Türkiye'nin gıda arz güvenliği ve tarımsal dış ticareti açısından kritik veriler açıklandı. Rusya'nın Türkiye’ye gerçekleştirdiği buğday sevkiyatı, geçtiğimiz yılın Kasım ayında 2023 yazından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Aylık bazda %17 artış kaydeden rakamlar, yıllık projeksiyonda ise dramatik bir tablo ortaya koydu: Bir önceki yılın aynı döneminde 7,6 milyon dolar olan ithalat tutarı, geçtiğimiz Kasım ayında adeta patlama yaşadı.
İTHALATIN %70'İ TEK KAYNAKTAN
Ekonomim'in haberine göre, sonbaharın son ayı itibarıyla Türkiye’nin toplam tahıl ithalatının yaklaşık %70’i Rusya tarafından karşılandı. Bu hacmin dağılımı ise Rusya’nın Türkiye’nin "ana fırını" haline geldiğini kanıtlar nitelikte:
Buğday: Toplam sevkiyatın %90’ından fazlasını oluşturuyor.
Diğer Ürünler: Kalan dilimi arpa, mısır ve karabuğday ürünleri tamamlıyor.
GIDA İTHALATINDA 20 MİLYAR DOLARLIK EŞİK AŞILMAK ÜZERE
2025 yılının ilk on bir aylık dönemi, Türkiye’nin tarım ve gıda ithalatında devasa bir faturayı da beraberinde getirdi. Bu dönemde Türkiye, tarım ve gıda ürünleri dış alımı için yaklaşık 20,5 milyar dolarlık bir harcama gerçekleştirdi. Özellikle tahıl ve hammadde grubundaki artış, dış ticaret dengesi içindeki payını büyütmeye devam ediyor.
ARZ GÜVENLİĞİ Mİ, DIŞA BAĞIMLILIK MI?
Rusya’dan yapılan rekor seviyedeki tedarik, bir yandan Türkiye’nin iç talebini ve un sanayisinin hammadde ihtiyacını karşılarken, diğer yandan stratejik bir tartışmayı da alevlendirdi. Sektör temsilcileri ve ekonomistler; buğday gibi temel bir gıda maddesinde tek bir kaynağa %70 oranında bağımlı kalmanın, stratejik stoklama ve arz güvenliği açısından yaratabileceği risklere dikkat çekiyor.
