İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan resmi açıklamada, Washington ve Tahran arasında sağlanan 14 günlük "operasyonel mola"ya dair Tel Aviv’in tutumu netleştirildi. Başbakan Netanyahu, bölgesel istikrar ve enerji koridorlarının güvenliği adına atılan bu adımı desteklediklerini belirtirken, İsrail’in kırmızı çizgilerini içeren bir dizi şerh düşmeyi de ihmal etmedi.
Beyaz Saray’dan ateşkes açıklaması: "ABD için bir zafer"
İşte İran’ın 10 maddelik barış planı: Nükleer taahhüt, Hürmüz ve tazminat masada
HÜRMÜZ BOĞAZI VE STRATEJİK KAZANIMLAR
Netanyahu, Trump’ın İran’a yönelik askeri baskısını askıya almasını, Tahran’ın hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı tamamen trafiğe açması ve çatışmasızlık taahhüdüne uyması şartına bağladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Hürmüz Boğazı’nın küresel ticarete yeniden açılmasının önemine dikkat çekildi.
İran’ın nükleer silaha erişiminin engellenmesi ve füze programının müttefik ülkelere (İsrail, ABD ve Körfez ülkeleri) yönelik bir tehdit olmaktan çıkarılması hedeflerine verilen tam destek yinelendi.
LÜBNAN İSTİSNASI: "KUZEY CEPHESİ AYRI TUTULMALI"
Mutabakatın en kritik şerhi ise Lübnan cephesine dair oldu. Netanyahu, İran ile sağlanan bu geçici uzlaşmanın Lübnan’daki askeri faaliyetleri bağlamadığını savundu. Bu çıkış, İsrail’in kuzey sınırında Hizbullah’a yönelik yürüttüğü harekatların, İran’daki diplomatik süreçten bağımsız olarak devam edebileceğinin sinyali olarak yorumlandı.
