’ın geri adım niyetinde olmadığını gösterdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de “savaş-müzakere-ateşkes” döngüsünü kıracaklarını, bu kısır döngüye yeniden dönmeyeceklerini açıkladı. İran’da öne çıkan isimlerden Muhsin Rızai ise yaptırımlar kaldırılmadıkça ve savaşın yol açtığı zararlar için tazminat ödenmedikçe hiçbir diplomatik sürecin başlamayacağını söyledi. Öte yandan Axios’un aktardığı iddialara göre Washington ile Tahran arasında, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması karşılığında ateşkes ihtimali görüşülüyor. İddiaya göre Başkan Yardımcısı JD Vance de arabulucular üzerinden İran’a, talepler karşılanırsa ABD’nin ateşkese açık olduğu mesajını iletti.

KONUŞMASINDAKİ TARTIŞMALI İDDİALAR

Trump, enflasyonu tamamen bitirdiğini öne sürdü. Oysa şubat verilerine göre ABD’de tüketici fiyat endeksi yıllık yüzde 2,4 arttı. Bu oran, Fed’in yüzde 2 hedefinin hâlâ üzerinde.

Ekonomiyi “çökmüş” devraldığını savundu: Ancak 2024’te ABD ekonomisi yüzde 2,8 büyümüştü. Trump döneminde büyüme ise federal hükümetin kapanmasının da etkisiyle yüzde 2,1’e geriledi.

“İran’da rejim değişti” iddiası tartışmalı: Trump, yeni yönetimin daha makul olduğunu söyledi. Ancak sahadaki tablo bunun tersine işaret ediyor. Ali Hamaney’in ardından yerine geçtiği belirtilen Mücteba Hamaney daha sertlik yanlısı görülüyor; Devrim Muhafızları’nın etkisi de arttı.

Halk ayaklanması beklentisi gerçekleşmedi: Trump ve İsrail’in beklediği geniş çaplı iç isyan şu ana kadar ortaya çıkmadı.

Protestolarda 45 bin ölüm iddiası doğrulanmadı: İnsan hakları örgütleri teyit edilebilen can kaybını yaklaşık 7 bin, İran yönetimi ise 3 bin 117 olarak açıklamıştı. Trump’ın verdiği rakam çok daha yüksek.

“Ortadoğu petrolüne ihtiyacımız yok” söylemi eksik: ABD büyük üretici olsa da petrol küresel piyasada fiyatlanıyor. Bu nedenle bölgedeki kriz Amerikan tüketicisini de vuruyor.

Yatırım rakamlarında da çelişki var: Trump’ın sözünü ettiği 18 trilyon dolarlık yatırım, Beyaz Saray’ın kendi verilerindeki 10,5 trilyon dolarla uyuşmuyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN