The Guardian’da yer alan habere göre Rina Oh, 2000 yılında, 21 yaşındayken Epstein ile tanıştırıldığını ve bu tanışmayı sağlayan kişinin de Epstein davasında daha önce konuşan mağdurlardan Lisa Phillips olduğunu aktardı.
Oh, Epstein’in kendisine şu sözlerle yaklaştığını anlattı:
“Çok yeteneklisin, okulda olman gerektiğini düşünüyorum.”
Oh’a göre Epstein, kendisini bir hayırsever olarak tanıttı; çok sayıda kişi tarafından tanındığını, cömert olduğunu ve çoğu daha önce birlikte okuduğu kadınların çocukları olmak üzere pek çok genci üniversiteye gönderdiğini söyledi. Oh, bu anlatıya güvendiğini ifade etti.
“ŞARTSIZ BURS” VAADİ VE GERİ ALINMASI
Rina Oh, Epstein’in sanat dünyasında tutunabilmesi için bir güzel sanatlar diplomasına ihtiyacı olduğunu söylediğini, bu kapsamda New York’taki School of Visual Arts için kendisine “hiçbir şartı olmayan” bir burs teklif ettiğini anlattı.
Oh, sürecin bu noktadan sonra değiştiğini şu sözlerle dile getirdi:
“O bursa pek çok şart bağladı. Onun istediği her şeyi yapmayınca bursu geri aldı.”
Yaklaşık iki yıl boyunca Epstein’in ağında kaldığını belirten Oh, prestijli üniversitelere kayıt yaptırma ve eğitim masraflarını karşılama vaatlerinin, mağdurlar üzerindeki nüfuzun sürdürülmesinde temel araçlardan biri olduğunu söyledi.
MECLİS’E SUNULAN İFADELERDE BENZER ANLATIMLAR
Rina Oh’un anlattıkları, geçen hafta ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi’ndeki Demokrat üyelerle paylaşılan mağdur ifadelerinde de yer aldı. Bu beyanlarda, Epstein’in genç kadınlara üniversiteye kabul ve burs vaadiyle yaklaştığına dair benzer örnekler bulunduğu aktarıldı.
Maryland’lı Demokrat Temsilci Jamie Raskin, bu iddialara ilişkin daha fazla bilgi talep etmek üzere Columbia Üniversitesi ve New York Üniversitesi’ne mektup gönderdi. Raskin, mektuplarında şu ifadeye yer verdi:
“Epstein, genç kadınları üniversite ve kolejlere kabul edilmelerine yardımcı olma vaadiyle ağının içine çekti.”
JEFFREY EPSTEİN DOSYASI
En küçüğü 14 yaşında olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamalarıyla yargılanan Jeffrey Epstein, tutuklu bulunduğu Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019 tarihinde ölü bulunmuştu.
Kamuoyuna açıklanan dava dosyalarında; Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield, Alan Dershowitz ve Bill Richardson gibi çok sayıda tanınmış isim yer almıştı.
Federal Soruşturma Bürosu ile ABD Adalet Bakanlığı, yürüttükleri incelemeler sonucunda Epstein’in ünlü isimlerden oluşan bir “müşteri listesi” tuttuğuna dair kanıta ulaşılamadığını açıklamıştı. Kurumlar, Epstein’in hücresinde öldürüldüğü yönündeki iddialara karşın, ölümün intihar olduğu sonucuna varıldığını bildirmişti.
ABD’li gazeteci Tucker Carlson, Epstein’in “İsrail için çalıştığını” ve Washington’da birçok kişinin bunu düşündüğünü ancak açıkça dile getiremediğini iddia etmişti.
Öte yandan Wall Street Journal, Epstein’in kız arkadaşı Ghislaine Maxwell’in, Epstein’in 50’nci doğum günü için çevresinden mektup istediğini; bu mektuplardan birinin de Trump’a ait olduğunu öne sürmüştü.
