ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaş planları yaparken aralarında çok net bir "işbölümüne" gittikleri ortaya çıktı. Amerikan Washington Post (WP) gazetesinin üst düzey İsrailli ve ABD'li istihbarat yetkililerine dayandırdığı habere göre; nükleer tesislerin ve askeri üslerin vurulması ortaklaşa yürütülürken, "İran liderlerini gözetleyip öldürme" şeklindeki o karanlık ve kanlı görev tamamen İsrail'e verildi.
İsrail ordusunun kayıtlarına göre, savaşın başladığı 28 Şubat'ta Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesiyle başlayan süreçte bugüne kadar 250'den fazla "üst düzey İranlı yetkili" nokta atışı operasyonlarla suikasta kurban gitti. Son olarak Perşembe günü İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı öldürüldü.
KAMERALAR VE İNTERNET KESİNTİLERİ
Peki İsrail bu kadar kısa sürede İran'ın en korunaklı liderlerini nasıl bulup öldürüyor? WP'ye konuşan yetkililer, on yıllardır kurulan suikast aygıtının son yıllarda yeni ve çok gizli bir Yapay Zeka (AI) platformuyla kusursuzlaştığını açıkladı.
Mossad ve İsrail ordusunun siber istihbarat birimi "Birim 8200"ün (Unit 8200) yürüttüğü bu operasyonun arkasında büyük bir ironi yatıyor. İsrail istihbaratı, İran rejiminin kendi halkını fişlemek ve protestoları bastırmak için kurduğu devasa gözetleme ağını hackledi. Tahran'daki binlerce sokak kamerası, ödeme platformları ve en önemlisi halkın internetini kesmek için kullanılan "merkezi internet şalterleri" İsrail tarafından ele geçirildi.
Rejim üyelerinin kendi aralarındaki mesajlaşmaları ve telefon görüşmeleri mecburen bu merkezi ağlardan geçtiği için, İsrail ajanları bu verileri devasa bir vakum gibi çekerek Yapay Zeka platformuna yükledi. Bu sistem, liderlerin günlük rutinlerini, toplantı yerlerini ve zaaflarını saniyeler içinde analiz ederek savaş uçaklarına doğrudan hedef koordinatı olarak gönderiyor.
Hamaney Suikastının Perde Arkası: "Herkesin Göreceği Fırtınayı Göremediler"
İsrail'in yeni suikast ağının en büyük hedefi, 27 yıllık iktidarı 28 Şubat'ta sona eren Dini Lider Ali Hamaney'di.
WP'nin haberine göre İsrail istihbaratı, Hamaney ve en yakın 4 danışmanından oluşan "Beşli Grup"un toplantılarını bir yıldır adım adım izliyordu. Savaşın başladığı o gün, ABD ordusu füzeleriyle İran'ın kapısındayken, Hamaney ve kurmayları akılalmaz bir şekilde yer altındaki sığınaklara ve tünellere inmek yerine, konutun zemin üstündeki bir katında toplandı. İki saatlik mesafeden havalanan İsrail F-35'leri bu toplantıyı tam isabetle vurdu.
Saldırıda Hamaney ölürken, yerine geçmesi beklenen oğlu Mojtaba Hamaney'in yan odaya (bahçeye bakan kısma) geçtiği için ağır yaralı olarak kurtulduğu, ancak eşinin ve kızının öldüğü belirtildi.
Bu denli büyük bir savaş kapıdayken İran liderlerinin yer üstünde toplantı yapmasına İsrail istihbaratı bile şaşırdı. Üst düzey bir İsrailli yetkili bu durumu, "Bunu kimse açıklayamaz. Gezegendeki her insan yaklaşan bu kusursuz fırtınayı görürdü ama onlar yerin altına inmediler" sözleriyle özetledi.
"BİZ YAPAMAYIZ AMA SİZ YAPARSANIZ SEVİNİRİZ"
Bu acımasız suikast stratejisinin Washington tarafından da tam destek gördüğü vurgulanıyor. ABD'li bir yetkili, liderlerin öldürülmesi konusundaki işbölümü için, "Biz onları öldüremeyiz, ancak siz yaparsanız bundan büyük mutluluk duyarız" yaklaşımını benimsediklerini itiraf etti.
Nitekim ABD Başkanı Donald Trump da geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada bu stratejiyi adeta doğrularcasına, "Tüm liderliklerini öldürdük, sonra yeni liderler seçmek için toplandılar ve onları da öldürdük" diyerek övünmüştü. Ancak Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'ndan Ariel Levite gibi bazı uzmanlar, İsrail'in 250'den fazla lideri öldürmesine rağmen rejimin çökmediğine ve ölenlerin yerine çok daha "radikal" isimlerin geldiğine dikkat çekerek bu stratejinin uzun vadeli başarısını sorguluyor.
