Macaristan genel seçimlerinde ilk sonuçlar gelmeye başlarken, ülkede tam bir "değişim" rüzgarı esiyor. Komünizm sonrası dönemin en yüksek katılım oranına (saat 18.30 itibarıyla %78) ulaşılan seçimlerde, 6 milyondan fazla Macar seçmen oy kullandı.
Hakkındaki yolsuzluk ve casusluk skandallarının yanı sıra ekonomik durgunlukla boğuşan Başbakan Viktor Orban'ın 16 yıllık kesintisiz iktidarı, eski bir müttefiki olan 45 yaşındaki hukukçu Péter Magyar'ın kurduğu Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) tarafından ciddi şekilde tehdit ediliyor.
PİYASALAR "MAGYAR KAZANACAK" DİYOR: ŞANS %90'I AŞTI
Seçimin en dikkat çekici boyutu ise finans piyasalarının ve tahmin platformlarının verdiği erken tepki oldu. Bloomberg'in aktardığına göre, uluslararası tahmin piyasası Polymarket'te Péter Magyar'ın bir sonraki başbakan olma ihtimalini gösteren kontratlar yüzde 90'ı aşarken, Orban'ın şansı yüzde 20'lerin altına kadar geriledi. Sadece başbakanlık bahsi üzerine Pazar öğleden sonra itibarıyla 70 milyon dolardan fazla işlem yapıldı.
Trader'lar ve fon yöneticileri, Magyar'ın yönetimi devralması senaryosuna göre pozisyon alıyor. Bank of America ve diğer finans devleri, iktidar değişikliğiyle birlikte Avrupa Birliği (AB) tarafından dondurulan milyarlarca euroluk fonların serbest kalacağı ve ülkenin Euro'ya geçiş sürecini başlatabileceği beklentisiyle Macar Forinti ve tahvillerinde büyük bir ralli öngörüyor.
MAGYAR: "İHTİYATLI İYİMSERİZ, BU BİR DEMOKRASİ ŞÖLENİ"
Sandıkların kapanmasının ardından ilk açıklamasını yapan muhalefet lideri Péter Magyar, yüksek katılım oranlarına ve son anketlere dayanarak "ihtiyatlı bir iyimserlik" içinde olduklarını belirtti. Seçimi bir "demokrasi şöleni" olarak nitelendiren Magyar, "Anketleri değil, seçimi kazanmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Magyar'ın en büyük seçim vaatleri arasında;
AB ile ilişkileri sıfırlayarak dondurulmuş fonları ülkeye getirmek,
Rusya ile bağları gevşetmek,
Orban'a sadık isimlerin (Cumhurbaşkanı, üst düzey yargıçlar, kurum yöneticileri) görev sürelerini kısaltmak,
Sağlık ve eğitim gibi temel hizmetleri iyileştirmek yer alıyor.

KÜRESEL AKTÖRLERİN GÖZÜ BUDAPEŞTE'DE
Bu seçim, sadece Macaristan için değil, Brüksel, Moskova ve Washington için de büyük bir önem taşıyor. Donald Trump ve Vladimir Putin'in açık desteğini alan Orban, Ukrayna'ya yapılacak 90 milyar euroluk AB kredisini bloke ederek Brüksel ile ipleri iyice germişti. Hatta Putin ile yaptığı bir telefon görüşmesinde konumunu "Aslan'a yardım eden bir Fare"ye benzetmişti.
Magyar'ın olası zaferinin, Avrupa'da aşırı sağın ve AB karşıtı blokun en büyük kalesini düşürmesi ve Ukrayna konusundaki Avrupa içi tıkanıklığı açması bekleniyor.
HÜKÜMETTEN İLK TEPKİ: "SEÇİMLER MEŞRU"
İktidar cephesi ise yüksek katılımlı seçimlerin ardından temkinli. Orban'a sadakatiyle bilinen Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok ve Kabine Bakanı Gergely Gulyas, rekor katılımın "demokrasinin bir kanıtı" olduğunu belirterek seçimi meşru ve düzenli olarak nitelendirdi.
199 sandalyeli Macaristan Ulusal Meclisi'nde Orban'ın seçim sistemi avantajlarını kırmak için Tisza Partisi'nin ülke genelinde en az 5 puanlık bir fark atması gerektiği tahmin ediliyor. Resmi çıkış anketinin (exit poll) yapılmadığı ülkede, kesin sonuçların gece yarısına doğru netleşmesi bekleniyor.
