Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) tüketici fiyat endeksini yıllık bazda yüzde 29,73 olarak ilan etmesinin ardından siyaset cephesinden gelen tepkiler çeşitlenerek sürüyor. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamayla açıklanan resmi verileri ve iktidarın ekonomi karnesini hedef aldı. Hayat pahalılığının sahadaki gerçekliği ile açıklanan resmi istatistikler arasındaki makasın giderek açıldığını dile getiren Arıkan, son dönemde ülke gündemini sarsan fon tartışmaları ve borsa iddialarını TÜİK verileriyle birlikte masaya yatırdı.
Açıklanan resmi oranların dar gelirli yurttaşın yaşadığı geçim krizini örtbas etmeye yetmeyeceğini belirten Saadet Partisi lideri, çarpıcı bir kelime oyunuyla TÜİK’in açıkladığı tablonun gerçeği gizlemeye dönük bir makyaj olduğunu öne sürdü. Türkiye’de bir yanda "fon" adı altında dönen şaibeli milyarların konuşulduğunu, diğer yanda ise TÜİK’in "fon'dötenli" rakamlarıyla mutfağı yakılan milyonlarca vatandaşın bulunduğunu ifade eden Arıkan, iktidarın ekonomik adaletsizliği kurumsallaştırdığını savundu.
Ekonomistler TÜİK verilerini yorumladı: 5 Ekim bayram ilan edilmeli
"800 MİLYAR LİRALIK VURGUN ENFLASYON SEPETİNDE VAR MI?"
Ekonomi yönetiminin faturayı sürekli olarak sabit gelirli kitlelere yüklediğini ve piyasayı denetlemek yerine algı yönetimiyle krizi geçiştirmeye çalıştığını kaydeden Mahmut Arıkan, ekonomi kurmaylarına kamuoyu adına peş peşe sorular yöneltti. Açıklanan enflasyonun kimin hayatını yansıttığını sorgulayan Arıkan, TÜİK’in hesaplama yöntemlerinin halkın gerçek yaşam maliyetiyle hiçbir ilgisinin kalmadığını vurgulayarak, finans piyasalarında buharlaştığı iddia edilen 800 milyar liralık tablonun TÜİK’in enflasyon sepetine girip girmediğini sordu.
Sermaye odakları ile emeğiyle geçinen halk kesimleri arasındaki refah uçurumunun her geçen gün biraz daha derinleştiğine dikkat çeken Saadet Partisi Genel Başkanı, sistemin dar gelirlinin aleyhine işlediğini kaydetti. Fon çevrelerinin sepetinin tıka basa dolduğu bir tabloda sokaktaki vatandaşın pazar filesinin boş kaldığını belirten Arıkan, yaşanan gelir adaletsizliğinin artık tahammül edilemez boyutlara ulaştığının altını çizdi.
"BORSADA MİLYARLARI BUHAR EDENLER SEBEP, ENFLASYON SONUÇTUR"
İktidarın enflasyonun kabahatini market işletmecilerine, pazarcılara veya esnafa yıkarak kendi sorumluluğunu gizlemeye çalıştığını belirten Arıkan, sorunun kaynağının sokaktaki satıcılar değil, bizzat iktidarın yanlış ekonomi tercihleri olduğunu ifade etti. Enflasyonla mücadelenin pazar tezgahlarında zabıta denetimi yaparak yürütülemeyeceğini hatırlatan Arıkan, açıklamasını net bir teşhisle tamamladı.
Enflasyonun gerçek sebebinin ne çarşı ne market ne de pazar olduğunu yineleyen Saadet lideri, asıl sorumlunun iktidar politikaları olduğunu vurgulayarak, borsada 800 milyar lirayı buhar eden anlayışın sebep, halkın katlanmak zorunda kaldığı ağır enflasyonun ise yalnızca bu düzenin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu dile getirdi.
