Görüşler

Savaşın Safları: İran-İspanya veya Trump-Netanyahu

Savaşın Safları:  İran-İspanya veya  Trump-Netanyahu

İlahiyatçı Prof. Dr. İlhami Güler, İran savaşını ‘vicdan tarafları’ üzerinden yazdı. İspanya’nın duruşunu insanlığa örnek gösteren Güler, İslam dünyasının ‘hali’ni eleştirdi. Osmanlı (İslam) bakiyesi olan Türkiye’nin, öteden beri sürdürdüğü barış faaliyetlerine devam etmesi gerektiğini belirtti.

Tanrı”yı ve “Şeytanı (Tağut)” Hz. Nuh ve Hz. Muhammed çizgisinde vahiy ve peygamberler geleneğinin tanıttığı “Esmau’l-Hüsna” ve “İstiğna-İstikbar” olarak tanıyorsak; bu savaşın safları da gayet açıktır. Platon (Eidios/İdea) ve Aristo (İlk Neden) dan beri –Tanrı dahil- varlığı “Metafizik” veya “Onto-Teoloji” olarak; Descartes ve Nietzsche’de itibaren de “Özne” ve “Güç İstenci” olarak tasarlayan “Batı”, Felsefe-Bilim ve Teknoloji ile nesnelerin/kendiliklerin/şeylerin –insan dahil- hiçlikten çıkagelmelerini, var-oluşu/kâinatı Tanrı’nın “yaratması” veya lütfu, ihsanı, ikramı, rahmeti, emri/işi, ayet, nimet, rızık.. olarak değil; mutlak mülkiyet olarak, “Huzura getirme (Huzur Metafiziği)” olarak (J.Derrida), “Ğayb’dan (Öteki) dehşete düşme” (E.Levinas) olarak, var-olanları “Ge-stell=Çerçevelenmiş” (M.Heidegger) ve el-altına alınmış kaynak, rezerv, stok, teçhizat, tertibat… olarak görmüştür. Ekonomi (Kapitalizm), para ve silah teknolojisi başta olmak üzere “Yapay Zekâ” ve “Trans-Hümanizm”, bu Metafiziğin “Ruhsuz” ve “Tanrısız” meyveleridir. Heidegger’in dediği gibi Yeniçağ Felsefesi (Aydınlanma-Endüstri/Teknoloji) ile öne çıkan “Avrupa, küresel olanın ön biçimidir. Avrupa’ nın yeni düzeni, “Küresel”liğe dair olan, sondur ve tamamlanmadır… Yahudiliğin zaman zaman kudretinin artmasının nedeni, öncelikli olarak Yeniçağdaki gelişimiyle Batı metafiziğinin aslında boş bir akılcılık ve “hesaplama” yeteneğinin(hem ticaret hem bilim-İG) gelişmesini sağlayan bir eklem yeri sunmasında yatar.”(Heidegger ile Bir-Arada.Edit: K.Çüçen, Ç. Yıldızdöken.İst.2025. s 72-73). Nükleer silah teknolojisi kullanan ABD ve Nükleer deposu haline gelen İsrail, “Avrupa”nın küresel uzantıları ve Dünya’nın hegemonlarıdır. Giderek Dünya’nın/Doğu’nun kadim kültürlerini de(Rusya-Çin-Hindistan…) kendilerine benzettiler.

Savaşın Politik Ekonomi veçhesine gelince: 1- ABD, İsrail ve Batı, İslam dünyasının Nükleer silaha sahip olmasını istememektedir. 2- ABD, İran’a saldırarak Çin’i bloke etmek istemektedir. Yani Zengezur koridoruna karşı Çin’in oluşturmak istediği alternatif lojistik-ticaret güzergâhı bloke etmek istemektedir.

2- SAFLAR

Araplar (Suudi Arabistan ve Körfez Krallıkları), Petrolü ve Doları keşfettikten sonra Allah’ı ve Ahireti (İslam’ı) satarak Amerika ile ortak oldular. Filistinlilerin yüz yıla yaklaşan kan kusmalarının ve katliama tabi tutulmalarının gerçek nedeni budur. Gazze katliamı ve İran’a yapılan son saldırılar, bu rezil işbirliğini göz önüne sermiştir. Nükleer silah kullanma suçu işlemiş olan ABD ve aynı tıynette olan İsrail, İran’ın aynı silaha sahip olmasından korkmaktadırlar. “Ele verir talkını; kendi yutar salkımı.”

