Hatay’da yaşayan Leyla Ülgü, 6 Şubat depremlerinde ahırının çökmesi sonucunda 32 küçükbaş hayvanını kaybetti. Devlet desteğiyle yeniden ayaklanan Ülgü, hayvanlarının sayısını 3 yılda 2 katına çıkardı.
Hatay’da yaşayan Leyla Ülgü, 6 Şubat depremlerinde ahırının çökmesi sonucunda 32 küçükbaş hayvanını kaybetti. Devlet desteğiyle yeniden ayaklanan Ülgü, hayvanlarının sayısını 3 yılda 2 katına çıkardı.
28 yaşındaki Ülgü’ye depremlerden sonra İlçe Tarım v Orman Müdürlüğü tarafından 32 küçükbaş hayvan hibe edildi. Devlet desteği ile faaliyetlerini sürdüren Ülgü, beslenmesinden bakımına kadar her şeyiyle kendisinin ilgilendiği hayvanlarının sayısını 3 yılda 76’ya çıkardı.
Ayrıca Kırıkhan Meslek Yüksekokulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları Bölümü’nde öğrenci olan Ülgü, zamanının çoğunu iki evladının yanı sıra hayvanlarıyla geçiriyor. Sabah ezanıyla birlikte meraya giden Ülgü, hayvanları otlatıyor, kuzuları besleyip sağım işlemlerini yapıyor.
“DEPREM MADDİ VE MANEVİ OLARAK OLUMSUZ ETKİLEDİ”
Çocukluğundan beri hayvanlarla içli dışlı olan ve ilgisi olduğunu söyleyen Ülgü, AA muhabirine şunları anlattı:
"Eşimle 'Ortamımız müsait, böyle bir yükün altına girsek altından kalkabilir miyiz?' diye konuştum. Eşime de bu durum cazip geldi, böyle bir atılımda bulunduk. 4 yıl önce bu işe girdim, 1 yıl sonra da deprem oldu. Kurduğumuz sistemi tam oturtmuşken deprem bizi birazcık maddi ve manevi olarak olumsuz etkiledi. Devletimiz sağ olsun bizi bunun altından da kaldırdı, zorda bırakmadı, kayıplarımızın ardından yeni hayvanlarımızı bize sağladı."
“BENİM İÇİN EN GÜZEL MESLEK”
Ülgü, her insanın hangi mesleği yaparsa yapsın kendisini geliştirmesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Eğitim sadece kendin için değil, insan yavrularını, çocuklarını da düşünmeli. Bugün çobana, çoban gözüyle bakmamak lazım. Neticede insan okuyup meslek sahibi olduğunda her sabah kalktığında oflayarak işe gittiğini de düşünmesi lazım. Ben sabah ezanı vakti kalkıyorum, bir gün olsun 'bugün yine mi hayvanların içine gittim, yine mi bunlarla uğraşıyorum' demiyorum, işimin bana kattığı en güzel yanı da o. Okuyup çalışmaktan hiçbir zaman yakınmadım, benim için en güzel mesleğin bu olduğunu düşünüyorum. Bugün sosyal medyada herkesin hayali bir köy ortamında hayat yaşamak, iki sebze dikip, kendi emeğine sahip olmak, ben bu hayale sahibim, bunu avantaja çevirmek benim için en güzel mutluluklardan biri."