Avrupa ekonomisi nisan ayı verileriyle birlikte alarm veriyor. Bir yandan fiyat artışları son yılların en yüksek seviyesine ulaşırken, diğer yandan ekonomik büyümenin durma noktasına gelmesi ve yoksulluk riskinin artması kıta genelinde karamsar bir tablo oluşturuyor.
31 AYIN EN YÜKSEK ENFLASYONU
Euro Bölgesi’nde nisan ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 3 seviyesine tırmandı. Bu rakam, bölge ekonomisinde son 31 ayın en hızlı fiyat artışı olarak kayıtlara geçti. Enflasyondaki bu yükselişin temelinde devam eden jeopolitik gerilimlerin ve enerji maliyetlerinin etkisi görülürken, aynı dönemde ekonomik büyümenin yalnızca yüzde 0,1 seviyesinde kalması stagflasyon riskini somutlaştırdı.
AB NÜFUSUNUN BEŞTE BİRİ RİSK ALTINDA
Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), ekonomik durgunluğun toplumsal maliyetini ortaya koyan yoksulluk verilerini paylaştı. Geçen yılın verilerine göre Avrupa Birliği (AB) genelinde nüfusun yüzde 20,9’u, yani yaklaşık 92,7 milyon kişi yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşamını sürdürüyor.
ÜLKE ÜLKE YOKSULLUK KARNESİ
Birlik içindeki yoksulluk oranları ülkeler arasında keskin farklılıklar gösteriyor. İstatistiklere göre en yüksek ve en düşük risk oranları şu şekilde dağılım gösterdi:
EN YÜKSEK RİSKLİ ÜLKELER: Yoksulluk riskinin en yoğun hissedildiği ülke yüzde 29 ile Bulgaristan oldu. Bu ülkeyi yüzde 27,5 ile Yunanistan, yüzde 27,4 ile Romanya, yüzde 26,3 ile Litvanya ve yüzde 25,7 ile İspanya takip etti.
BÜYÜK EKONOMİLERİN DURUMU: AB'nin lider ekonomileri de riskin uzağında kalamadı. İtalya'da halkın yüzde 22,6'sı yoksulluk riskiyle karşı karşıyayken, bu oran Almanya'da yüzde 21,2, Fransa'da ise yüzde 20,8 olarak ölçüldü.
EN DÜŞÜK RİSKLİ ÜLKELER: Refah düzeyini en iyi koruyan ülke yüzde 11,5 ile Çekya oldu. Çekya'yı yüzde 15 ile Polonya, yüzde 15,5 ile Slovenya ve yüzde 15,8 ile Hollanda izledi.
