Wall Street Journal’ın (WSJ) ismini açıklamak istemeyen kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD genelinde savcılık ofislerinin başında bulunan bazı federal savcılar, geçen hafta Beyaz Saray’da düzenlenen sembolik bir fotoğraf çekimi etkinliğine katıldı.
Söz konusu etkinliğin, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın, Fed binalarının yenilenmesine ilişkin çok yıllı bir projeyle bağlantılı olarak Adalet Bakanlığı tarafından büyük jüri celbiyle karşı karşıya kalmasından kısa süre önce gerçekleştirildiği aktarıldı.
“SAVCILAR ETKİSİZ” İDDİASI
Habere göre, etkinlik sırasında ABD Adalet Bakanı Pam Bondi’nin katılımcıları tanıtmasının ardından konuşan Trump, bazı federal savcıların yeterince hızlı ve etkili hareket etmediğinden yakındı. Trump’ın, savcıları “etkisiz” olmakla suçladığı ve bu durumun Bondi ile Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche’ın çalışmalarını zorlaştırdığını söylediği öne sürüldü.
Kaynaklar, Trump’ın bazı savcıları yetki alanlarına göre açıkça eleştirdiğini ve bu süreçte kendisini “ihanete uğramış” hissettiğini dile getirdiğini iddia etti.
SCHİFF DOSYASI VURGUSU
WSJ’nin aktardığına göre Trump, etkinlikte ayrıca California’nın Demokrat Senatörü Adam Schiff hakkında henüz dava açılmamış olmasından da rahatsızlığını dile getirdi. Schiff’in, Adalet Bakanlığı tarafından ipotek dolandırıcılığına karışıp karışmadığına ilişkin bir soruşturma kapsamında incelendiği belirtiliyor.
BEYAZ SARAY’DAN HENÜZ YANIT YOK
Haberde, ABD Adalet Bakanlığının konuya ilişkin yorum talebini Beyaz Saray’a yönlendirdiği, ancak Beyaz Saray’ın iddialarla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadığı kaydedildi.
Fed Başkanı Jerome Powell, kısa süre önce yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığının Fed’e büyük jüri celbi tebliğ ettiğini duyurmuştu. Powell, söz konusu celbin Haziran 2025’te Senato Bankacılık Komitesinde verdiği ifadeyle bağlantılı bir “cezai iddianame tehdidi” içerdiğini belirtmişti.
Powell, bu ifadesinin tarihi Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı bir projeye ilişkin olduğunu hatırlatarak, “Fed Başkanı dahil hiç kimse hukukun üstünde değildir.” demiş, ancak bu adımın “yönetimin tehditleri ve süregelen baskısı bağlamında daha geniş bir perspektiften değerlendirilmesi gerektiğini” ifade etmişti.
