Gündemi bir anda değiştiren, siyasetçilerin de dahil olduğu ve binlerce insanın mağduriyet yaşadığı fon dolandırıcılığının ekonomiye çıkaracağı fatura merak ediliyor.
CNBC-e ekranlarında yayınlanan Strateji Masası programında fon krizini değerlendiren Prof. Dr. Ege Yazgan ve Dr. Enes Özkan, sürecin yatırımcılar ile makroekonomik dengeler üzerindeki olası etkilerini inceledi.
İki uzman; fonların tasfiye sürecinden küçük yatırımcının durumuna, ekonomik büyümeden enflasyona, piyasalara duyulan güvenden fonlardan çıkacak paranın nereye yöneleceğine kadar yaşanabilecek gelişmeler hakkında kritik uyarılarda bulundu.
Her 10 hisseden 4'ünü tek fona toplamışlar: SPK'nın müdahalesiyle korkunç gerçek ortaya çıktı
YÜZDE 5 BİN GETİRİ RİSK ALGISINI DEĞİŞTİRDİ
Krizin merkezinde yer alan küçük yatırımcıların durumunu mercek altına alan Prof. Dr. Ege Yazgan, bazı fonlarda düşük risk algısı bulunmasına rağmen fazla risk alındığını ve yatırımcının bu tabloyu bilmesinin imkanı olmadığını dile getirdi.
Dolandırıcılık ile yatırım riskinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan uzman isim, "Küçük yatırımcının korunması gerekir" ifadesini kullandı.
Dr. Enes Özkan ise para piyasası fonlarına yatırım yapanlarla çok yüksek getiri sağlayan serbest ve hisse senedi fonlarına yönelen yatırımcıların davranışlarının aynı olmadığını söyledi.
Bazı yatırımlarda yüzde 4 bin ve yüzde 5 binlere ulaşan getirilerin piyasadaki risk algısını değiştirebildiğine dikkat çekti.
OLAĞAN ÜSTÜ TASFİYE SÜRECİNDE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Fonlarda yürütülen tasfiye aşamalarını değerlendiren Prof. Dr. Ege Yazgan, söz konusu fonlardaki mevcut işleyişi 'olağan tasfiye' olarak nitelendirerek bu grupta bulunan yatırımcıların paralarını geri alacağını sözlerine ekledi.
Asıl belirsizliğin olağan üstü tasfiyeye alınacak fonlarda yaşandığına vurgu yapan uzman isim, olağan üstü tasfiye sürecinde ayrılan karşılıkların yetersiz kalması halinde nasıl bir yöntem uygulanacağının henüz netleşmediğini ifade etti.
Tasfiye aşamasında herhangi bir kamu kaynağı kullanılmayacaksa ortaya çıkabilecek açığın hangi yöntemle kapatılacağının büyük önem taşıdığını belirtti.
Borsada yapay işlemlerle göz göre göre şişirilen balon böyle patladı
HAKSIZ KAZANÇLARDA MÜSADERE VE GERİ ALMA FORMÜLÜ
Dr. Enes Özkan da olağan üstü tasfiye konusunda tablonun henüz netleşmediğini sözlerine ekleyerek, "Olağan üstü tasfiyede resim net değil" değerlendirmesinde bulundu.
Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından bir algoritma üzerinden net yatırım tutarının belirlenmesine yönelik açıklamalara değinerek, tasfiye esnasında oluşacak değerin hâlâ bilinmediğini ifade etti.
Dünyadaki benzer kriz örneklerinde haksız veya yüksek kazançların geri alınması ve elde edilen paranın mağdurlara dağıtılması gibi yöntemlerin uygulandığını anlatan uzman isim, Türkiye'de de müsadere ve geri alma gibi mekanizmaların nasıl işletileceğinin önemli olacağını kaydetti.

TÜKETİMDEKİ YAVAŞLAMA ENFLASYONU DÜŞÜREBİLİR
Yaşanan sarsıntının makroekonomik göstergelere ve fiyat istikrarına olası etkilerini inceleyen Prof. Dr. Ege Yazgan, tüketimde meydana gelebilecek yavaşlamanın enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir etki oluşturabileceğini dile getirdi.
Özellikle hizmet enflasyonundaki yavaşlamanın dezenflasyon sürecine katkı sağlayabileceğini belirterek, bu tablonun istenmeyen bir gelişmenin sonucunda ortaya çıkacağına dikkat çekti.
Diğer taraftan Dr. Enes Özkan ise patlak veren fon krizinin ardından tasarruf sahiplerinin ve yatırımcıların finansal kurumlara duyduğu güven konusuna vurgu yaptı.
800 milyar TL bir gecede buharlaştı: Borsa manipülasyonu nasıl yapıldı?
KATILIMCILARIN YÜZDE 53,5'İ GÜVEN KAYBI YAŞIYOR
Kendisinin de katkıda bulunduğu Metropol Araştırma şirketinin Türkiye'nin Nabzı çalışmasındaki bulguları paylaşan Dr. Enes Özkan, katılımcılara bir bankanın batması veya benzer bir kriz yaşanması halinde devletin tasarruflarını koruyabileceğine inanıp inanmadıklarının sorulduğunu anlattı.
Araştırmaya katılanların yüzde 53,5'inin devletin tasarruflarını koruyabileceğine inanmadığını belirterek, bu dikkat çekici sonucun iki farklı şekilde okunabileceğini belirtti.
Uzman isim, vatandaşların bir bölümünün mevduata sağlanan garantiler hakkında yeterli bilgiye sahip olmayabileceğini, bununla birlikte tablonun ciddi bir güven kaybına da işaret edebileceğini aktardı.
İADE EDİLEN PARALAR DÖVİZE VE KAYIT DIŞINA KAYABİLİR
Tasfiye işlemlerinin ve yapılacak ara ödemelerin ardından yatırımcıların ellerine geçen parayı nasıl değerlendireceklerinin yakından izlenmesi gerektiğini ifade eden Dr. Enes Özkan, piyasadaki güven unsurunun belirleyici olacağına değindi.
Sorumlu kişilerin hem oluşan zararları karşılayacağına hem de gerekli yaptırımlarla karşılaşacağına yönelik güven tesis edilmesi halinde yatırımcı davranışlarının büyük ölçüde değişmeyebileceğini ifade ederek, bu senaryoda tasarrufların yeniden mevduata dönebileceğini belirtti.
Güvenin sağlanamaması halinde ise farklı bir tablo doğabileceğine dikkat çeken Dr. Enes Özkan, tasarrufların kayıt dışına yönelmesi veya dolarizasyon eğiliminin artması gibi sonuçlar görülebileceğini söyledi.
Savaş bahisleriyle 2,4 milyon dolar kazanan gizemli hesaplar deşifre edildi
