ABD Başkanı Donald Trump'ın kurduğu "Barış Kurulu"nun ilk resmi toplantısı öncesinde, Gazze Şeridi'nin geleceğine dair diplomatik trafik ve karşılıklı restleşmeler hız kazandı. Trump ve Netanyahu, Hamas başta olmak üzere Filistinli direniş gruplarının derhal silahsızlanması gerektiğini savunurken, İsrail ordusunun çekilmesi ve Gazze'nin yeniden imarı için bu durumu şart koşuyor. Drop Site News'a konuşan Hamas'ın üst düzey yetkilileri ise bu taleplerin gerçekçi olmadığını ve mevcut şartlarda kabul edilemeyeceğini vurguladı.
TEK TARAFLI SİLAHSIZLANMAYA KAPILAR KAPALI
Hamas Siyasi Büro Üyesi ve ateşkes müzakerelerinde yer alan isimlerden Basem Naim, örgüte yönelik "tek taraflı silahsızlanma" baskılarına ilişkin Drop Site News'a açıklamalarda bulundu. Naim, Filistin direnişinin silah bırakması veya Gazze'nin tamamen askerden arındırılması yönündeki kapsamlı talepleri kabul etmeyeceklerini belirtti.
Naim, silahların statüsünün tartışılabilmesi için öncelikle İsrail'in saldırganlığını kısıtlayan uzun vadeli bir ateşkesin sağlanması ve Filistin devletinin kurulmasına yol açacak siyasi bir sürecin başlaması gerektiğini ifade etti. Naim, şunları kaydetti:
"Bu konudaki pozisyonumuz çok net. Silahsızlanma veya silahların toplanmasından bahsetmeden önce, Netanyahu hükümetinin ve ABD'li garantörlerin, Gazze'deki insani durumu kökten değiştirecek ilk aşama anlaşmalarını tam olarak uygulamasını bekliyoruz. Filistin direnişi ve silahları meşru bir haktır; bu hak herhangi bir Filistinli tarafından reddedilemez. Sorun güvenlik temelli değil, siyasidir ve çözümü Siyonist işgalin sona ermesindedir."
İSRAİL VE ABD'DEN 'SAVAŞA DÖNÜŞ' TEHDİDİ
Haberde, hem Trump'ın hem de Netanyahu'nun, Hamas'ın teslim olmaması durumunda Gazze'ye yönelik geniş çaplı savaşın yeniden başlayacağı tehdidinde bulunduğu belirtildi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, "Hamas'ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini" savundu.
İsrail Başbakanı Netanyahu ise Kudüs'te düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, müzakerelerin ikinci aşamasına geçilmesi için Gazze'nin tamamen silahsızlandırılması gerektiğini yineledi. Netanyahu, "Hamas önce silahsızlanmalı. Ağır silahlar zaten yok, asıl hasarı veren AK-47 gibi hafif silahların da gitmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
İsrail Kabine Sekreteri Yossi Fuchs ise Trump yönetiminin İsrail'den Hamas'ın silahsızlanması için iki aylık bir süre tanımasını istediğini iddia etti. Fuchs, bu süre zarfında silahsızlanma gerçekleşmezse İsrail ordusunun "görevini tamamlamak üzere" saldırılarını yoğunlaştıracağını öne sürdü.
"İSRAİL'İN NÜKLEER SİLAHLARI GÖRMEZDEN GELİNİYOR"
Drop Site News'un aktardığı bilgilere göre Hamas, bölgesel arabuluculara sunduğu önerilerde, silahların "dondurulması" veya uluslararası gözetim altında depolanması seçeneğine, ancak karşılığında Filistin halkının güvenliğini sağlayacak bir mekanizmanın kurulması şartıyla sıcak bakıyor.
Basem Naim, "Hafif silahların varlığını sorun olarak göstermek, İsrail'in nükleer ve konvansiyonel cephaneliğini görmezden gelmektir" diyerek, herhangi bir silah düzenlemesinin karşılıklı güvenlik paktları çerçevesinde olması gerektiğini savundu. Naim, "3, 5 veya 7 yıllık çok yıllı bir ateşkes siyasi sürece paralel gitmeli. Bu sürede silahlar sahadan çekilip depolanabilir, ancak Gazze'nin idaresi dış müdahale olmaksızın Filistin yönetimine bırakılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
ULUSLARARASI GÜÇ TARTIŞMALARI
Trump'ın planı kapsamında Gazze'de bir "Uluslararası İstikrar Gücü" (ISF) kurulması da gündemde. Trump, söz konusu güç için 5 milyar dolardan fazla taahhüt aldığını duyurdu. Endonezya, bu güce 8 bin askerle katkı sunabileceğini açıklayan ilk ülke oldu; ancak Cakarta yönetimi, askerlerinin çatışma veya silahsızlandırma görevlerinde değil, insani yardım ve koruma amaçlı bulunacağını vurguladı.
Trump'ın "Barış Kurulu" temsilcisi Nickolay Mladenov ise Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı açıklamada, İsrail'in geri çekilmesi için Hamas ve diğer grupların silahlarının önemli bir kısmını bırakması gerektiğini savundu. Mladenov, mevcut planın savaşı durdurmak için "tek seçenek" olduğunu iddia etti.
Hamas yetkilileri ise Oslo Anlaşmaları'ndan bu yana yaşanan süreci hatırlatarak, İsrail'in verdiği sözleri tutmadığını ve ABD destekli planların Filistin varlığını silmeyi amaçladığını belirtiyor. Basem Naim, "Netanyahu ve ordusunun iki yılda başaramadığını, başka hiçbir yolla elde etmesine izin vermeyeceğiz" diyerek örgütün tutumunu yineledi.
