İngiliz haber ajansı Reuters'a konuşan ve isimlerinin gizli kalmasını isteyen iki ABD'li yetkili, Washington yönetiminin İran'a yönelik askeri hazırlıklarında önemli bir aşama kaydettiğini açıkladı. Diplomatik çabaların sonuçsuz kalması durumunda devreye sokulacak planların, bireysel liderlere yönelik nokta atışı saldırıları ve Başkan Donald Trump'ın talimatı doğrultusunda bir rejim değişikliği operasyonunu içerdiği ifade edildi.
LİDERLERE YÖNELİK NOKTA ATIŞI SUİKAST
Haberde, ABD ordusunun haftalarca sürebilecek ve hem İran'ın güvenlik tesislerini hem de nükleer altyapısını hedef alacak geniş çaplı bir operasyon hazırlığında olduğu belirtildi. Yetkililer, İsrail'in geçtiğimiz yıl İran ile yaşadığı 12 günlük savaşta aralarında Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri'nin de bulunduğu 20 üst düzey komutanı etkisiz hale getirmesinin, bireysel hedeflere yönelik yaklaşımın ne kadar etkili olduğunu gösterdiğini vurguladı. Ancak, belirli bir askeri komutanı hedef almanın kesin konum tespiti ve çok detaylı istihbarat kaynakları gerektirdiği, sivil kayıpların önlenmesi için de ince hesaplamalar yapılması gerektiği uyarısında bulunuldu. ABD'nin 2020 yılında Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'ye yönelik düzenlediği suikast de bu stratejinin geçmişteki somut bir örneği olarak hatırlatıldı.
REJİM DEĞİŞİKLİĞİ VE DİPLOMASİ İÇİN SÜRE
Başkan Trump'ın dış müdahalelere karşı çıkan geçmiş söylemlerine rağmen, kısa süre önce Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu özel harekat kuvvetleriyle devirmesi, İran için de benzer bir senaryonun masada olduğunu gösteriyor. Trump, geçtiğimiz hafta İran'da hükümetin değişmesinin "olabilecek en iyi şey" olduğunu ifade etmiş ve anlaşma sağlanamaması halinde "çok kötü şeylerin" yaşanacağı uyarısında bulunmuştu. Müzakereler için Tahran'a en fazla 10 ila 15 günlük bir süre tanıdığını belirten Trump, "Nükleer silaha sahip olamazlar, bu çok basit. Nükleer silahları olursa Orta Doğu'da barış olamaz" diyerek İran'ı uzlaşmaya davet etti. İki ülke yetkililerinin salı günü gerçekleştirdiği görüşmelerde bazı "temel ilkeler" üzerinde anlaşıldığı açıklansa da, Beyaz Saray taraflar arasında hala derin görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtiyor.
İRAN'DAN MİSİLLEME VE HÜRMÜZ BOĞAZI UYARISI
ABD'nin bölgede topladığı devasa ateş gücü ve savaş gemilerine karşı Tahran yönetiminden de sert tepkiler gelmeye devam ediyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, kendi topraklarına yönelik bir saldırı durumunda ABD'nin Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye'de bulunan askeri üslerine misilleme yapabileceği uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'e resmi bir mektup gönderen Tahran, savaşı başlatan taraf olmayacağını ancak herhangi bir askeri saldırıya meşru müdafaa hakkı kapsamında kararlı ve orantılı bir yanıt vereceğini bildirdi. Öte yandan, olası bir savaş durumunda küresel petrol akışının beşte birinin sağlandığı Hürmüz Boğazı'nın kapatılma ihtimali, şimdiden petrol fiyatlarında yukarı yönlü bir baskı yaratırken, Rusya'ya ait bir savaş gemisinin de Umman Körfezi'ndeki İran deniz tatbikatlarına katılması bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdı.
