Türkiye genelinde gençlerin gelecek planlarını, kaygılarını ve emniyet arayışlarını inceleyen yeni bir araştırma yayımlandı.
Twentify ve Fibasigorta iş birliğiyle hazırlanan 'Gençlerin Güvence Haritası' başlıklı çalışma, yeni neslin popüler algının aksine şöhret yerine ekonomik bağımsızlık ve finansal güvence peşinde koştuğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Ülke genelini temsil eden 12 İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (NUTS-1) bölgesinden 15-29 yaş grubundaki 401 gencin katılımıyla tamamlanan bu anket çalışması, gençlerin hayata bakış açılarını, yarınlardan beklentilerini ve en çok çekindikleri risk faktörlerini tüm ayrıntılarıyla sunuyor.

30 YAŞINDAN ÖNCE İLK HEDEF FİNANSAL BAĞIMSIZLIK
Genç kuşağın hayatındaki en temel motivasyon kaynağını ekonomik yönden güçlenmek oluşturuyor.
Katılımcıların 30 yaşına basmadan önce gerçekleştirmeyi arzuladıkları hedeflerin zirvesinde yüzde 39 oranla finansal bağımsızlığı kazanmak yer alıyor.
Bu hedefi yüzde 34 ile yurt dışına seyahat gerçekleştirmek, yüzde 33 ile bir araba sahibi olmak ve yine yüzde 33 ile kendi işini kurmak takip ediyor.
Gençlerin yaşamda en çok kıymet verdikleri alanlar sorgulandığında ise ilk sırayı yüzde 45 ile maddi güvence elde tutuyor.
Maddi güvencenin ardından yüzde 38 ile özgürlük ve bağımsızlık, yüzde 36 ile fiziksel sağlık ve psikolojik iyi oluş hali, yüzde 31 ile de iyi bir kariyer planı sıralanıyor.

GENÇLERİN YÜZDE 63Ü HAYALLERİNE ULAŞACAĞINA İNANCI TAM
Toplumda yerleşik hale gelen genel kanının aksine, araştırma sonuçları genç neslin geleceğe dair umutsuz olmadığını kanıtlıyor.
Ankete katılan gençlerin yüzde 63 gibi büyük bir bölümü, hayalini kurdukları hedeflere gelecekte mutlaka ulaşacağına inandığını dile getiriyor.
Bununla birlikte, yeni kuşağın sürekli şöhret ya da ün kazanmak istediği yönündeki toplumsal önyargıların da asılsız olduğu görülüyor.
Çalışmaya göre gençlerin beş yıllık gelecek beklentilerinde para kazanmak yüzde 25, ekonomik özgürlüğe kavuşmak ise yüzde 18 oranında rasyonel ağırlığını koruyor.
Kariyer odaklı beklentiler yüzde 17 ile özellikle kadın katılımcılarda yüzde 23 seviyesine çıkarken, 15-19 yaş grubunda da öncelikli hale geliyor.
Toplumda isminden bahsedilmesi, yani şöhret sahibi olmak ise yüzde 39'luk bir kitle için hayattan beklenen en önemsiz unsur konumunda bulunuyor.

YENİ NESLİN EN BÜYÜK KORKUSU DEPREM VE DOĞAL AFETLER
Gençlerin kaygı haritası detaylıca incelendiğinde, Türkiye'nin içinde bulunduğu jeopolitik ve ekonomik gerçeklerin listeye doğrudan etki ettiği görülüyor.
Genç kuşağı en fazla tedirgin eden risklerin başında yüzde 48 ile deprem ve doğal afetler geliyor.
Güvende hissetmeme duygusunu tetikleyen unsurlarda ikinci sırayı yüzde 27 ile trafikte dynamic, üçüncü sırayı ise yüzde 26 ile iş ve gelir durumu paylaşıyor.
Yaşanılan çevreye dair en büyük korkular sorulduğunda deprem yüzde 53 ile açık ara zirvedeki yerini korurken, onu yüzde 30 ile kira artışları ve yüzde 23 ile güvenlik ve hırsızlık problemleri izliyor.
Genç nüfusa, "Eğer gerçekleşirse ne yaparım?" endişesi yaşatan korku üçlüsü ise sırasıyla yüzde 45 ile büyük afetler yaşamak, yüzde 40 ile ciddi bir sağlık problemiyle karşılaşmak ve yüzde 40 ile aile fertlerinden birinin başına kötü bir şey gelmesi şeklinde verilere yansıyor.

