Doğu Anadolu’nun köklü mutfak kültürüne sahip şehri Elazığ, Ramazan ayını kendine has bir gelenekle karşılıyor. Yılın 11 ayı boyunca üretilmeyen ve vatandaşların büyük bir özlemle yolunu gözlediği nohut ekmeği, fırıncıların yoğun mesaisiyle sofralara ulaşıyor. Hem zahmetli hazırlık süreci hem de eşsiz aromasıyla bilinen bu yöresel lezzet, iftar sofralarının vazgeçilmez sembolü haline gelmiş durumda.
ELAZIĞ'IN SADECE RAMAZAN'A HAS MİSTİK LEZZETİ
Kent merkezindeki fırınlarda Ramazan ayının ilk günüyle birlikte mesai, nohut ekmeği için erkenden başlıyor. Uzun yıllardır bozulmadan günümüze taşınan bu gelenek, Elazığlılar için sadece bir ekmek değil, aynı zamanda nostaljik bir Ramazan anısı anlamını taşıyor. Mehmet Bingöl gibi zanaatkarların ellerinde şekillenen bu özel ürün, şehrin her noktasında yoğun bir talep görüyor.

TEK BİR EKMEK İÇİN 3 SAATLİK BÜYÜK EMEK
Nohut ekmeğinin yapım süreci, standart fırın ürünlerine göre çok daha fazla sabır ve ustalık gerektiriyor. Üretici Mehmet Bingöl, tek bir parti ürünün hazır hale gelmesinin yaklaşık 2 ile 3 saat arasında değişen titiz bir çalışmaya dayandığını vurguluyor. Hamurun kıvamından nohut mayasının hazırlanmasına kadar her aşamada büyük bir hassasiyet gösteriliyor. Bingöl, "Yapımı oldukça meşakkatli olsa da Elazığlı hemşehrilerimizin bu lezzete olan sevgisi tüm yorgunluğumuzu alıyor" diyerek sürecin zorluğunu ifade ediyor.

11 AY BEKLEYEN VATANDAŞLAR TEZGAHLARA AKIN EDİYOR
Bu ekmeği diğerlerinden ayıran en büyük özellik, yılın geri kalan 11 ayında hiçbir şekilde üretilmemesi. Bu durum, nohut ekmeğini Elazığ'da Ramazan’ın müjdecisi konumuna getiriyor. Şehir dışındaki Elazığlıların dahi özlemle andığı bu lezzet, iftara saatler kala fırın önlerinde uzun kuyruklar oluşmasına neden oluyor. Mehmet Bingöl, tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutlayarak, bu özel lezzeti tatmak isteyen tüm vatandaşları bayrama kadar açık olacak tezgahlarına davet ediyor.
