11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada küresel sistemde yaşanan değişim, uluslararası hukuk, demokrasi, insan hakları, Avrupa’nın rolü ve yeni teknolojilerin yarattığı risklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Marmara Grubu Vakfı’nın düzenlediği zirvede konuşan Gül, dünyanın büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, asıl sorunun bu değişimin hangi yöne ilerlediği olduğunu söyledi.
“DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI ARTIK HATIRLATILMIYOR”
Gül, son yıllarda yaşanan gelişmelerin uluslararası düzen açısından kaygı verici olduğunu belirtti. Kural temelli uluslararası düzenin, demokratik değerlerin ve insan haklarının geri plana itildiğini ifade eden Gül, dünyaya yön veren liderlerin konuşmalarında artık demokrasi, insan hakları ve uluslararası hukukun neredeyse hiç yer almadığını söyledi.
Gül, “Kural temelli uluslararası düzenin, demokratik değerlerin ve insan haklarının tamamen ihmal edildiği, göz ardı edildiği bir manzarayla karşı karşıyayız” dedi.
FİLİSTİN, LÜBNAN VE İRAN VURGUSU
Konuşmasında Filistin, Lübnan ve İran’a yönelik saldırılara da değinen Gül, bu gelişmelerin uluslararası düzenin geldiği noktayı gösterdiğini söyledi.
Gül, “Son dönemde Filistin’e, Lübnan’a ve İran’a karşı gerçekleştirilen haksız ve acımasız saldırılar, uluslararası düzenin geldiği acınacak halin en somut ifadeleridir” ifadelerini kullandı.
ABD’YE İSRAİL ELEŞTİRİSİ
Gül, ABD’de yaşanan gelişmeleri de “hüzün verici ve şok edici” olarak nitelendirdi. ABD’nin bir dönem demokratik dünyanın koruyucusu olarak görüldüğünü hatırlatan Gül, bugün Amerikan yetkililerinin İsrail’in saldırılarını yalnızca kabul etmekle kalmadığını, yaptıkları işbirliğiyle bu politikaların meşruiyetini savunur hale geldiklerini söyledi.
Gül, büyük güçlerin kuralları çiğnemesinin dünyayı hak temelli değil, güç temelli bir düzene sürüklediğini belirtti.

“KURALSIZLIK İLERİDE DÖNÜP KENDİLERİNİ VURUR”
Büyük güçlerin kuralsızlığı kendi çıkarlarına hizmet eder gibi görebileceğini ancak bunun uzun vadede en çok kendilerine zarar vereceğini söyleyen Gül, özellikle ABD’nin Körfez’deki konumuna dikkat çekti.
Gül, ABD’nin eskiden Körfez ülkelerinin güvenlik garantörü olarak görüldüğünü, ancak bugün bölgedeki ülkelere yönelik saldırıların sebebi haline geldiğini savundu.
Gül, “Büyük güçler kuralları bugün tamamen aşındırırsa, o kuralsızlık ileride dönüp kendilerini vurur” dedi.
Bu tablonun, ABD’den uzaklaşma sürecini hızlandıracağını ifade eden Gül, bölge ülkelerinin artık güvenlik politikalarında alternatif ortaklara yönelmek zorunda kalacağını söyledi.
AVRUPA’YA ÇAĞRI: “SESSİZLİK PRESTİJ KAYBETTİRİYOR”
Abdullah Gül, Avrupa’nın son gelişmeler karşısında yeterince güçlü ses çıkaramamasını da eleştirdi. Avrupa’nın demokrasi, insan hakları, kurallar ve iyi yönetim açısından tarihsel bir merkez olduğunu belirten Gül, kıtanın kendi ağırlığını yeniden hatırlaması gerektiğini söyledi.
Gül, “Avrupa’nın sessiz kalması ve sesini yeterince çıkartamaması, kıtaya prestij kaybettiriyor” dedi.
Avrupa’nın ABD yönetiminden çekinmemesi gerektiğini belirten Gül, yaşanan gelişmelerin Avrupa için aynı zamanda bir fırsat olabileceğini ifade etti.
“AVRUPA GÜVENLİĞİ TÜRKİYE OLMADAN EKSİK KALIR”
Gül, güvenlik söz konusu olduğunda Avrupa’yı yalnızca Avrupa Birliği’nden ibaret görmenin tarihi bir hata olacağını söyledi.
Avrupa güvenliği için daha geniş bir çerçevenin gerekli olduğunu belirten Gül, Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye kadar uzanan kapsayıcı bir işbirliğinin Avrupa’yı daha güçlü hale getireceğini vurguladı.
Gül, “Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye kadar uzanan kapsayıcı bir işbirliği olmazsa, Avrupa güvenliği eksik kalır” dedi.

“ÜLKELER ÖNCE KENDİ EVİNİN İÇİNİ DÜZENE SOKMALI”
Konuşmasında yalnızca uluslararası düzene değil, ülkelerin iç işleyişine de değinen Gül, ekonomik kalkınma ve refahın hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve hesap verebilirlikle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
Gül, “Bir ülkenin kendi evi ne kadar düzgün olursa, hukukun üstünlüğü ne kadar sağlanırsa ve kaynaklar ne kadar şeffaf dağıtılırsa, ekonomik kalkınma ve refah o kadar hızlanır” ifadelerini kullandı.
YAPAY ZEKÂ VE SAVAŞ UYARISI
Abdullah Gül, yeni teknolojilerin devletler için hem fırsat hem de risk ürettiğini belirtti. Yapay zekânın savaşlarda kullanılmasının ahlaki sınırları zorladığını söyleyen Gül, özellikle İran ve Gazze örneklerinin bu tehlikeyi gösterdiğini ifade etti.
Gül, teknolojinin askeri alandaki kullanımının yanı sıra Bitcoin gibi izlenmesi ve kontrolü zor finansal varlıkların da uluslararası işbirliğiyle kurallara bağlanması gerektiğini söyledi.
“DAR AVRUPA FİKRİ KÖHNELEŞMİŞTİR”
Gül, konuşmasında “Geniş Avrupa” vizyonuna da vurgu yaptı. Avrupa’nın yalnızca Avrupa Birliği sınırları içinde düşünülmemesi gerektiğini belirten Gül, Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi kurumların daha geniş bir Avrupa fikrini zaten ortaya koyduğunu söyledi.
Gül, “Dar bir Avrupa peşinde koşmak köhneleşmiş bir fikirdir. Dar bir Avrupa yerine daha geniş bir Avrupa’yı kucaklamak gerekir” dedi.
“YENİ NORMAL ADI ALTINDA DAHA DÜŞÜK STANDARTLI DEMOKRASİ KABULLENİLEMEZ”
Konuşmasının sonunda değişen dünyada korunması gereken temel değerin insan merkezli yaklaşım olduğunu söyleyen Gül, daha düşük standartlı bir demokrasi, zayıflamış hukuk ve insan hakları ihlallerinin “yeni normal” olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirtti.
Gül, böyle bir yaklaşımın gelecekte daha büyük kötülükleri ve acıları davet edeceğini ifade etti.
Abdullah Gül, konuşmasını daha adil, şeffaf, hesap verebilir ve insanı merkeze alan bir dünya düzeninin savunulması gerektiğini vurgulayarak tamamladı.