Bugünkü İran, kadim “İmparatorluk” medeniyetinin, karakter haline gelmiş “Acem Oyunu”nun ve haklı olduğu halde öldürülmüş Hz. Ali ve oğlu Hüseyin(Kerbelâ)’in davasını “Din-Teoloji-Mitoloji” haline dönüştürmüş bir halktır. Ölüm (Şehadet), onlara vız-gelir, tırıst-gider (“Her yer Kerbelâ; her gün Aşure”). Mezheplerini “din” olarak görüp, Sünnileri tarih boyu “öteki” olarak algılayıp yayılma emelleri güden “Şii”ler, şimdi gerçek düşmanları ile sınamaktadırlar. Allah, yardımcıları olsun. Çünkü, şu anda onlara yardım edebilecek güçte ve cesarette Müslüman kimse yok. Riyad’da toplanan Sünnilerin, ABD ve İsrail’i kınayan bir cümle sarf edemeyip; sadece İran’ı eleştirmeleri, ibretamizdir.

Ölümü, “Bin yıldan daha fazla yaşamak isteyen”(2/96) Yahudiler düşünsün. Bombardımanlardan sonra İran halkı sokaklara dökülürken; İsrailliler, sığınaklara doluşuyorlar. Tanrı’nın yarattığı “Gök-Kubbe” nin altına ördükleri “Demir-Kubbe”, ölümden tırstıklarının kanıtıdır: “Sizlerle tek bir vücut halinde savaşamazlar; ancak mustahkem kentlerde ya da surlar arkasında savaşırlar; kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir; sen onları birlik sanırsın; oysa, kalpleri, birbirlerine karşı soğuktur. Çünkü onlar, akıllarını kullanmayan bir toplumdur.”(59/14). “Allahtan başkasını dost edinenlerin durumu, gökten aşağı düşen, kuşların didikleyip kapıştığı, rüzgârın ıssız bir yere savurduğu kimseye benzer.”(22/31).

İspanya, ABD ve İsrail’e meydan okuyarak ve Hz. İsa’nın –çarpıtılmış da olsa(Katoliklik)- vicdan, merhamet, barış davasına sadık kalarak “Avrupa” nın Promethausçu, “Sarışın Canavar”(Nietzsche) “Geist(Ruh/Hortlak)”ine isyan etmiştir. Avrupa ise, her zamanki gibi ikiyüzlüce sendelemektedir.

Ortadoksluk ruhuna(Dostoyewski-Tolstoy-Puşkin…) ihanet edip Önce komünist/materyalist, sonra kapitalist olan Rusya; aynı şekilde, önce Budist ruhuna ihanet edip komünist/materyalist; sonra kapitalist olan Çin de, “İş”lerine geldiği için İran’ı desteklemektedirler. Olsun. “Dinsizin hakkından imansız gelir.”

3- SONUÇ

Osmanlı(İslam) bakiyesi olan “Türkiye”, öteden beri sürdürdüğü arabuluculuk/barış faaliyetlerine devam etmelidir. Savaşa sürüklenme tuzaklarına kapılmamalıdır. Bu savaşta saflar bellidir. Bu savaşın dini veçhesi, ta başından beri Tanrı(Yahwe) ya karşı savaş açmış; ona asla teslim olmamış; yeryüzünün ilk “Dünyevi” ve “Irkçı” halkı ve onun ile işbirliğine girerek Tanrı’yı kıyamete zorlamaya çalışan “Avrupa” nın taşrası olan ABD’li Evangeliklerin(cehalet ile birleşmiş samimiyet), yeryüzüne Tanrılık taslamaya çalışan Tağutların(Şeytanların), müslüman Filistinliler ve Şiilere karşı savaşıdır. ABD’nin, bütün dünyada “Savunma” olan Bakanlığın adını, “Savaş Bakanlığı” olarak değiştirmesi, Şeytanlığın/Tağutluğun tezahürü ve tecellisidir.

Vicdanlı Avrupalıları ve Amerikalıları tenzih ederim. İslam “Dünyası”(!?)nın durumu ise, ortada. Yeryüzünde hak/hukuk/hakkaniyet(adalet), ancak Hakkın/Rahmanın(Allah) “Emr”i olarak O’na inananların marifeti olarak tecelli/tezahür edebilir. Tağutun/Şeytanın peşinde gidenler, ancak zulüm, fitne-fesat, sömürü, savaş, silah ve yıkım yaratırlar: “Öyle kimseler vardır ki, bu dünya hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Tanrı’yı da kendilerine şahit tutmak isterler; oysa, onlar, düşmanların en amansızlarıdır. Hakimiyeti ele geçirince, yeryüzünde fesat çıkarmaya, eko-sistemi(hars) ve insanları helâk ederler. Allah, fesat çıkaranları sevmez.” (2/204-205): Gazze Katliamı, Epstein Adasında öldürülen kız çocukları ve Tahran’da bombalarla öldürülen kız çocukları hatırlansın: “Sakallahu’l-Azim”

*Prof. Dr. İlhami Güler, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Bunlar da İlginizi Çekebilir