EĞİTİM HAYATINDA EN BÜYÜK TEHDİT MENTAL YORGUNLUK
Araştırma kapsamında ele alınan ve eğitim hayatının sürdürülebilirliğini tehlikeye atan faktörler incelendiğinde, klasik maddi imkansızlıklardan ziyade psikolojik etkenlerin ön plana çıktığı saptanıyor.
Gençlerin yüzde 41'i psikolojik ve mental yorgunluğu, diğer bir yüzde 41'i ise sağlık sorunlarını eğitimden uzaklaşma gerekçesi olarak görüyor.
Maddi imkansızlıklar yüzünden eğitimin yarıda kalması durumunda ise gençlerin en büyük korkusunu yüzde 46 ile mesleki gelecek kaybı ve yüzde 31 ile amaçsızlık hissi oluşturuyor.
İşsizlik problemi ise gençlerin yüzde 60'lık çok ciddi bir bölümü tarafından en büyük tehditlerden biri olarak kabul ediliyor.

SİGORTA STATÜ SEMBOLÜ DEĞİL DAYANIKLILIK ARACI
Çalışmanın sigorta sektörüne yönelik elde ettiği bulgular, genç kuşağın güvence sistemlerine olan bakış açısını baştan aşağı yeniden şekillendiriyor.
Gençler sigortayı bir lüks veya statü sembolü olarak görmüyor; aksine hayatın getireceği beklenmedik sarsıntılara karşı bir özgürlük ve dayanıklılık mekanizması olarak kabul ediyor.
Ancak bu konuda aksiyon almalarının önünde ciddi engeller yer alıyor.
En büyük bariyer olarak yüzde 53 ile yüksek maliyetler, yüzde 26 ile sürece nereden başlanacağını bilememe durumu ve yüzde 22 ile sektöre yönelik güven eksikliği öne crisis çıkarıyor.
Gençleri sigorta yaptırmaya yönlendirecek en güçlü motivasyon unsurları yüzde 41 ile uygun fiyat ve ödeme kolaylığı olurken, yüzde 35 ile markanın güvenilirliği ilk sıraları paylaşıyor.

GENÇLER SİGORTADA AYLIK TAKSİT VE SADE DİL İSTİYOR
Yeni nesil tüketiciler, devasa bütçeli yıllık poliçeler yerine yüzde 36 oranında aylık küçük taksitlerle ödeme ve yüzde 35 oranında bir ay ücretsiz deneme gibi erişilebilir, esnek modellere ilgi gösteriyor.
Sigorta şirketlerinin iletişim dilinde ise gösteriş veya mizahi ögeler yerine yüzde 40 oranında sade ve anlaşılır bir dil kullanılması talep ediliyor.
Katılımcıların yüzde 75'i özel sağlık sigortasının beklenmedik sağlık problemlerine karşı çok önemli bir maddi güvence sağladığı fikrini savunuyor.
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) hakkında temel düzeyde bilgi sahibi olanların oranı yüzde 44 olarak ölçülürken, yüzde 62'lik bir kesim Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) uygulamasının herkes için gerekli olduğunu düşünüyor.
Öte yandan, emeklilik yaşını çok uzak bulan ve bu nedenle sistemle ilgilenmeyenlerin oranı yüzde 34 seviyesinde seyrediyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 32'si bir evcil hayvana sahip olduğunu belirtirken, acil bir sağlık durumu ortaya çıktığında yüzde 49'u veteriner masraflarını hiç düşünmeden doğrudan harekete geçiyor.
Buna karşın evcil hayvan sigortasına sahip olanların oranı sadece yüzde 2 düzeyinde kalıyor.

PİŞMANLIK SİGORTASI OLSAYDI İLK TERCİH YURT DIŞI
Araştırmada gençlere yöneltilen, "Hayatınızdaki en büyük pişmanlığı telafi edecek bir sigorta olsaydı ne yapardınız?" sorusuna verilen yanıtlar, zaman ve emek kayıplarını geri alma ya da eğitimdeki hatalı seçimleri düzeltme arzusunu gözler önüne seriyor.
Geçmişteki en büyük 'keşke' anları için bir güvence imkanı tanınsaydı, gençlerin yüzde 32'si başka bir ülke ya da şehirde yaşama fırsatını kesinlikle değerlendireceğini ifade ediyor.
Katılımcıların yüzde 28'i harcanan zaman ve emek kaybını telafi etmek isteyeceğini belirtirken, yüzde 26'sı eğitim hayatındaki hatalı tercihlerini geri alacağını dile getiriyor.
"Cesaret edemediğim hayallerimi gerçeğe dönüştürürdüm" diyenlerin oranı yüzde 25, "Sağlığımı korur ve zararlı alışkanlıklardan uzak dururdum" diyenlerin oranı ise yüzde 22 olarak kayıtlara geçiyor.
Benzer şekilde, "Sosyal hayat sigortası olsaydı hangi teminatları talep ederdiniz?" sorusuna gençlerin yüzde 22'si gereksiz sosyalleşme baskısından korunma, yüzde 22'si ne giydiğine karışılmaması ve yüzde 21'i gönderilen mesajların sistemden tamamen silinme garantisi yanıtını veriyor.

