Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. Kurultay’ın iptalinin ardından başlayan ihtiyati tedbir ve kurultay tartışmalarına ilişkin anayasa ve kamu hukuku alanında çalışan akademisyenlerden ortak açıklama geldi.
Hukukçular, “Tedbir Kararı Kurultayı Engellemez” başlığıyla yayımladıkları açıklamada, meselenin yalnızca CHP’nin iç meselesi olarak görülemeyeceğini, ortaya çıkabilecek sonuçlar dikkate alındığında Türkiye için bir demokrasi meselesi olduğunu belirtti.
Açıklamada, Anayasa’nın 68. maddesinde siyasi partilerin “demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları” olarak tanımlandığı hatırlatıldı. Anayasa’nın 69. maddesine de atıf yapılan metinde, siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmalarının demokrasi ilkelerine uygun olması gerektiği vurgulandı.
Mahkemeden CHP kurultayı ve kongre davalarına ret kararı
“BÜYÜK KONGRE İKİ YILDAN AZ, ÜÇ YILDAN FAZLA SÜREYLE ERTELENEMEZ”
Hukukçular, Siyasi Partiler Kanunu’nun büyük kongreye ilişkin hükümlerine dikkat çekerek, kanunun açık şekilde büyük kongrenin parti tüzüğünün göstereceği süreler içinde toplanmasını zorunlu tuttuğunu belirtti.
Açıklamada, Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesinde yer alan “Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisinde toplanır. Bu süre iki yıldan az, üç yıldan fazla olamaz” hükmüne yer verildi.
Hukukçular ayrıca Siyasi Partiler Kanunu’nun 36. maddesinin de yaptırım düzenlediğini belirterek, seçime katılma yeterliliği elde eden partilerin ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki kez yapmaması halinde seçime katılma yeterliliğini kaybedeceğine işaret etti.
Bu nedenle, olağan kurultay sürecinin kanuni bir zorunluluk olduğu vurgulanan açıklamada, ihtiyati tedbir kararının bu zorunluluğu ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.
“HİÇBİR MAHKEME KARARI KANUNUN EMREDİCİ HÜKÜMLERİNİ ASKIYA ALAMAZ”
Ortak açıklamada, mahkeme kararlarının kanunun emredici hükümlerini kaldırmasının ya da askıya almasının mümkün olmadığı belirtildi.
Hukukçular, 38. Kurultay öncesi duruma dönülmesiyle birlikte partiyi olağanüstü kurultaya götürme yetkisinin tedbiren eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile dönemin Parti Meclisi’ne ve Merkez Yönetim Kurulu’na devredildiğini belirtti.
Açıklamada, bu durumda iradesi sakatlanmamış kabul edilen kurultay delegeleriyle partiyi olağanüstü kurultaya götürmenin hukuken zorunlu olduğu ifade edildi.
Metinde şu değerlendirme yer aldı:
“Sonuç olarak, iradesi sakatlanmamış kabul edilen kurultay delegeleriyle partiyi yeniden olağanüstü kurultaya götürmek hukuken zorunlu olmakla kalmayıp, mevcut hukuki kaosu sona erdirecek tek meşru çıkış yoludur.”
OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI HÜKMÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Hukukçular, Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesindeki olağanüstü toplantılara ilişkin hükmü de hatırlattı. Açıklamada, olağanüstü toplantıların genel başkanın veya merkez karar ve yönetim kurulunun gerekli görmesi ya da büyük kongre üyelerinin en az beşte birinin yazılı istemi üzerine yapılacağı belirtildi.
Metinde, “Verilen tedbir kararı buradaki emredici hükümleri de ortadan kaldıramaz” denildi.
Bu değerlendirmeyle, hukukçular hem olağan kurultay sürecinin hem de olağanüstü toplantı imkanının ihtiyati tedbir gerekçesiyle tümüyle işlevsiz hale getirilemeyeceğini savundu.
“TÜRKİYE İÇİN DEMOKRASİ MESELESİDİR”
Açıklamada, CHP’deki kurultay tartışmasının doğurabileceği sonuçlar nedeniyle Türkiye’nin demokratik siyasal düzeni açısından önem taşıdığı belirtildi.
Hukukçular, açıklamanın sonunda, “Türkiye’nin tarihine kara bir leke olarak geçecek yeni bir demokrasi ayıbına daha yol açılmaması için sorumluluğu bulunan herkesi üzerine düşeni yapmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Özel’den grup kürsüsünde kurultay çağrısı: 26 Temmuz’u geçirmeden yapılmalıdır
ÇOK SAYIDA AKADEMİSYEN İMZA ATTI
Çağrı metninin imzacıları arasında kamu hukuku ve anayasa hukuku alanında çalışan çok sayıda akademisyen yer aldı.
Metinde imzası bulunan isimler arasında Prof. Dr. Didem Yılmaz, Prof. Dr. Fahri Bakırcı, Prof. Dr. Fazıl Sağlam, Prof. Dr. Güçlü Akyürek, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu, Prof. Dr. Metin Günday, Prof. Dr. Murat Sevinç, Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu, Prof. Dr. Sevtap Yokuş Veznedaroğlu, Prof. Dr. Sibel İnceoğlu, Prof. Dr. Sultan Uzeltürk, Prof. Dr. Süheyl Batum, Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz ve Prof. Dr. Tolga Şirin de bulunuyor.
Açıklamada ayrıca Doç. Dr. İsmail Yüksel, Doç. Dr. Bülent Yücel, Doç. Dr. Erkan Duymaz, Doç. Dr. Ozan Ergül, Doç. Dr. Serkan Köybaşı, Dr. Ender Türk, Dr. Veysel Dinler, Dr. Nezahat Demiray, Dr. Oğuzhan Bekir Keskin, Dr. Gökhan Şen, Dr. Nurhan Demirhan, Dr. Özge Çelebi, Dr. Mehmet Karlı, Dr. Özgür Mumcu, Dr. Oya Aydın ve Dr. Buket Soygüt’ün isimleri de yer aldı.

